Derya Hatiboğlu'nun Seyahat Günlüğü

12 Nisan 2016

675 görüntülenme

 

Trabzon'lu evli ve iki çocuk babası.Kızı Tara 16,oğlu Kerem ise 14 yaşında."Benim ruhum hala genç."diyor gülümseyerek...Trabzonspor takımlı.2014 yılından beri Vodafone Türkiye Finanstan Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görevde ve kariyerinin zirvesinde.12 Şubat 2016 tarihli Hürriyet Gazetesi haberine göre Derya Hatiboğlu TÜRKİYE’nin en etkili 50 finans departmanı yöneticisinden biri.

Kendisi tam bir seyahat tutkunu,40 ülke dolaşmış bir maceraperest.Kayıyor,trekking yapıyor,sırt çantası ile Afrika’ya seyahat ediyor,coşup akan nehirlerde rafting yapıyor. Fantastik sinema seviyor.Röportaj öyle keyifliydi ki hiç bitmesin istedim,sayılardan uzak,samimi,neşeli,anlatırken o anı tekrar tekrar yaşayan,renkli,heyecanlı bir Derya Hatiboğlu gördüm bu kez.Zirve tutkunu Derya Hatiboğlu röportajı ile sizi başbaşa bırakıyorum...

Kayakta güneş keyfi...

D.Hatiboğlu:Sorulardan bir tanesi tatil sizin için ne anlama geliyor diye hatırlıyorum.Soruların üzerinde biraz düşündüm röportaj öncesinde.

Belgin: Evet doğru çalışmışsınız Derya Bey.

D.Hatiboğlu:Tatilin anlamı mevsimsel olarak değişiyor bizim için.Örneğin her kış muhakkak bir kayak tatiline gideriz.Kayak tatili ailenin biraraya geldiği olmazsa olmaz tatil planlarımızdan biridir.İstanbul'da çok sık yapamadığımız hep birlikte yemek yemek,uzun saatler sohbet etmek,ailece birşeyler seyretmek gibi aktiviteleri yapıyoruz.Otel yerine daha rahat edebildiğimiz kısa dönemli daire kiralıyoruz.Tüm aile,başka bir şehirde yaşıyormuş hissine kapılıyoruz.Genelde kayak için İtalya’yı tercih ediyoruz.İtalya’da farklı kayak merkezlerini denedik,örneğin La Thuile,Cervinia,Madonna di Campiglio,Selva di Val Gardena gibi.Genelde ben aynı yere gitmeyi sevmiyorum.Sadece çocuklar küçükken iki kez üst üste Slovenya’da aynı yere gitmiştik.Çok uzun yıllardır kayıyorum.Ayrıca kayak merkezlerindeki ortamı da çok seviyorum.Güneş, kar, öğle saatlerinde yemek..Çocuklar için de farklı bir deneyim olduğunu düşünüyorum.

İsviçre Zermatt

Aladağlar

Belgin:Yaz tatillerinizi nasıl geçirirsiniz?

D.Hatiboğlu:Yaz tatiline gelmeden önce ara tatilleri de değerlendiriyoruz.Ara tatillerde daha çok kültür turları yapmayı seçiyoruz.Görmediğimizyerlere çocuklar ve arkadaşlarla gidiyoruz.Örneğin çocuklarla birlikte Hatay'a,Kapadokya'ya gittik.Çocuklar çok küçüktü,beraber Kapadokya'da balona binmiştik.Eşimle ise Diyarbakır ve Gaziantep'e seyahat etmiştik.Yaz tatilinde ise favorim sırt çantası ile dağ tatili yapmak.

Belgin:Trekking mi yapıyorsunuz?

D.Hatiboğlu:Evet trekking ve çadırlı yaşam.Herşey sırtımızda kaplumbağa modeli ile.

Dağcılık denemelerim...

Belgin:Neden genç kaldığınız belli oldu Derya Bey...

D.Hatiboğlu:Teşekkür ederim.Genelde Karadeniz’e Rize yada Artvin’e yaylalara gidiyoruz.Telefon yok,aile yok,genelde erkek arkadaşlarımla gidiyorum.Orda amaç yalnızlık,kendimizi keşfetmek ve doğa ile iç içe olmak.İki sene önce de Engin Aksoy’un gitmediği iki ilden biri olan Hakkari dağlarına ve yaylalarına gittik.Orada inanılmaz bir deneyim yaşadık.Çocukların henüz büyüyüp "Biz gelmek istemiyoruz."dedikleri çok yakın zamanlara kadar yazları yakın arkadaşlarımız ve çocuklarıyla büyük bir grup şeklinde tekne tatili yapıyorduk.

Ailelerle mavi yolculuk.

Belgin:Bugüne kadar kaç ülkeye seyahat ettiniz ?

D.Hatiboğlu:Bu soruya dün akşam çalıştım.Tek tek saydım,38 ülkeye gitmişim.Biz 4.5 yıl Belçika’da yaşadık. Bu nedenle o dönemde Avrupa’da birçok  ülkeye gitme fırsatı bulduk.Gittiğim ülkeler ve şehirler; Belçika,Hollanda,Fransa,İspanya,İtalya,İran,Luxemburg,Dubai,Kanada, Hindistan,Gürcistan,Letonya,Çek Cumhuriyeti,Yunanistan,Romanya,Makedonya,Hırvadistan,Karadağ, Almanya,Amerika,Maldivler,Rusya,Estonya,Polonya,Avusturya,İsviçre,Güney Afrika,Zimbabve,İsviçre, İngiltere,Macaristan,Norveç,Azerbaycan,Slovenya,Bulgaristan,Zambiya.

Talinn Estonia

Belgin:Harika.Ne kadar çok gezmişsiniz.Bu gezdiğiniz yerler arasından en çok etkilendiğiniz üç yer desem?

D.Hatiboğlu:Bu gördüğüm yerler içerisinden beni en çok etkileyen üç yer; Maldivler,Hindistan,Venedik

Maldivler inanılmaz bir deneyim.Bence herkesin en az bir defa yaşaması gereken bir deneyim.Okyanusun ortasındaki atoller,uçaktan okyanusun ortasına serpiştirilmiş kum yığınları gibi görüküyor..Beni çok etkiledi.Denizden yüksekliği en fazla  2 metre olan adalarda  incecik kumdan sahil ve alabildiğince mavi deniz sizi bekliyor olacak.Dev bir okyanusun içerisindesiniz.Kırmızı balıklar,yeşil balıklar,mercan kayalıkları......İnanılmaz bir deneyimdi.Ben oraya gittiğimde beş gün boyunca çıplak ayakla dolaştım.Karada ama aynı zamanda denizle o kadar yakın olma hissi çok değişik ve çok da güzeldi.

Hindistan değişik bir coğrafya ve değişik bir kültür.Tac Mahal muhteşem ve çok alımlıydı.Hindistan’da Varanasi şehrine gittik.Varanasi oranın kutsal kenti,Ganj nehrinin yanında yer alıyor.Çocuklar o zaman oldukça küçüktü,biri dört diğeri altı yaşındaydı.Ölülerin yakılma seansına katıldık.Krematoryum ölülerin yüksek ısıda yakıldığı yerler.Oradaki dinsel törenler,insanların sabahın erken saatlerinde güneşe karşı yapmış olduğu ayinler,insanların yaşama biçimleri o kadar değişik ki... Hala hatıralarımızda ve geçmişe giderek o anları tekrar yaşamak istiyoruz.

Ganj nehri - Yakılan bedenler

Delhi Agra ...

Belgin:O yakılma esnasında ortaya çıkan koku kötüydü değil mi ? Ben de Endonezya Bali’de benzer bir deneyim yaşamıştım.

D.Hatiboğlu:Koku kötü ve değişik.İnsan etinin kokusu ve dumanı bir sis gibi çöküyor.Yakılma esnasında kullanılan odunlar özel ve kalori değeri yüksek.Çok değişik bir deneyim yaşamış olduk.

Belgin:Sizi Hindistan'dan alalım şimdi,Venedikten aklınızda kalanlar neler?

D.Hatiboğlu:Venedik bir rüya şehir.Adeta bir film platosu.Denizle iç içe, bambaşka bir güzellik.

Belgin: Hayalkırıklığı yaşadığınız bir seyahatiniz oldu mu ?

D.Hatiboğlu:Çoluk çocuklu tatil yaptığımız bir dönemde,çocuklar yine küçüktü, kalabalık bir grupla tatil köyüne gittik. Kemer’de gittiğimiz bir tatil köyünde,tatil bizim için zehir oldu.Alan büyük, ortam sıcak,çocuklar ortada dolaşıyor,onların peşinden koşturuyoruz.Benim için büyük bir hayalkırıklığı olmuştu.

Çamlıhemşin Rize

Belgin:Tatile gitmeden önce araştırma yapar mısınız?

D.Hatiboğlu:Ben tatile gitmeden  birkaç ay önce araştırmaya başlıyorum.Herşeyi okuyorum nerede ne yapılır,ne yenir, inceliyorum.Planlı programlı çalışıyorum. Bu araştırmalar insanın gideceği ülke hakkında genel kültürünü de geliştiriyor.

Karadağ Kotor

Belgin: Bir ay izniniz var Derya Bey? Nerelere gitmek istersiniz ?

D.Hatiboğlu:Güneydoğu Asya’da Kamboçya ve Laos.Vietnam ve Brezilya’yı da merak ediyor ve gitmek istiyoruz.Arjantin, Patagonya, Buzullar, Alaska da merak ettiğim yerler arasında.Zaten buraları gezmek 1 ayı doldurur.

Ahlat en büyük açık mezarlık.

Belgin: Gideceğiniz rotaları siz mi eşiniz mi belirliyor?

D.Hatiboğlu: Benim eşim bu işlere hiç karışmıyor. Eşim çok uyumludur,hiç hayır demez, ancak program yapmayı bana bırakıyor.

Newyork Empire State Building

Belgin:Seyahate gittiğinizde çantanızda genelde neler oluyor? Bir yolculuğa çıkarken en çok ihtiyaç duyduğunuz eşyalar hangileri?

D.Hatiboğlu:Mutlaka yanımızda bir gezi seyahat rehberi olur.Biz turla değil hep gideceğimiz yerlere kendimiz gitmeyi seviyoruz. Dolayısı ile bu tür gezi kitapları çok işimize yarıyor. Kişisel gelişim ya da Business kitaplarını da genellikle çantama koyarım ama onlar hiç açılıp okunamaz.Gittiğimde ben oranın yerlisi gibi yaşamayı ve oranın tadını çıkarmayı seviyorum.Geziyoruz, dolaşıyoruz,yemek yiyoruz,kahve içiyoruz, sohbet ediyoruz gün böyle geçiyor.

İshakpaşa Sarayı DoğuBeyazıt

Belgin:Otel konaklamalarınızdaki tercihiniz nedir ?

D.Hatiboğlu:Genelde apart hotellerde kalmayı tercih ediyoruz.Kendimizi evde gibi hissediyoruz.Ne kadar finansçı olsam da tatillerde kaynakları kısmayı sevmiyorum bu nedenle de şehir merkezinde ama daha pahalı olan butik ya da apart otelleri seçiyorum.Aslında bakacak olursak bir sene boyunca çalışıp para biriktirip tatil yapıyoruz.Çok fazla lükse de kaçmadan, iyi yerlerde, rahat edebileceğimiz, merkezi yerlerde kalmayı tercih ediyoruz.

San Francisco Golden Gate.

Belgin:Tatile giderken finansal verileri, sayıları, mailleri arkanızda bırakıyor musunuz Derya Bey ?

D.Hatiboğlu: Evet “günün belli bir bölümünde, tamamıyla” arkamda bırakıyorum. Sürekli mail takip edilmesi de anı yaşamayı engelliyor. Genelde programlı hareket ederek belli saatlerde vakit ayırarak gerekli kontrolleri yapmayı tercih ediyorum örneğin sabah uyandığımda kahvaltıdan önce yada akşam yatmadan önce.

Kanada -Amerika 

Belgin:Gittiğiniz ülkelerden bir şey alır mısınız ? 

D.Hatiboğlu:Muhakkak magnet alırız.

Belgin:Size göre çok okuyan mı bilir çok gezen mi? 

D.Hatiboğlu:Düşünmem lazım.Okuyan öğrenir.Gezen de hisseder bence.Okumanın hızına gezmenin hızının yetişmesi mümkün değil.Ancak Venedik’i kitap sayfalarında okumak mı? Yoksa o şehirde gezerek gondolları görerek yaşamak mı? Arada büyük bir fark var.

Niagara Falls

Belgin:Türkiye’de en çok etkilendiğiniz yer neresi oldu ?

D.Hatiboğlu:Bence İstanbul hergün içinde yaşadığımız bu şehir, çok farkında olmasak da oldukça etkileyici.Edirne’de etkilendiğim bir il, Osmanlı tarihinin en iyi korunduğu ve en iyi eserlerinin olduğu bir il. Bence hak ettiğinden daha az değer görüyor. Mardin çok değişik, mimari müthiş.

Edirne Cami

Coğrafya açısından bence Van ve çevresi muhteşem. Van gölü, Ağrı Dağı unutamadığım yerler arasında. Ağrı Dağı’nı görme şansın oldu mu Belgin?

Muhteşem Ağrı Dağı.

Belgin: Ne yazık ki olmadı. Bize biraz anlatır mısınız? O anı adeta tekrar yaşıyorsunuz anlatırken.

D.Hatiboğlu:Ağrı Dağı’nın klasik bir resmi vardır. Ön tarafta çoban ve sürüsü, arka tarafta dağ. Ben onu gerçekten yaşadım.Arkamda kocaman bir dağ, ovanın ortasından dev gibi görünüyordu.Orada koyunlar, çobanlar, çiçekler... İnanılmaz çok güzeldi. Türkiye’de Kars, Ardahan ve Çıldır Gölü’ne de gitmek istiyorum.

Kaçkarlar...

Belgin: Bu yaz için seyahat planlarınız hazır mı?

D.Hatiboğlu:Temmuz tatilinde Norveç Fiyordlar var. Ağustos tatilinde Yunan Adaları planlıyoruz.İki sene önce Mykonos, Santorini ve Rodos’u görmüş ve çok beğenmiştik. Bu sene de Skopelos’a gitmeyi düşünüyoruz, geçen sene Engin Bey oraya gitmişti. Eylül de ise Kamboçya, Laos ve Vietneam’a gitmeyi planlıyoruz. Tabii bunun için yüklü bir bütçe planı yapmam lazım.

Belgin:O zaman dönüşte de sizden bir sehayat yazısı bekliyoruz Derya Bey.

D.Hatiboğlu: Yazarım.Çok keyfili bir iş olduğunu düşünüyorum yazmanın.Güzel anılarımız var yazıya dökmenin keyifli olacağını düşünüyorum.Örneğin Zimbabve’ye sırt çantalarımızla gitmiştik.Seyahatin içinde maceracı ruhum ortaya çıkıyor. Klasik deniz, kum,güneş tatili hiç bana göre değil çok sıkılıyorum.Yeni yerleri, değişik yerleri görmeyi, keşftemeyi seviyorum.Dolayısı ile iyi bir fikir seyahat maceralarımı yazabilirim.

Güney Afrika Cape Town.Ümit Burnu.

Belgin: Harika gezi yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz.Seyahatte iken asla kaçırmam dediğiniz şeyler var mı? Bir seyahatin olmazsa olmazları neledir?

D.Hatiboğlu: Biz liste tutarak orayı da görelim, burayı da görelim demiyoruz.Ancak bir disiplin içinde de yine hareket etmek gerekiyor.Örneğin tatilde saat 11:00’de, 12:00’de uyandığınızda kahvaltı filan derken gün bitiyor.Bu nedenle sabah erken kalkmaya çalışıyor ve belli başlı görmek istediğimiz yerleri gezmeye çalışıyoruz.O sırada hiç planlarımızda olmayan birinin önerisi de karşımıza çıkabiliyor.Bir seyahatin olmazsa olmazları arasında ise mutlaka gittiğimiz ülkelerin yerel tadlarını denemek var. Örneğin Zimbabve’de kızartılmış tırtıl yemiştim.

Belgin:Kızartılmış tırtıl mı dediniz? Tadı nasıldı?

D.Hatiboğlu:Bulgaristan’da ise ayı eti yemiştik.Tırtıl, tırtıl gibi kıtır kıtırdı.Çok tat aldığımı söyleyemiyeceğim.Ayı eti ise oldukça doyurucuydu.

Güney Afrika Safari.

Belgin: Unutamadığnız tatil anılarınız desem? Aklınıza neler geliyor?

D.Hatiboğlu: Kapodokya’ya çocuklar küçükken birlikte gitmiştik, balona binmiştik. Balonla geziyoruz, çocuklar mutlu, gülüyorlar ama birden rehber acil iniş yapacağız demişti, ben bunun bir şaka olduğunu düşünmüştüm, ama normal bir iniş değil ani bir iniş yaptık, bu unutamadğımız bir anı olarak hafızalarımızda kaldı.Zimbabve’ye gittiğimizde ise eşimle birlikte rafting yapmıştık, maceraperest olduğumuz için en önde oturuyorduk, bottan düştük.Oradaki suyun gücünü anlatamam.Ben epey bir süre suyun altında kalmıştım.Suyun üzerine çıkmaya çalışıyorum ama bir türlü olmuyordu,eşim de ben de oldukça korkmuştuk.Limitleri zorladığımız bir tatil olmuştu. Başka bir tatilde Prag’a gitmiştik, bir arkadaşımız para bozdurdu ama karaborsada. Birlikte birşeyler satın alırken parayı uzattı kasiyer bu ne parası,bizim ülkemizin parası değil demişti.Bu da aklıma gelen başka bir anı.

Zambia Rafting.

Victoria Falls.

Belgin:Seyahat edeceklere ilk kez yurt dışına çıkacaklarına tavsiyeleriniz nelerdir? 

D.Hatiboğlu:Genelde insanlar gittikleri yerlerdeki koşullara uyum sağlamaktan ziyade Türkiye’deki koşulları oraya taşıma zihniyetindeler. İtalya’da kahvaltı kruvasan ve kahve ile yapılır.Seyahate çıkanların gittikleri yerlerde ağzımın alıştığı geleneksel tatları aramamalarınıve İtalya’ya gidince insanların orada peynir, zeytin, domates aramaması ve oradaki yerel tadları denemelerini öneriyorum.Aksi taktirde tatile çıkmak yerine evi oraya taşımış oluyoruz.

Fransa,kayakta tatlı büfesi...

Belgin:Son sorum,bu şehre ben hiç sıkılmadan,hep giderim diyeceğiniz şehir neresi olur ?

D.Hatiboğlu:Roma.İtalya’nın doğasına ve mutfağına hayranım.Funghi pizza favorim.

Belgin: Sizinle sohbet çok keyifliydi,vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyor ve size ailenizle birlikte nice keyifli seyahatler diliyorum.

D.Hatiboğlu: Ben de çok keyif aldım, çok teşekkürler. Herkese macera dolu seyahatler dileklerimle...

Slovenia Bled Lake 

Yorum Yaz

Aşağıdaki formu doldurarak yorum bırakabilirsin. Kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaz.

Yorumun gönderiliyor. Sayfayı kapatmamalısın.
Captcha

Yorumlar

Şehnaz Tuğasaygı
22 Nisan 2016 10:18
Sizi okurken birlikte dünyayı gezmiş gibi hissettim. Çok keyifli ve macera dolu dolaşmışsınız. Bu seneki rotalarınız benim de hayal ettiğim yerler. Umarım harika geçer :)

Mesut Demirbilek
21 Nisan 2016 17:01
Harika bir söyleşi... En güzel tarafı da bundan sonraki seyahatlerim için Derya beyden alacağım bir çok ipucu ve tavsiyeler ; özellikle dağ ve orman gezileri ile çadır ve trekking...Gönülden tebrikler,

Metin Erkmen
13 Nisan 2016 08:15
Elinize sağlık yine çok güzel bir biyografi olmuş :) Tebrikler. Bu arada 40 ülle dile kolay :)

Engin Bayrakdaroğlı
12 Nisan 2016 12:44
Yöneticilerimizi bu tarzda değişik yönleriyle tanımak gayet güzel tebrik ederim