Sosyal sorumluluk

Düşler Akademisi Gezisi

16 Haziran 2016

244 görüntülenme

Vodafone Discover Young Talent Programı 2015 girişliyim. Discover Programına kabul aldığımızda ilk 1 ay oryantasyon dönemi oluyor. Bu süreçte şirketin çalışma düzeni ve  hizmet faaliyetlerinden workshoplara, sosyal gezilerden Vodafone Mağazaları’nda çalışma deneyimine kadar çok renkli bir süreç geçirdik. Oryantasyon döneminde bir günümüzü Ataşehir’de bulunan Düşler Akademisi’ne ayırdık. 

Düşler Akademisi Nedir ? 

Düşler Akademisi, engelli kardeşlerimiz için ücretsiz olarak kültür ve sanat eğitimlerinin verildiği bir sosyal sorumluluk projesidir.  Bu akademi içinde farklı atölyeler bulunmaktadır : Vokal – Ritim – Dans – Film – Fotoğraf – DJ – Enstrüman – Resim – Tasarım . Engelli ve sosyal dezavantajlı kardeşlerimizin atölye çalışmalarının devamında kalıcı mesleklerini edinmeleri amaçlanmaktadır.

Daha detaylı bilgi edinmeniz için :

http://www.duslerakademisi.org/

Akademi’ye girdiğimizde toplantı odasında akademinin genel çalışma düzeninden, verilen derslerden ve eğitim süreçlerinden bahsedildi. Daha sonra tek tek atölyeleri gezmeye başladık.   Bütün atölyeler için son derece titiz bir çalışma yapılmış ve dizayn konusunda ergonomiye dikkat edilmiş. Bize atölyeleri anlatan engelli kardeşlerimizle beraber gezdikten sonra resim atölyesine geçtik. Hep birlikte resim yaptık. Daha doğrusu ben yapamadım, Hande bana nasıl güzel resim yapabileceğimi anlattı :) Ben de hatıra kalması için bir resim çekilebilir miyiz Handeciğim dedim, sağolsun kırmadı beni:) 

 

Sonraki atölyemiz tasarım atölyesiydi.  Hep birlikte kozalak boyadık, simlerle boncuklarla süsledik. O ara atölyede eğitim alan bir arkadaşımız üstüme sıçrattığım boyaları görüp “Bak Bilge kozalağı böyle boyarsan bütün boya üstüne sıçrar “diyerek fırçayı nasıl tutmam gerektiğini gösterdi :)  Kozalak boyama işini tamamladık ve kuruması için tezgaha bırakıp alt kattaki girişe geçtik.

EMPATİ  OYUNU 

 Girişin önündeki alanda gönüllü arkadaşlarımız gözlerimizi bağlayıp bir masa çevresinde topladılar bizi.  Masanın üstünde, her birimizin önünde duracak şekilde kutular ve kutuların içine karışık dağıtılmış 5 çeşit sebze vardı. Gönüllü arkadaş her sebzeyi dokunarak anlamamızı ve her bir çeşidi bir kutuda toplamamızı istedi.  Sebzeyi tanımak, kim hangi sebzeyi önündeki kutuya koyacak diye anlaşmak, elden ele sebzeleri iletmek.. Yorum yapmıyorum; sadece kaldırımda, sarı şeritlerin üzerine arabalarını park edenlere biraz empati yahu !!! demek istiyorum.

 Daha sonra gözlerimizdeki bantları çıkarmadan ikinci oyuna geçtik. İkinci oyunda gönüllü arkadaş bir yere halat bıraktı; onu bulmamızı ve onunla kare oluşturmamızı istedi. Ayaklarımızı yerde sürüyerek temkinli bir aramayla ipi bulduk ama 4 kişinin koordinasyon zorluğu dolayısıyla kare yapamadık, bizimki yamuk oldu=) 

Oyun bittikten sonra mutfak atölyesine girdik, kendisi de akademinin öğrencisi olan şef yardımcımızın talimatlarıyla kakaolu kurabiyelerimizi yaptık.  Tepsileri fırına verdikten sonra tekrar toplantı odasına döndük.

 

Müdiremiz işaret dilinden bahsetti.Anlatırken bir yandan elleriyle bize işaret dilinden örnekler gösterdi. Geçen yıl işaret dilini merak edip internetten birkaç video izlemiştim.  Bu sırada işaret dili ile ilgili yazılar okurken bir söze denk gelmiştim : Bir işitme engelliye herşeyi anlatabilirsiniz, şarkıların bıraktığı hisler dışında..  Bunun üzerine, internette işaret dili ile söylenmiş şarkıları araştırırken Mesut Yazıcı’ya denk geldim . Kendisi işaret diliyle şarkılar söylüyor ve şarkıları engelli kardeşlerimize anlatıyor. Bu sırada  Yeni Türkü’nün Bana Bir Masal Anlat Baba şarkısının işaret dili ile okunan versiyonunu izledim. Birkaç kelime öğrenmeye çalışmıştım.  Müdiremiz işaret dilinden bahsederken işaret diliyle şarkı söylemeye çalıştığımdan bahsettim, sahnede göstermemi istedi. :) Gönüllü arkadaşla birlikte şarkıyı işaret diliyle söylemeye çalıştım. 

İşaret dili ile ilgili aktarım bittikten sonra fırından yeni çıkmış kurabiyelerimizi yemeye koyulduk :) 

 

Derken dönüş vaktimiz geldi, kardeşlerimizle vedalaşıp ayrıldık ..

Harika bir proje, incelikle düşünülmüş, profesyonellerle çalışılmış, ne yaptığının, ne yapmak istediğinin farkında bir ekip..

Umarım Türkiye’de bu konuda  algılar değişir ve bu konuya önem veren projelerin sayısı artar..

Umarım zamanla daha bilinçli oluruz; kaldırıma park etmeyen, metroda asansörü kullanması için tekerlekli sandalye yardımıyla yaşayan insanlara yol veren,  otoparklarda yer bulamayınca engelli park alanına park etmeyen, trafik ışıklarında engellilerimize yardımcı olan, engellilerin hayatlarını kolaylaştıran bireylerin sayısı artar ..

Birer engelli adayı olduğumuzu unutmadan yaşamamız dileğiyle..

 

 

 

Yorum Yaz

Aşağıdaki formu doldurarak yorum bırakabilirsin. Kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaz.

Yorumun gönderiliyor. Sayfayı kapatmamalısın.
Captcha

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunmamaktadır