Kavala

2 Aralık 2016

139 görüntülenme

Kavala bir sahil kenti, masmavi denizi, lezzetli yemekleri, sıcakkanlı yardımsever insanları ve Eski şehir’deki evleri, eserleri ile keşfedilmesi gereken  80 bin nüfuslu şirin bir Yunan kenti. Türkiye’den sadece 170 km uzaklıkta...

Selanik gezimizden sonra  Kavala’ya gitmek üzere araba ile yola çıktık. Kavala ile Selanik arası 153 km, yaklaşık 1 saat 40 dakika sürüyor.  Yunan radyosundaki  şarkılar eşliğinde yemyeşil ovalar, yaylalar arasından, kenarda kalan şirin tertemiz köyleri seyrederek Kavala’ya vardık. 

Sizin de bir gün yolunuz Kavala’ya düşerse limanda bembeyaz yükselen , harika deniz manzaralı Airotel Galaxy’de kalmanızı öneririm. Booking.com’dan rezervasyon yapabilirsiniz, tesisin puanı 8,5. Otel hem her yere yürüme mesafesinde hem de harika bir deniz manzarası var. Akşam otelin roof barında içkinizi yudumlayabilir, sabah ise yine Roof Restaurant’ta masmavi deniz manzarası eşliğinde kahvaltı ederek , Yunan kahvesi keyfi yapabilirsiniz. Ayrıca Otel’de otoparkta mevcut ve ücretsiz olarak yararlanabilirsiniz.

Otelin roofundan kahve keyfi...

Kavala’da önce çarşıları sonra liman kenarında yer alan sahili gezdik. Sahil boyunca pek çok cafe, restaurant ve hediyelik eşya dükkanları yer alıyor. Şehrin en önemli geçim kaynağı balıkçılık. Selanik şehrinden sonra ikinci önemli turizm merkezi olan Kavala’da 1 gece kalarak, 2 günde şehri yürüyerek keşfedebilirsiniz.

Kavala’ya biz ilkbahar mevsiminde Nisan ayında gittik, yazın gidecekler için Kalamitsa, Rapsani ve Perigiali gibi plajlarda deniz keyfini de deneyebilirsiniz. Kavala’dan dilerseniz feribotla Limnos adasına da geçebilirsiniz, ekteki siteden günlük seferleri inceleyebilirsiniz.

http://www.directferries.com.tr/kavala_feribot.htm

Thassos (Taşöz) Adasındaki merkezlerden Prinos’a  Kavala'dan kalkan feribotlar 1 saat 45 dakikada varıyor. Thassos Adası'nın denizin mükemmel olduğunu, her koyda kristal berraklığında tertemiz, cam gibi bir su ile karşılaşıldığını duymuştum. Akşam saatlerinde sahilden çok net görülen Thassos Adası, Kavalıların hafta sonu kaçamak yaptığı müthiş bir yermiş.

Kavala Tadları

Kavala denince aklımıza meşhur kurabiyeleri de geldi tabii ki. Şehirde her pastanede Kavala kurabiyesi’ni bulabilirsiniz ancak benim favorim Old Town’da ( Eski Şehir) önünden geçerken nefis kokusu ile size içeri çeken Konstandinos tarafından işletilen pastane oldu.

Cevizli, bademli, tereyağlı ve pudra şekerli olan Kavala kurabiyesinin en önemli özelliklerinden biri de uzun süre tazeliğini koruyor olabilmesi.

Berk ve Konstandinos kurabiyeleri beraber satarken poz verdiler.

Kavala’da tavsiye edebileceğim restaurant ise en az Selanik yazımda bahsettiğim Full to Meze kadar başarılı olan Orea Mitilini Restaurant. Harika bir manzaraya sahip , limanı ve günbatımını seyretmeye gerçekten doyamıyorsunuz. Todori’nin “Hoşgeldiniz" kelimesi ile yüzümüzde bir gülümseme beliriyor. Biz de kendisine Yunanca "Efharisto" (Teşekkür ederim.) diyerek karşılık veriyoruz.  Kavala’da herkes mutlaka 3-4 kelime de olsa Türkçe biliyor ve konuşuyor.

http://www.orea-mitilini.gr/en

Porsiyonlar oldukça fazla, siparişinizi buna göre vermenizi öneririm.  Türkçe menü de bulunuyor. Yunanlılar akşam yemeğine genelde 22.00-23.00 arasında başlıyor. Zeytinyağı, Yunan yemeklerinde olabildiğince cömert kullanılıyor. Yunanistan’a balık ülkesi diyebilirz, hem taze hem de Türkiye’de olduğu kadar pahalı değil.

Yunanistan’da restoranlarda alkol şişelerinin genellikle küçük boy olarak servis edilmesi dikkatimi çekti. Sorduğumda nedeninin “Alkol sarhoş olmak için değil eğlenmek için içilir,” cevabını aldım. Kadehlerimizi tokuşturulurken "Geia Mas- Ya Mas" dedik. Türkiye’deki “Şerefinize” anlamının aksine “Sağlığınıza” anlamına geliyor.

Bu sefer neler denedik ?

Psarosoupa: Bir tür balık çorbası. Patates, limon ve yumurta eklenerek yapılıyor.

Greek Salad: Çoban salatasının Yunan versiyonu. İri doğranmış domates, salatalık, halka soğan, yeşillik, beyaz peynir ve zeytinyağı ile servis ediliyor.

Barbounia: Barbunya, kırmızı balık tavada kızartılmış olarak servis edildi, oldukça taze ve lezzetliydi.

Sardeles : Sardalya balığı tavada unla kızartılmış olarak geldi.

Kalamari: Kalamar bütün olarak geliyor.

Kabak kızartma: Önce una veya unlu bir sosa bulanıp sonra kızartılmış. Bu sayede kabak yumuşamamış, çıtır çıtır kabakların yanında yoğurt da yer alıyor.

Greek Coffee: Türk kahvesinin sadece isim değiştirmiş hali. Şekerli veya sade olarak tercih edebilirsiniz.

Orea Mitilini Restaurant akşam manzarası...

Gezilecek- Görülecek yerler

Kavala Belediye Binası

Şehri gezerken Kavala Belediye Binası (Town Hall) dikkatimizi çekti. Macar tütün tücarı Herzog tarafından, Macaristan Sarayı'nın bir minyatürü olarak inşaa edilmiş. 1937 yılından beri Kavala Belediye Binası olarak kullanılmaktaymış. Kavala Belediye Binası’nın paralelinde, bir çok mağazayı bulabileceğiniz Averof Caddesi ile Omonias Caddesi alışveriş yapmak için bir çok alternatif sunuyor. Bu alandaki Pavlou Mela ve Megalou Alexandrou Caddeleri sadece yayaların kullanımına açık olduğu için en popüler caddeler arasında yer alıyor. 

Su Kemeri

Kavala 1387 yılından 1912 yılına kadar Osmanlı toprağı idi. Şehirde pek çok Osmanlı ve Bizans eserlerine rastlamak mümkün. 16.yy'ın ortasında, Kanuni Sultan Süleyman zamanında su kemeri inşaasıyla Kavala'nın gelişmesine katkıda bulunulmuş. Şehri baştan aşağı saran bu tarihi su kemeri şehrin en önemli ve dikkat çeken eserlerinden biri. Kuzeydeki dağlardan, şehir merkezine su sağlanmış, Kavala’nın doğu girişi halen bu su kemerinin altından geçiyor. Su kemerlerinin, Pargalı İbrahim Paşa tarafından yaptırıldığı söyleniyor.

Agios Nikolaos Kilisesi

Eleftherias Meydanı yakınında bulunan eski bir cami olan Agios Nikolaos Kilisesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Kanuni’nin damadı olan Sadrazam İbrahim Paşa (Pargalı İbrahim) tarafından yaptırılan eski adıyla Maktul İbrahim Paşa, yeni adıyla Agios Nikolaos Kilisesi de görülmesi gereken yerlerden birisidir. 1530 yılında yapılan bu eser 1926 yılında kiliseye dönüştürülmüş ve Hıristiyan mozaikleri eklenmiş.

Panagia (Old Town)

Kavala Kalesi’ nin eteğinde yer alan sevimli yarım ada, Eski Şehir olarak da anılıyor. Dar sokakları, renkli evleri, şirin kafeleri ve  tarihi dokusuyla Kavala’da mutlaka görülmesi gereken bir yer. Kavala’da yıllar boyu hüküm sürmüş. Osmanlı eserleri de yoğun olarak Panagia bölgesinde yer alıyor. 

İmaret

1817'de inşa edilen imaretin sıra sıra kurşun kubbeli mimarisi bana İstanbul'daki Topkapı Sarayı'nı anımsattı.18 kubbeli tipik bir Osmanlı yapısında 2 medrese, 2 mescit de yer alıyor. Osmanlı zamanında Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından medrese ve aşevi olarak kullanılan İmaret Mısır Hükümeti tarafından alınmış. Günümüzde Kavalalı bir iş adamı tarafından işletilen bir otel.

http://www.imaret.gr/the-hotel

Kavala Kalesi

Kaleye doğru giden yola girdiğinizde artık Osmanlı’nın izlerini de görmeye başlıyorsunuz. Kale yolu oldukça dik ama görülmeye değer. Kavala’nın nefes kesici manzarası ile meşhur kalesi Eski kentin en tepe noktasında yer alıyor. Her yıl binlerce ziyaretçiyi bölgeye çekiyor ve bölgenin en önemli tarihi eserlerinden biri olma özelliğini taşıyor. En büyük bölümü XV. yüzyılın ilk çeyreğinde yapılmış. Günümüzde,kalenin birçok duvarının halen ayakta olduğu görülüyor.

Kalenin içinde Paskalya zamanı çocukların yaptığı çuval yarışlarını da izledik.

Kalenin manzarası gerçekten de büyüleyiciydi. Kavala’yı kuş bakışı görebilirsiniz. Masmavi Ege’nin üzerinde uçan martılar ve şehrin silüeti hala aklımda. Merkezdeki yuvarlak kule kalenin mimarisini oluşturuyor. Tarihte savunma amaçlı kullanılan kale günümüzde çeşitli etkinlik ve festivallerin yapıldığı, insanların buluştuğu, açık hava tiyatrosu ve çay bahçesi ile hizmet sunan bir yer haline gelmiş.

Dar merdivenlerin yer aldığı tünellerden geçerek kalenin tepesine ulaştığınızda karşınızda Tasos ada ile sizi muhteşem bir Kavala manzarası karşılıyor olacak.

Kalenin sağ tarafından yokuş aşağı inen yolda, tek katlı evler arasından, daracık sokaklarda yürüdük. Taş evler, farklı renklerde boyanmıştı, balkonlarında sardunyalar rengarenk yer alıyordu. Yunan türküleri gelen evlerde bahar temizliği yapılıyor, sabun kokuları sokakları dolduruyordu. Evcil hayvan sesleri ile belki de özlediğim şehrin kaosundan uzak bir zaman diliminde kayboldum, her anı fotoğraflamak istedim. 

http://www.castle-kavala.gr/

Mehmet Ali Paşa Evi

Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa 1769'da Kavala’da doğmuş. Kavala’da doğan Mehmet Ali Paşa, büyük bir komutan ve devlet adamıydı. Büyük bir çöküş dönemine giren Osmanlı’da kısa sürede yükselmiş ve Mısır Valisi olmuştu. Günümüzde evi bir müze olarak korunmaktadır..
Ev bakımlı ve temiz, bahçesinde çeşitli çiçekler var. Yunanlılar, Mehmet Ali Paşa'yı, bir Osmanlı paşası olarak değil, Osmanlı'ya baş kaldıran bir paşa olarak biliyor ve tanıyorlar hatırasına, evine sahip çıkıyorlar.  Evin hemen önünde Mehmet Ali Paşa'nın bir heykeli var. Heykelde paşa, at üzerinde Ege Denizi'ne bakar şekilde betimlenmiş. Bugün şehrin en önemli turistlik ziyaret noktaları arasında yer alıyor.


Hemen yan tarafta da bir küçük kilise yer alıyor. Rum Ortodoks Meryem Ana Kilisesi (Virgin Mary Church, The Panagia Church) manzarası ile kendine hayran bırakıyor. 

Kilisenin önünden masmavi Ege’ye bakarken Tanrı’nın yarattığı eserlerine saygı duymamak imkansız.

Konağın aşağısında süper bir kafe var. Süper olması konumu ve iç dizaynının güzelliğinden kaynaklanıyor. Kafenin balkonu hemen hemen bütün Kavala’yı görüyor .Fotoğraf için güzel bir yer. Frappelerimiz yudumlarken manzaranın keyfini çıkartıyor ve serinliyoruz. 

Halil Bey Cami ve Medresesi 

Kaleye çıkarken yürüme rotamızda karşımıza çıkan bu yapıyı da ziyaret ediyoruz. 16. yüzyılda inşa edilmiş. Medresenin 8 odası günümüze kadar iyi durumda gelmiş.

Kavala’nın yıktırılmayan tek camisi olma özelliğini de taşıyormuş. Cami şimdilerde kültür merkezi olarak kullanılıyor.

Kavala’da denizen hemen kenarında bir lunapark var, gece ışıkları ile şehre renk ve hareket katıyor. Dönme dolaptan ise Kavala limanının manzarasını seyretmek oldukça keyifliydi.

Ben komşuyu Yunanistan’ı hep sevdim, İstanbul Kavala arası yaklaşık 5 saat, yaz aylarında şehir tam bir turist cenneti olduğunu tahmin ediyorum. Sizin de yolunuzun bir gün Osmanlı tarihi ile dolu olan , şirin Kavala’ya düşmesini diliyorum...

“Dünyayı dolaşın. Görebileceğiniz bütün rüyaların en muhteşemi!” – Ray Bradbury

Yorum Yaz

Aşağıdaki formu doldurarak yorum bırakabilirsin. Kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaz.

Yorumun gönderiliyor. Sayfayı kapatmamalısın.
Captcha

Yorumlar

Mehmet Ergene
1 Eylül 2016 13:56
Çok güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık