Karavan ile Amerika Seyahati

10 Nisan 2017

223 görüntülenme

Babam karavanları çok sever ve ben küçükken hep karavanla tatil hayali kurardık. Annem ve babamla kısmet olmadı ama eşim, kızım ve can dostlarımızla kısmet oldu. 

İnternette karavanda yaşam ve tatil ile ilgili hiç düzgün, detaylı içerikli yazı bulamadım. Kimse detayları paylaşmamış ama tatile çıkacakların çok ihtiyacı olduğu kesin. Hiç bilinmeyen ve alışkın olunmayan bir macera☺️

Bu yüzden ben de madem 2 hafta boyunca Amerika'yı karavanla turladık o zaman bu deneyimi paylaşayım dedim. 

Türkiye'de bilmiyorum ama karavan tatili yurtdışında büyük bir sektör. Biraz internet araştırması ve planlama ile çok rahat bir tatil yapabilirsiniz.  Karavanı kiralamak için internette birçok site var. Biz Roadbear Firmasından Ford marka 32 feet uzunluğunda yaklaşık 10 metrelik bir karavan kiraladık. Kiralarken mutlaka kaç kişi kalacağınıza, yatakların nasıl olduğuna, içindeki beyaz eşyalara, kiralayan firmanın mutfak malzemeleri, yastık ve örtüler için ayrıca bir ücret alıp almadığına dikkat edin. Neticede minik bir ev kuruyorsunuz, her detayı düşünmek lazım.

Bizim kiraladığımız karavanda mutfak malzemeleri vardı ama yastık ve örtüler için ayrı bir ücret ödememiz gerekiyordu. Bu yüzden yastık ve pikeleri Walmart'tan aldık. Amerika'da en ucuz alışveriş yapabileceğiniz noktalardan biri Walmart ve birçok noktada var. Valizde çok yer kaplayacağı için pike getiremedik ama evde artık kullanmaktan bıktığımız ve vazgeçeceğimiz çarşaf, yastık kılıfını yanımızda getirdik. Annemin bir lafı vardır 'Başımın değdiği yer benim olsun' diye, bu yüzden yastık kılıfı önemli:)

Yatacak yerlerimizi ayarlayıp, temizlik ve mutfak malzemeleri için alışverişe gittik. Tüm verilen çatal, bıçak, kaşık, tencere ve tavayı yıkayacağımız için deterjan, sünger ve kurulama bezi aldık. Ayrıca temizlik malzemeleri aldık. 

Biz biraz tecrübesiz olduğumuz için dolabımızın alacağı kadar mutfak alışverişi yaptık ama sürekli yollarda olduğumuzdan ve yolda yemek pişirmek imkansız olduğu için malzemeler kaldı. Ama herşeye rağmen Patterson'daki Türk mahallesinden çaydanlık alıp çayımızı demledik. Alışverişi iyi planlamak lazım, nasıl olsa her yer market dolu. 

Eğer çocuğunuzla bir karavan tatili planladıysanız ve yolda sıkılmasın diye film izletirim diye hayal kurduysanız bizim gibi hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. USB'deki filmler bir türlü TV'ye yansımadı. Kiralarken özelliklerine dikkatli bakın CD player varsa yanınızda CD ile gelin sonra sıkıntı yaşamayın.

Karavanda hayat biz altı kişi (iki aile) kaldığımız için yurt hayatı gibiydi ama çok keyifliydi. İlk gün biraz tedirgin oluyor haliyle insan, bu kadar küçük bir alanda nasıl yaşanır diye ama hiç sorun yaşamadan tatilimizi bitirdik.

 

 

Karavanda Temizlik:

Benim için en kritik konulardan biri temizlikti. Karavana ayakkabı ile girilecek mi yoksa terlik mi kullanılacak, duş nasıl alınacak, çamaşırlar nasıl yıkanacak gibi. Aslında çok üzerinde düşünülecek bir konu değilmiş. Ev gibi düşünüp ayakkabıyı çıkar terliği giy pek mümkün değil. Bu yüzden çok toz oluyor, aynı yerde de yatılacağı için toz içinde uyumak yerine arada yerleri silmek lazım. Bunun içinde bez almanız lazım☺️

Hava aşırı sıcak olduğu için çoğu gece nefes alamadık uyurken, çok bunaltıcıydı. Bu yüzden çarşaflarımızı, pikelerimizi, yastık kılıflarımızı karavan parklarındaki çamaşır makinelerinde yıkayıp, kurutma makinelerinde kuruttuk. Hızlı bir program seçerek 1 saatte işlerinizi halledebilirsiniz, bu alternatif de aklınızda bulunsun.

Bu arada valize 5-6 adet mandal koymuştum. En çok onu kullandık. Siz de unutmayın.

 

Karavanda Yemek:

Bizim karavanımızda ocak, fırın ve mikrodalga fırın vardı, bu anlamda sorun yaşamadık ama rotamız çok uzun olduğu ve sürekli yollarda olduğumuz için yemek pişiremedik. Sadece mola yerlerinde mantı, makarna yapma ya da çay demleme gibi şeyleri yapabildik.

Eğer hızlı bir kahvaltı önerisi isterseniz, biz marketten dilim peynirler aldık. Ekmek üstüne birkaç çeşit dilim peynir koyup mikrodalga fırında erittik.

Vaktimizin olduğu birkaç sabahta omlet yaptık, kahvaltı keyfini yaşadık.

Tankların Kullanımı:

Karavanda üç farklı tank var. Beyaz-gri-siyah

Beyaz tank temiz su depolamak için, gri tank musluklardan akan su için, siyah tank ise tuvalet için. Karavan içindeki gösterge panelinden düzenli olarak suların durumunu kontrol etmeyi unutmayın. Ayrıca suyu da dikkatli kullanın. İlk gün karavandaki tüm mutfak eşyalarını yıkayıp, temizlik yapınca epey temiz su bitirmişiz. Bu tecrübesizliği siz yapmayın:)

Tankları boşaltmak ve yeniden doldurmak için mutlaka bir karavan parkında konaklamanız gerekiyor.

Karavanda Uyku:

Bizim karavan altı kişilikti, gerçekten beklentimden çok daha büyüktü. Önce şoför koltuğunun üzerinde açılır kapanır iki kişilik bir yatak vardı. Ama kapalı alan fobisi olanlar için pek uygun değil, tavana epey yakın yatıyorsunuz.

Açılır kapanır bir koltuk vardı ancak boyutu bir çocuk için daha uygundu. Ben dizlerimi kırıp uyumak zorunda kaldım. Ayrıca arkada dolapların ve iki kişilik yatağın bulunduğu bir oda vardı. Buradaki yatak diğerlerine göre çok daha rahattı. Ayrıca “slider” sayesinde karavan yana doğru açıldığı için oda büyüyordu. Slider sadece araç durduğu zaman kullanılabiliyor, unutmayın.

Bir de masamız sökülüp yatak olabiliyordu. Bir süre sonra masayı kaldırıp bu alanı divan olarak kullanıp, sohbet ve oyun mekanımız yaptık:)

Sineklik ve Böcekler:

Karavanınızı kiralarken mutlaka sineklik olup olmadığını kontrol edin çünkü hava sıcak olduğunda bunalacağınız için karavanın camlarını açmak isteyeceksiniz. Bizim tüm camlarda ve tepedeki havalandırmalarda sineklik vardı bu yüzden hiç sıkıntı yaşamadık. Ancak yolculuğunuza başlamadan önce böcek ilacı alıp dolabınıza koymayı unutmayın, tedbirli olmakta fayda var.

Farklı karavan parklarında kaldık ancak bir tanesinde aşırı sinek vardı bu yüzden böcek / sinek sokmalarına karşı da yanınızda mutlaka bir jel alın. Bizim yanımızda yoktu, sinekler yüzünden kabarmalar olunca eczaneye gidip jel almak zorunda kaldık.

 

Buraya kadar sevgili eşimin gözünden hatta biraz da hanımların gözüyle karavanda genel yaşam, hijyen ve çocuklar özelinde tavsiyeler okudunuz. Ben de sizlere karavanın genel kullanımı ve 5100km boyunca keşfettiğim ipuçlarından bahsetmek istiyorum.

Karavan kiralama:

Biz karavan seçimimizi şoför kabininin araç içinde olduğu ve Türkiye’deki uluslararası ehliyetlerin de geçerli olduğu araçlar olarak belirledik. Bu araçları biz karavan olarak biliyoruz hatta ingilizcesinin “caravan” olduğuna emindik ama bu tip araçların adı Amerika’da RV(Recreational Vehicle) olarak geçiyor. “Caravan” daha çok araç arkasına ayrıca çekici ile monte edilen seyahat sırasında geçiş imkanınızın olmayacağı araçlar için kullanılıyor. Dolayısıyla webteki tüm aramalarını RV rental, RV parking area gibi anahtar kelimelerle yapmanız önemli.

 

Karavan kiralamada 2 kritik nokta olduğunu söyleyebilirim. İlki tatiliniz süresince araç ile yapacağınız km/mil, ikincisi ise aracı nerden alıp nereye bırakacağınız. Kiralama fiyatları ilk başta çok makul görünebilir ancak çoğu zaman bu araçlar 100 ya da 500millik bir paket ile veriliyor. Eğer siz daha fazla yol yapacaksanız bunu 500millik ek paketler halinde satın almanız gerekiyor ve her 500mil yaklaşlık 300USD civarında satılıyor. Eğer olur da yapacağınızdan daha fazla bir mil ile aracı teslim ederseniz her 1 mil için 45cent ek ödeme yapmanız gerekiyor. Amerikada benzin ucuz olduğu için bu çok önemli değil ama yine de hesabınızı bilmekte fayda var bence. Bu nedenle toplam güzergahınızı google maps üzerinden ölçüp üzerine de en az 200-300mil daha ekleyip bir planlama yapmanız iyi olur. Biz 3000millik bir paket almıştık, büyük oranda da güzergahımız dışına çıkmadık, aracı teslim ettiğimizde 3100mil yapmıştık. İyi planlamışız gerçektenJ İkinci konu ise aracı nerden alıp nerede bırakacağınız. Eğer aldığınız yere bırakırsanız araç daha ucuza geliyor. Ancak farklı bir yere bırakacağım derseniz fiyatta yaklaşık 1,5katlık bir fark oluyor. Bu nedenle kiralama şirketinizi güzergahınızda teslimat noktaları olan bir şirketten seçmeniz maliyetleriniz açısından daha iyi olabilir. Biz Newyorktan alıp Newyorka bırakmayı tercih ettik ama aslında orlando’ya bıraksaymışız yaklaşık 17-18 saat daha az araç kullanmı olacaktır fakat maliyet +1000USD civarında artacaktı.

Karavanı almaya giderken:

Herhalde Amerikada en şanslı olduğumuz anlardan biriydi diyebilirim. Amerikaya gitmeden önce karavan teslim noktası ile otelimizin arasındaki mesafeye google maps ten bakmıştık ve yaklaşık 40km lik bir mesafe görünüyordu. Yani nerdeyse Maltepe-Maslak arası bir yol ulaşlım ne kadar zor ve maliyetli olabilir ki diye düşünerek çok ta ekstra bir planlama yapma ihtiyacı hissetmedik. Ancak Times Square’e bir sokak mesafedeki otelimizden çıkıp ilk taksiye yanaştığımızda bu adresin district dışında New Jersey’de olduğunu ve bu yolun araç başına 280 USD tutacağını üstüne de bu valizlerle sığamayacağımız için 2 araca ihtiyaç olabileceğini anladığımızda kendimizi 3-4 siyahi taksi şoförüyle Türk usulu pazarlık yapar halde bulduk. Üstelik saat 11.30’du ve 12:30 sonrasında karavan teslimatı yapılmıyordu. Çoluk çocuk elimizde valizleri siz o anki paniği bir düşününJ Tam parası neyse verelim, paramızla rezil olmayalım moduna geçiyorken bir el “hemşerim sen de Türkiyedensin herhalde, siz boşverin bunları ben size yardımcı olayım” diye belirdi. Ta tataam, karşımızda İzmir’li Ata Transportation’ın sahibi 30 yıldır NY’ta taşımacılık yapan xxx abimiz. 6 valiz ve 6 kişiyi devasa Chevrolet Suburban’ına alıp keyifli bir 1 saatlik yolculukla bizi 200USD’e bıraktı. Özetle mutlaka ama mutlaka karavanı nerden nasıl ve saat kaçta alacaksınız mutlaka planınızı önceden yapmış olun.

Karavanı teslim alırken:

Biraz heyecanlı ama keyifli bir 1 saatlik yolculukla aracımızın teslim noktasına geldik. Tabi heyecanlı bir bekleyiş ve merakla acaba hangisi bizim diye bakınırken karşımızda gördüğümüz araç bizi oldukça şaşırttı. Araç dediğimiz şey bildiğimiz koca bir otobüs çıktı. Kiralarken farkındaydık ama canlı canlı görünce şoförler olarak heyecanımızın yerini biraz da kaygı aldı. E bu baya büyükmüşJ

 

Teslim alırken en önemli tavsiyem olayın heyecanıyla herkes içeriye dalıp oo süpremiş burası ne güzelmiş, yataklar ne geniş duş bar vs ile önemli bir ayrıntıyı kaçırıyor. Çünkü aracı aldım dediğiniz andan itibaren aracın içindeki ve dışındaki tüm hasar çizik artık size ait oluyor. Dolayısıyla mutlaka şirket yetkilisi ile detaylı bir inceleme yapıp herşeyi kayıt altına aldırmanız önemli. Bir diğer konu da multi media,elektrik/su/jeneratör/slider kullanımı, ocak/mikrodalga, ısıtıcı ve tank bağlantı aparatlarını çok dikkatli dinleyin. Hatta 2 şoför aynı anda dinleyin. Sonra yola çıkınca ilk durakta daha sonra 3 dk da halledebildiğiniz şeyleri 45dk uğraşmak zorunda kalabilirsinizJ Önemli konulardan biri de aracın evrakları sigorta, araç ruhsatı, araç kullanma kılavuzu ve kiralama belgelerinizin tam olması ve  güvenli bir gözde durması. Çünkü başınıza gelebilecek bir kaza sırasında bunları bizdeki gibi tam ve eksiksiz olarak kullanmanız gerekiyor, keza bizim ufak bir kazamız oldu ve herbiri tek tek gerekti. Biraz bu konuda da detayları anlatacağım, başta canımız sıkıldı ama sonra kafamıza pek takmayıp üzerine çok gülüp eğlendik.

Karavanda hijyen:

Evet artık aracınızı teslim aldınız, yola çıkmaya hazırsınız. Tam o sırada bir bakıyorsunuz hanımlarda bir telaş, koşturma başlamış. Çünkü temizlik olmadan olmaz. Gerçekten de yola çıkmadan önce 30 dk kendinize bir es verip bu işi halletmenizde fayda var. Erkekler olarak siz bu süreci aracı daha iyi tanımaya ayırırken temizlik koordinasyonunu hanımlara bırakabilirsiniz ve bir erkek olarak karavanın hijyeni konusunda kendinizi eşlerinizin emin ellerine emanet etme ve bu konudaki tüm girişimleri sorgusuz sualsiz kabul edeceğinizi baştan içselleştirmelisiniz. Zira siz içeride terlik ayakkabı rahat rahat gezeriz hayalleri kurarken eşleriniz Vileda sopasını Türkiye’den mi götürsek, orda scotch brite ile duşları şöyle bir cifleriz hayalleri kuruyor olabilirler. Bu nedenle bir erkek olarak dikkat etmeniz gereken asıl nokta etrafı kirletmemek, mümkün olduğunca kullan at tabak/bardak stoğu yapmak hatta bu konularda “ne gerek vardı bunları almışsınız? ”sorularına “belki lazım olur hayatım “ mütevaziliği ile karşılamaktır diyebilirim.

Karavanda Temel ekipmanlar

Türk usülü kullanma klavuzuna ne gerek var canım demeyin mutlaka kitapçığa bir göz atın. Çünkü içinde bazen çaresizce bu şimdi niye çalışmıyor ki dediğiniz pek çok sorunun aslında ufacık bir detay yüzünden olduğunu keşfedebilirsiniz. Karavncılıkta en temel ekipman öncelikle tanklar. 3 tane tank var ve bütün yolculuk planınız aslında bunların doluluk kombinasyonu üzerine kuruluyorJ Siyah tank, wc gideri; gri tank, lavabo ve duş gideri; beyaz tank ise temiz su ile doluyor. Klasik bir havuz problemi beyaz tank boşalırken siz siyah ve giri tankı dolduruyorsnuuz. Ve en önemli sorun tanklar dolunca ne yapacaksınız? Hemen akla çeker bir köşede boşaltırız geliyor ama maalesef öyle bir imkan ve anlayış yok. Bu işi yapabilceğiniz tek yer karavan kampları. Bu nedenle gün içinde yakından tankların doluluk durumunu takip etmeniz ve konaklamalarınızın planlamalarını buna göre yapmanız çok önemli. Biz genelde gündüz doldurup gece boşaltmayı tercih ettik. Bu sayede hem gün sonunda duşlarımızı rahatlıkla alabildik hem de gece gayet rahat geçirdik.

Jenaratör bildiğiniz üzere elektrik olmadığında sizin yedek bir enerji kaynağı kullanmanıza imkan veriyor. Kaynağı yakıt tankınız. Önemli detaylardan biri jenaratörü kullandığınız her 1 saat için 3USD ödüyorsunuz. Biz toplamda 2-3 saat kadar kullanmışız çok ihtiyacımız olmadı ama karavan kampında olmadığınız aşırı sıcaklarda klimayı çalıştırmak için ya da mikrodalgayı kullanmak için bu ekipmana ihtiyacınız oluyor. Bence çekinmeden kullanabilirsiniz ama gürültüsü haliyle biraz fazla oluyor.

Bizim kiraladığımız araçta LCD tv, dvd player, multimedia system, geri görüş kamerası vs herşey vardı. Hatta yanımızda hard diskler vs de götürdük ohh ne güzel çocuklar biz film izleriz dedik ama 1-2 önemli detay yüzünden bu hayal gerçek olamadı. Öncelikle araçtaki prizler hareket halinde çalışmıyor. Çalışan tek şey USB girişleri. Dolayısıyla elektrikle çalışan bir hd bu süreçte işe yaramıyor. Durunca elektriği bağayıp hardiski tv e bağladık bu sefer de 1TB olduğu için usb yi görmedi. Daha sonra 2GB lık bir usb taktık onu da dosyayı gördü filmi açmadı derken bu hayal yalan oldu. Bu arada iyi ki de olmamış bu sayede çocukları oyalamak için yaratıcılığınız gelişiyor ve içeride tıpkı küçüklüğümüzde elektrikler kesilince yaşadığımız o güzel sohbet ortamını her gece yaşamış olduk. İlla ki biz yapıcaz diyorsanız tavsiyem bir HDMI ya da monitor kablosu götürüp pc inizden film izlemek olabilir.

Bu arada priz konusu önemli bir detay, zira araçta zaten 3-4 USB girişi var herkesin telefonu ipadi derken sıkıntı olabiliyor. Biz bunu öngörerek arabalarımızda kullandığımız çift girişli çakmak şarjlarını götürdük ve bu sayede şoförler olarak rahatlıkla navigasyonu kullandık. Bu arada navigasyon demişken bence kiralarken kesinlikle navigasyon istemeyin. Telefonunuzda yandex/google maps eliniz ayağınız oluyor zaten. Bu nedenle biz de ızgaraya takın telefon tutucu mutlaka götürün derim.

İç mekanın kullanımı:

Bizim kiraladığımız araç A class 32feet olarak geçen sınıfının en büyüğü bir araçtı. Dolayısıyla iç hacim oldukça genişti. Üzerine bir de durakladığınız sliderları( yan kanatlar) açtığınızda ciddi anlamda 1+0 stüdyo daire deneyimi yaşıyorsunuz. Bu arada çok önemli bir konu bu slider lar araç hareket halindeyken de açılabiliyor. Araçta çocuklar varsa kesinlikle oynanaması gerektiği ya da duruyor olsanız bile etrafınızdaki araçlara zarar verebileceğinizi hatırlatmanız önemli. Çünkü yaklaşık 2m’ye yakın bir açılma oluor.

Bizim aracımızda 2 tane çift kişilik katlanınca koltuk olan kanepe 1 çift kişilik yatak odası ve bir de durduğunuzda açabileceğiniz şoför kabini üstünde açılan 60cm yüksekliğinde çift kişilik bir yatağımız daha vardı. Eğer her sabah erken kalkar yola çıkarım planınıza varsa bu alan doğal olarak şoförlere kalıyor, çünkü bu kalkmadan sürücü koltuğuna oturamıyorsunuz. İlk bakışta çok sıkıntılı görünse de aslında baya keyifli bir deneyim oluyor. Sadece uyurken hareket etmemeyi ve sağa sola dönmemeyi öğrenmeniz gerekiyor. Arka yatak odası ise kapısından baktığınızda son derece cazip görünüyor, kocaman bir yatak 6 kapılı bir gardrop vs fakat yattığınız gece ilk yüzleştiğiniz gerçek bir sauna etkisi oluyor. Geceden sabaha attığınız terle en az 2 kilo vermiş olabilirsiniz. Bu arada hareket halindeyken bu odada yatmayı bir gün mutlaka deneyimleyin kalan günler güzdüz uykusu uyumayacağınızdan emin olabilirsiniz.

Şoförler olarak araçtaki en çok yorulan kişiler siz olsanızda gezi süresince emin olun en konforlu kişiler siz oluyorsunuz. Çünkü ön taraf klimayla soğurken arka taraf maalesef o kadar serinlemiyor ve aracın büyüklüğü nedeniyle sarsıntısı fazla oluyor. Bu nedenle arka koltukları yatak modunda bırakıp herkesin yayıldığı bir düzende hareket etmek daha iyi oluyor.

WC kullanımı oldukça rahat. Tankları yönetebildiğiniz sürece kullanmaktan çekinmeyin. Tabi hareket halindeyken bu keyif size farklı maceralar yaşatabilir ama yine de bizim hayal ettiğimizden çok daha rahat bir konu oldu. Dikkat edilmesi gereken konu tank boşaldıktan sonraki bizim rezervuar bloklarımıza benzer RV blokları kullanmanız araç içinde koku olmaması açısından önemli. Bunlardan 2-3 tane kiraladığımız yerden almıştık sonrasında da bir camp ground dan temin etmiştik. Bir seferinde unuttuk, gerçekten araç içinde koku yapıyor. Unutmamakta fayda var.

Bu arada tüm karavan ahalisi olarak su sarfiyatı konusunda ortak bir farkındalık içinde olmak önemli. Duş süresinin kişi başı 5-7 dk ı geçmemesi, salata için yıkanmış marulların tekrar yıkanmaması wc sonrasında optimal sifon kullanımının sağlanması tanklarınızın doluluğu ve sizin duraklama planlarınız açısından kritikJ

Araç kullanımı, otoyollar, yakıt ikmalleri ve hız limitleri

Bizim aracımız yaklaşık 10 ton ağırlığında ve benzinli bir motoru olan 2016 mart (3 aylık) çıkışlı Ford marka bir RV idi. Neden benzinli yapmışlar anlamak zor ama tahmin edebilceğiniz üzere kolay kolay hızlanmayan fakat hızlandığınızda da ağırlığı nedeniyle kolay kolay durmayan bir araçtı. Dolayısıyla bu aracı kullanırken alışık olduğunuz tüm soförlük becerilerinizi unutmanız gerekiyor. Her dönüşü normalde 3-4 kat daha açıktan almaya, hız limitlerini (ki max 75mil/h görebildik yaklaşık 120km/h yapıyor) aşmamaya ve size ayrılan şeridin dışında kullanmamaya odaklanmanız gerekiyor. Bu arada tırlar tam bir şahaser bazılarına ağzınız açık kalıyor gerçekten. Siz 70 mil hızla giderken yanınızdan 30metrelik tırların en az 90-100 mil hızla geçişine resmen hayranlıkla bakıyorsunuz. Fakat bu geçişler çok tehlikeli araca hakim olmak rüzgar nedeniyle biraz zor oluyor.

Bu arada Amerikada tüm yolların şerit çizgileri tırtıklı yapılmış. Yani olur da dalarsanız ya da şerit dışına bir şekilde çıkarsanız acayip bir gürültüyle maaile kendinize geliyorsunuz. Bu konu da şoförülüğünüzün tartışmaya açılmasına ya da  yolcuların off layıp puflamalarına maruz kalmak istemiyorsanız dikkat etmeniz gereken detaylardan birisi.

Otoyollarda hız limitini zaten geçmeye pek cesaret edemiyorsunuz ancak polislerin görüntüsü ve çevirdikleri araçların arkasında corvette ya da chevrolet polis araçlarıyla duruşu oldukça etkiliyeici diyebilirim. Özetle tavisyen 3-5mil için kesinlikle şansınız zorlamayın. Bu arada macera istiyorum derken dağ tepe yollara girmek te üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Neden zaten macera için yapmıyor muyuz diyebilirsiniz fakat asıl konu yol değil aracın yüksekliği. Çünkü Amerikada otoyol dışında şehir içi ve ya dar yollarda genel de üstgeçit yüksekliği 10-12 feet aralığında. Bizim aracımız 13 feet yüksekliğinde olduğu için çok cesaret edemedik açıkçası. Hatta Washingtonda şehir içini gezelim dedik bir altgeçiti nerdeyse binbir heyecan 0 noktasında geçtik:)

Rotamızı genelde google maps üzerinden planladık ancak sürüş esnasında yandaki yardımcı pilot çok önemli bir rol üstleniyor. Dolayısıyla yanınızdaki partnerizin etkin bir google ve maps kullanıcısı olması, route planlama konusunda karar alma ve aldırma becerisi olması, dönüşleri ve otoyol çıkışlarının zamanlamasını doğru yapması analitik sonuç ve çözüm odaklı olması çok önemli. Özetle partnerinizin sadece rakı sofrasında değil bu yolculuk süresince sizinle uyum içinde olması çok önemli. Biz bu anlamda çok şanslıydık gerçekten en ufak bir sorun yaşamadan tüm planlamaları huzurla ve keyifle yapabildik. Bu konu tüm seyahatiniz için en önemli başlık diyebilirim.

Yakıt ikmali yine şansınızı çok zorlamamanız gereken konulardan birisi. Bu nedenle çeyrek depoyu gördünüz mü full lemenizi tavisye ediyorum. Genelde fiyatlar 2-2,3 USD/galon civarında. Biz 1-2 kez 1.89usd gördük ama genel olarak litresi Türkiyeye göre yarı fiyatı gibi düşünebilirsiniz. Önemli detaylardan birisi yurtdışında çoğu yerde olduğu gibi pompa işinizi kendiniz görüyorsunuz. Fakat bazı eyaletlerde genel anlayış pompayı kaldırmadan önce kaç USD istiyorsanız önden ödeme yapıp sonra pompaya gitmek şeklinde. Yani doldur ne tutuyorsa ödeyeyim olmuyor. İlla böyle yapıcam diyorsanız önünüzde 2 alternatif var. 1 aracınızı iyi tanıyıp herçeyrek kaç USDye dolar onu bileceksiniz ki zor, 2 kredi kartınızı pompacıyla anlaşıp rehin bırakıp dönüşte çekmesini isteyebilirsiniz. İlkinin riski 50USD verip 40 USD’de depo dolabilir. İkincisi kartınız arada geçen 5 dk da neden yaşadı bilemeyebilirsiniz. Biz genelde 2.yi nöbetleşe yapmayı tercih ettik. Bu arada araç çok büyük olduğu için pompaya tek başınza yanaşmanız zor. Mutlaka birinin size her türlü manevranızda gel gel demesini bekleyin.

Bu arada Amerikada bir outletin otoparkında 2 aracın arasına yanaşırken ufakta bir kaza deneyimimiz oldu. Başta canımız çok sıkıldı ama sonra üzerine çok eğlendik. Öncelikle bu tip durumların yaşanabileceğini baştan kabul edip olursa da cana gelmesin diyip bir an önce unutabilmenizde çok fayda var. Biz de böyle dedik çok eğlendik. Ne mi yaptık, otoparkın güvenlik görevlisi Porto Riko’lu Juan Torres kardeşimizle önce koyu bir sohbete girdik. Sağolsun bize baya yol yöntem gösterdik. Polisten sigorta şirketine kadar pek çok telefon görüşmesini onunla yaptık. Sonrasında evrakları da beraber doldurduk. Bu arada karşı tarafı bulmamız ve süreci hızlıca halletmemiz konusunda da bize çok yardımcı oldu. Tabi bu desteğini karşılıksız bırakmadık ve Türkiyeden getirdiğimiz bir büyük Yeni Rakıyı teşekkürümüz olarak kendisine hediye ettik. Bu arada bize kazanın maliyeti 1000USD oldu. Sigorta kapsam detaylarını da baştan aracı teslim alırken öğrenmekte oldukça önemli.

