940 gramdan Hayata..." Azra Yay'ın Hikayesi"

18 Mayıs 2016

4856 görüntülenme

Azra, Yay ailesinin tek çocuğu,prensesi...10 yıllık bir uğraşın sonucunda dünyaya gelmiş bir prematüre bebek.Annesi ve babası ile birlikte Çorlu'da yaşıyor. Annesinin kendisine kitap okumasını çok seviyor. Hala yürüme ile ilgili tedavisi devam etse de gezmekten çok keyif alıyor. Azra babası gibi koyu bir Fenerbahçeli, annesi ise Beşiktaşlı, aile içerisinde en büyük sorunları sadece bu...Üçüncü prematüre bebek hikayemiz, başrol oyuncuları Lale Yay ve kızı Azra Yay...

Adı Soyadı:Azra YAY

Doğum tarihi:21.03.2009

Annenin doğum yaptığı zamanki yaşı: 35

Doğum haftası:28 haftalık 

Doğum kilosu ve boyu:940 gram – 34 cm

Kaç gün küvözde kaldı? :90 gün

Taburcu olduğu zamanki kilosu:1810 gram

Geçirdiği ameliyat :1 aylıkken küvözde sağ gözünden 2 , sol gözünden 3 lazer Rop oldu,6 yaşında kas gevşetme ameliyatı oldu.

Şu anki yaşı ve okul durumu:7 yaşında anaokuluna gidiyor.

Büyüdüğünde ne olmakistiyor ? Fizyoterapist

Belgin: Sevgili Lale, Mucize Prematüre Bebek "Berk Bancaroğlu" ve “Ecesu Dönmez” röportajlarımızdan sonra sırada Azra ile sen varsın. Seninle de Berk’in annesi Çağla ile olduğu gibi  Prematüre bebeklerle ilgili bir blogda tanışmıştık, dostluğumuz yıllardır devam ediyor, umarım Vodafone Bizden Size blog vesilesi ile bizler de diğer prematüre bebek annelerine yardımcı olabiliriz. Doğumun erken olacağını öğrendiğinde ilk tepkini hatırlıyor musun?

Lale: Azra benim üçüncü hamilelliğimden doğan bir bebek. Daha önceki hamileliklerim hep erken doğumla sonuçlandı ne yazık ki. Bu nedenle Azra’yı da beklerken "Bu sefer de bebeğimizi kaybedecek miyiz?" sorularını kendimize sık sık soruyorduk.

Belgin: Lale, bize hastane günlerinizden biraz bahsedebilir misin? Azra ne kadar süre küvözde kaldı ve herhangi bir sağlık problem yaşadı mı?

Lale:Zor bir doğum sonrasında Azra 28 haftalık, 920 gram olarak dünyaya geldi. Kızımı kucağıma bile alamadan tek başına bir hastanenin küvözünde, ayrı bir şehirde bırakarak, Çorlu’ya dönmek zorunda kaldık. Azra uzun bir süre, 3 ay küvözde kaldı. Kızımızı sadece 5 dakika görebilmek için her gün Çorlu- İstanbul arası gidip geldik. İlk kez kucağıma anneler gününde verdiler, 50 dakika kucağımda kaldı, gülümsüyordu. O kadar zayıftı ki makinalara bağlıydı. Çok küçük ve güçsüz olduğu için emziremedim, sütümü sağarak verdik. Küvözde gözünden Lazer Rop ameliyatı oldu. Doğduktan iki üç gün sonra , solunum sıkıntısı yaşadı ve üçüncü derece beyin kanaması geçirdi.

Belgin:Çok geçmiş olsun. O günleri artık geride bırakmışsınız. Vaktinden erken doğan bebeklerin en önemli göz sorunlarından biri "prematüre retinopatisi"dir. Bebeklerde retina hasarı yapan ve körlükle sonuçlanabilen bir göz hastalığıdır.Bebeklerin gözlerindeki damarlar, doğuncaya kadar gelişir. Erken doğan bebeklerde bu gelişme tamamlanmadığı için doğduktan sonra da devam eder. Prematüre bebekleri yaşatmak için yüksek konsantrasyonlarda verilen oksijen, gözdeki damarların anormal gelişmesine sebep olur. Bunun sonucunda ise damarlanması tamamlanmamış bebeklerin retinalarında kısaca ROP olarak tabir edilen, Prematüre Retinopatisi hastalığı meydana gelir. Erken dönemde tedavi edilmezse her iki gözde de körlüğe neden olur. Bu nedenle erken doğan bebeklerin muhakkak göz doktoru kontrolünden geçmesi gerekmektedir.

Belgin: O dönemlerde bir terapi desteği  aldın mı ? Bu dönemleri atlatırken en büyük destekçilerin kimlerdi?

Lale :Maalesef hastanede bize böyle bir destek sorulmadı, kısa bilgiler verildi. Bu dönemi atlatmamda en büyük desteği eşim ve ailemden aldım. 

Belgin: Bebeğini ilk kez gördüğünde ne hissetin? Dokunabildin mi? Kanguru bakımı, ten-tene temasın; özelikle prematüre çocuklarda anne çocuk ilişkisinin kurulmasına ve çocuğun gelişimine çok faydalı olduğunu yapılan araştırmalarda ortaya çıkardı. Senin kanguru bakımı hakkındaki düşüncelerini alabilir miyiz?

Lale:Azra’yı gördüğümde inanamadım, “ Bu bebek gerçek mi, benim bebeğim mi ?” diye sordum , öyle küçüktü ki, ağzında hortum, heryerinde kablolar… Ne tırnakları ne saçları ne kirpikleri çıkmıştı daha… Ben ne yazık ki kızımı iki ay boyunca kucağıma alamadım. Hastane yönetimi çok kısa bir süre için bebeğimi görmeme izin veriyordu. Keşke eve gittiğimde de O’nu küvözünden izleyebilseydim. Anneler gününde iki ay sonra beni iyice steril ettikten sonra , Azra’yı kucağıma verdiler, bu dünyadaki aldığım en güzel hediye oldu.

Belgin:Hastaneden çıkınca hijyen, beslenme. vs. konu başlıkları altında nelere dikkat ettiniz? Eve taburcu olduğunuzda nasıl bir yaşam biçimi oluşturdunuz? Evde ilk günleriniz nasıl geçti?

Lale: Taburcu olduktan sonra evde hastane ortamı yarattık. Altı ay boyunca evimize kimseyi kabul etmedik. Sadece anne ve babalarımız geldi. Eve dışarıdan gelen misafirler hastanelerdeki el sıvıları ile ellerini dezenfekte ettiler, maske ve önlük kullandılar. Çevremizdeki bazı kişiler bizi haklı bulurken bazıları ise abarttığımızı düşündüler. Biz ise kızımızın hayatını tehlikeye atmamak için doktorların öğütlerini dinledik. Hergün biz de senin Berk’i tarttığın gibi tarttık not aldık, 10 gram bile aldığında mutluluktan havalara sıçradık. Eşimle nöbetleşe başında bekledik, uzun uykusuz geceler geçirdik, nefes alışlarını kontrol ettik. Gözümüzün önünde bir mucize büyüyordu ve biz de buna şahitlik ediyorduk. Azra'nın eli sadece parmağım kadardı ben onu beslerken o benim elimi tutuyordu  ben de inancımı , gücümü kaybetmeden , sabırla O'nu büyütmeye devam ediyordum.

Belgin: Bebeğine kıyafet ve bez bulma konularında sıkıntılar yaşadın mı?

Lale: Her prematüre bebek annesi gibi ben de kıyafet ve bez bulma konularında sıkıntılar yaşadım. Prematüre bebek bezi her markada bulunmuyordu ve her markette satılmıyordu. Ancak yıllar geçtikce Prematüre doğum sayısının artması ile bilikte hem bez hem de kıyafet artık daha rahat bulunuyor. Hala markete gittiğimde reyonlar arasından geçerken bezlere göz atıp Prematüre bebek bezi var mı kontrol ediyorum.

Lale: Azra’yı ilk kez görenler “Aaa ne kadar zayıf, yeterli beslenmiyor mu? Ağlıyor mu? Hareket edebiliyor mu? Yaşıtlarını yakalayacak mı ?” gibi soruları arka arkaya soruyorlardı. Sana da bu sorular geliyordu değil mi Belgin?

Belgin: Elbette benzer sorular geliyordu hatta bazen oyuncak bebek olduğunu düşünenler bile oldu. Şaşkınlık içinde nasıl dokunabildiğimi ve nasıl kucağıma aldığımı soruyorlardı. İnanılmaz bir güç ile hemşireler kadar iyi tutabiliyordum. Tüm hastanedeki hemşireler arkadaşlarım olmuştu defalarca soruyor ve sürekli onları izliyordum, zor zamanlardı.

Lale: Bu zor zamanlarda çevredeki insanların da daha bilinçli hareket etmeleri gerekiyor. Ben bir süre sonra artık bu soruları duymak ve cevap vermek istemediğim için kendi kabuğuma çekildim, şimdi düşündüğümde hata yaptığımı anlıyorum. Prematüre bebek annelerine tavsiyem hayatınızdan ödün vermeden bebeğinizle dışarı çıkmaya, özellikle bol oksijenli ve bol güneşli yerlere gitmeye devam edin.

Belgin:Hangi doktor kontrollerinden geçtiniz? Nasıl sağlık problemleri yaşadınız? Üstesinden gelebildiniz mi? Halen devam eden sağlık problemleri var mı ?

Lale :Azra 1 yaşına gelene kadar kontrol amaçlı pek çok branştaki doktora gittik. Nörolog, Ortopedi, Göz Doktoru gibi. Bazen haftalık bazen de aylık kontrollerimiz oldu.Röportajın başında bahsettiğim gibi "prematüre retinopatisi" nedeni ile Azra gözlerinden ameliyat oldu şimdi de gözlük kullanıyor.Geçirdiği beyin kanaması sonucunda da sağ ayak ve sol kolunda güç kaybı yaşadı. Ancak şükürler olsun ki günden güne yavaş yavaş güçleniyor. Fizik tedavi görüyor,faydasını da gördük. Bir de çiğneme sorunu yaşadı, onun için de terapi aldık. Ancak yemesi ve kilo alabilmesi için ben herşeyi blender ile verdim.

Belgin : Blender ile yemek tarifleri konusunda ben de kitap yazabilirim. Oğlum Berk’de 820 gram doğdu çok uzun bir süre çiğnemedi. Emme ve yutma yetileri anne karnında 28. Hafta gelişmeye başlıyor. Berk'de 30 haftalık doğdu. 8 yaşında 2. Sınıfa giderken ancak çiğnemeye başladı hala daha et, balık ve tavuk çiğnemiyor, blender kullanmaya devam ediyorum. Evlenirken O’na blender hediye edeceğim. 

Berk hayatında ilk kez 8 yaşında ,cheeseburger yerken, benim yüzümdeki mutluluk ve şaşkınlığı sen anlayabilirsin Lale'ciğim. 

Belgin:Prematüre bebeklerin büyüme takibinde önemli noktalar nelerdir ? Bu konudaki deneyimlerini paylaşır mısın? Azra , yaşıtları ile boy ve kilo olarak aynı değerleri yakalayabildi mi?

Lale: Bize yenidoğan doktorumuz Azra’nın hareketlerinin yaşıtlarından gerisinden geleceğini söyledi.Yaşıtlarının yaptığı hareketlerinin aynısını zamanında beklememizin yanlış olacağını, örneğin göz takibi, seslere cevap verme, yürüme ve konuşma gibi faaliyetlerin gecikmeli olarak gerçekleşebileceğini belirtti. Azra’nın sol kolundaki ve sağ ayağındaki sorunu ilk olarak 2 yaşında boyu uzayınca ortaya çıktı.Kasları kısa ve zayıf kaldığı içi ayağında çekme oldu. Biz doğduğu günden itibaren ortopedi doktoruna götürmemize rağmen 2 yaşına kadar bir durum tespit edilememişti. Fizik tedaviye 3 yaş gibi başladık, geç başlamamız ise sıkıntı oluşturdu. Azra şu an yaşıtlarını boy olarak yakaladı ancak kilo olarak yaşıtlarına göre geriden geliyor.

 Belgin: Azra kaç yaşında yürüdü? Kaç yaşında konuştu? Okul çağına geldiğinde yaşadığınız sıkıntılar oldu mu?

Lale: Konuşması,algılaması ,diş çıkarması yaşıtları ile cok farkli olmadı, arada 1-2 ay kadar zaman farketti.2 yaşında ise yürümesinde ve ince motor hareketlerinde geride kaldı. Şu an geliştirmeye çalışıyoruz. Azra desteksiz yürüemiyor fizik tedavisi devam ediyor, bol bol yüzüyor. Egzersiz yapıyor. Okul desteksiz yürüyemediği için almak istemedi. Umarım seneye kadar yürümüş olacak ve okula başlayacak. Eve öğretmen abla geliyor birlikte resim , boya  ve çizgi çalışmaları yapıyorlar. Ben de kızıma özel öğretmenlik yapıyorum. Bu sene Azra’yı anaokuluna da verdik.

Belgin: Eminim Azra tek başına yürümeyi de başaracak ve seneye 1. Sınıfa başlayacak. Prematüre bebeği olan kişiler nelere dikkat etmelidir? Son olarak prematüre bebek sahibi olan annelere tavsiyelerin nelerdir ?

Lale: Teşekkür ederim Belgin, herşeyin güzel olacağına ben de inanıyorum. Bakalım hayat bize neler getirecek. Prematüre bebek annelerine tavsiyem evde bebek bakımında çok dikkatli olmaları bebeklerin özel olduklarını hiç unutmamaları. Prematüre bebeklerin bebeklerin duyusal ve beyinsel gelişimleri için anne ve baba ile ten teması çok önemli.Yoğun bakım sonrasında, ev ortamında kanguru bakımı sürdürülmeli. Bebeğimize sevgimizi göstermeliyiz.

Ben kızımı büyütürken sadece doktorumuzun dediklerini dinledim dışardan gelen tavsiyeler ve kouşmalara kulağımız kapattım.Her gün kızıma  onu ne kadar çok sevdiğimi söylüyorum, sen benim "Süper Kahramanımsın" diyorum.

Belgin: Röportaja katıldığın için teşekkür ederim Sevgili Lale.Hayat boyu eşin ve kızınla el ele olmanızı diliyorum... 

Türkiye ‘de her yıl 120 bin bebek erken doğmakta yani hamileliklerin %10-12'si prematüre doğum ile sonuçlanmaktadır. Bu sayı lösemili çocuklardan fazla... Umarım prematüre bebekler için daha fazla proje yapılır.

Bize ulaşmak isterseniz belginozer@yahoo.com adresini kullanabilirsiniz. Bu röportaj yaşanılan deneyimlerden ibarettir, mutlaka konunun uzmanı doktorların tavsiyelerini dikkate almanızı öneririz.

Sevgiler 

Yorum Yaz

Aşağıdaki formu doldurarak yorum bırakabilirsin. Kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaz.

Yorumun gönderiliyor. Sayfayı kapatmamalısın.
Captcha

Yorumlar

ilknur acar
18 Mayıs 2016 21:39
merhaba bende prematüre ikiz annesiyim.Hamileyken bebeklerde oluşan kan transfüzyonu sebebiyle ameliyat oldum.Bebeklerimi 30 haftalik ve biri 550 gram diğeri 1280 gram olarak dünyaya getirdim.Şuan ikiside saglikli ve ben bu mucizelerin annesi olduğum için şanslıyım😉

GÜLSEREN KARAHASAN
18 Mayıs 2016 18:06
Lale benim kuzenim.Teyzemin kızıdır.Azra ile çıktığı bu zorlu ve uzun süreçte hep takdir ettim , hala da ediyorum..İnanılmaz sabırlı ve özverili bir annedir.Annelik ona çok yakışıyor.Seviyor ve saygı duyuyorum.Lale mükemmel bir anne...