Karavan parklari ve fiyat araliklari

Karavanın doğası gereği zaten heryer size konaklama yeri. Biz ilk gecemizi otoyoldaki bir dinlenme alanında RV ler için ayrılmış alanda konaklayarak geçirdik. Sabahtan da çok güzel bir kamyoncu kahvesiyle yola koyulduk. Otoyollarda hiç bir güvenlik kaygınız olmuyor, tesisler bizimkilerle karşılaştırmayacağınız kadar inanılmaz derecede temiz ve donanımlı. Dolayısıyla her türlü ihtiyacınız için güvenle durabilirsiniz. Zaten nerdeyse 8-10 milde bir mutlaka bir exit var ve her exit te ne var oldukça detaylı bir şekilde görebiliyorsunuz. Buraları sıklıkla kullanabilirsiniz. Fakat asıl konu camping ground, RV parking gibi tanımlarla geçen karavan parkları. Buralar duraklama değil Amerikan halkının 2-3 haftalık tatil planlarını yaptığı tesisler olarak konumlanmış genelde. Çamaşırhane, havuz, restoran gölet ne varsa bulabildiğiniz içeride 100 lerce karavanın olduğu tesisler. Mutlaka bunları google mapsten bulup gitmeniz önemli. Zaten tanklar için mecbursunuz bu arada.

Parka ya da gündüzden telefon açıp rezervasyon yaparak girebilirsiniz ya da spontane gece girip yer varsa park edip sabaha ödemenizi yapıp çıkabilirsiniz. Amerikada bu işin en üst segmenti KOA markasıyla nerdeyse tüm Amerika kıtasında 100lerce olan camping ground zinciri. Gerek hijyen gerek koşullar açısından gerçekten gördüklerimiz arasında en iyisiydi. Hatta oldukça da iyi bir mobil aplikasyonu var, onu indirip tüm rotanızı planlayabilirsiniz. Fiyatlar genelde 40 USD araç + 2 kişi üzerine 5USD/kişi oluyor. Özetle yaklaşık 50 USD’e gece keyifli bir konaklama yapabilirsiniz.

Durakladığınızda ilk yapmanız gereken hook up adı verilen 3 lüyü(gider, elektrik, su) bağlıyorsunuz. Gider doğası gereği biraz pis bir iş. İlkini yardımla yapmak önemli sonrasında 2 dk lık iş oluyor. Burda sizi bekleyen 3 adım var. Gider borusunun bir ucunu araca bir ucunu toprağa açılmış noktaya bağlamak, siyah kolu çekerek siyah tankı boşaltma, gri kolu çekerek sabunlu/şampuanlı suyu siyah tank içinden akıtarak boşaltmak). Kritik nokta bu işlem bittikten kollar açık dursun ne varsa gider demeyin sonra mutlaka kolları kapatmanız gerekiyor. Yoksa içeriye koku yapıyor.:)

Sonrası işlem temiz suyu bağlamak artık özgürsünüz istediğiniz kadar su kullanabilirsiniz. Burdaki önemli nokta da su pompasının ağzına basınç regülatörü takmak.Bir kamp alanındaki komşumuz basınç kontrolsüz olduğu için tanka zara verebilir gibi bir yorum yaptığı için biz edindik zaten 5-10 USD lik bir aparat. Hiç risk alamaya gerek yok bence, baştan edinmeniz iyi olur bence.

Son adım da elektriği bağlamak. Elektriği takarken su hortumuna yakın olmaması kabloların suya değmemesi gibi önlemleri mutlaka alın. Ayrıca bazı araçlarda input akım seviyesini farklı olabiliyor. Bu nedenle elektrik panolarında 2 anahtar oluyor. Doğru akımı verdiğiniz emin olun, bu bilgiler kitapçıkta yazıyor.

Ve artık aracınızdan kamp sandelyelerini çıkartıp, brandayı ve aydınlatmayı açıp keyifle dinlenmeye hazırsınız. Binlerce milin yorgunluğunu inanın bu anda saniyeler içinde atacaksınız.

Biz tadına doyamadık artık 5 yıldızlı otellerde tatil yapamayız demeye başladık. Umuyorum bu öneriler sizin de böyle bir heyecana niyetlenmenize vesile olur. Şimdiden iyi tatiller!

Yorum Yaz

Aşağıdaki formu doldurarak yorum bırakabilirsin. Kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaz.

Yorumun gönderiliyor. Sayfayı kapatmamalısın.
Captcha

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunmamaktadır