Küba Gezisi

13 Kasım 2017

207 görüntülenme

Murat Büyükçolpan, 12 yıldır Vodafone’da çalışıyor, Ücretlenme Şikayetleri  bölümünde bulunuyor. İş dışında en büyük tutkusu fotoğraf çekmek ve yürüyüş yapmak . Hayattaki sloganı ise "Yaşadığım anların kıymetini bilip pozitif düşünce ve mutlu yaşamaya çalışıyorum."

Murat Büyükçolpan daha önce Uzakdoğu seyahati ve Güney Doğu Anadolu turundaki izlenimlerini de bizimle paylaşmıştı... Gelin birlikte Küba'da neler yaptığını soralım...

Belgin: Küba'ya nasıl karar verdin? Nasil bir planlama yaptın

Murat: Aslında ilk tercih olarak sadece Küba'yı düşünmemiştim. Küba, Japonya ve Tanzanya arasında kararsız kalmıştım. Bir arkadaşım ile beraber Küba'ya gitmeye karar verdik ancak son anda bir işi çıkıp gelemedi, ben de yalnız tatile çıktım. Çıkmadan önce internetten araştırma yaptım; ne yenir ne içilir, nerede kalınır nereleri görmeliyim şeklinde ve daha önce Küba'ya gitmiş bir arkadaşımdan da bilgi almıştım.

Belgin: Küba'ya nasıl vize alınır?

Murat: Küba'ya vize 1 günde alınabilir. Kardeşim turizm şirketinde çalıştığı için çalıştığı yerden vize başvurusu yaptım, vize 1 gün içinde çıktı ve 150 TL vize parası ödedim. Küba'ya gitmek isteyenler seyahat acentalarından başvuru yapabilirler.

Belgin: Küba'da ne kadar kalmayı öneriyorsun? Hangi şehirleri gezdin?

Murat: Ben tatilimi 10 gün olarak planladım ama son görmek istediğim bir şehri göremediğim için 15 gün planlamak daha uygun olacaktır.  Ben ilk önce Havana sonrasında Vinales, Santa Clara ve son olarak Trinidat'ı gezip gördüm. Hepsi birbirinden farkli güzellikleri olan yerler.

Oraya kadar gitmişken mutlaka Varadora'da görülmeli. Ne yazık ki benim vaktim yetmedi. Varadora en güzel deniz ve plaja sahip.

Belgin:  Küba güvenli bir ülke mi?

Murat: Küba kesinlikle çok güvenli bir ülke. İlk gittiğim zaman biraz güvenlik endişesi yaşadım. İnsanların bakışları ve yaklaşımları beni rahatsız etmedi. Herkes kendi halindeydi. Kafamdaki önyargı silinmiş oldu, güvenlikle ilgili bir sıkıntı yaşamadan ülkeme dönmüş oldum.

Belgin: Küba seyahati öncesi bilmemiz gereken birkaç önemli detayı bizimle paylaşır mısın?

Murat: Küba'da "Casa" denilen devlet kontrolünde olan, Küba'da yaşayan halkın evinin bir odasını turistlere açtığı bir sistem var. Bu sistemle Kübalı bir ailenin evinde kaldım. Bence otelde kalmaktan çok daha iyi. Herkesin cesaret edebileceği bir durum değil, kimilerine çılgınlık gibi de gelebilir ama güvenlik endişesi olmadan kalabilirler. Her ülkede olduğu gibi taksi şöförlerine güvenmemelisiniz, para için her yol mübah mantığıyla yaklaşıyorlar . Muhakkak pazarlık yapılmalıdır.

Belgin: Havana pahalı bir şehir mi? Havana'dan ne alınır?

Murat: Havana çok pahalı bir şehir değil ama oteller geceliiği ortalama 150 TL civarında. Bir öğle yemeği de 20-25 TL civarında. Havana'dan her ülkede olduğu gibi magnetler, anahtarlıklar ayrıca Küba yazılı küçük araba plakaları alınabilir, tanesi 15- 20 TL arasında. Ben Havana'da aile yanında kaldığım için çok daha ucuza kaldım ayrıca Kübalı bir ailenin yaşantısını yakından deneyimleme şansı yakaladım. Değişik bir deneyim olarak anılarımda yerini aldı. 60'lı yaşlarda evli bir çift, evde iki torunlarıyla birlikte yaşıyorlardı. Neredeyse hiç konuşamasak da birbirimizden aldığımız pozitif enerjiyle tatilimi farkli bir anlayışla geçirmeme vesile oldu.

Belgin: Havana'da görmeden dönmeyeceğimiz yerler neresidir?

Murat: Havana'da El Capitolio Binası etrafındaki tüm sokaklar muhakkak gezilmelidir. Yıllar önce yapıldığı mimariyi koruyan evler, çok güzel bir duygu yaşatıyor. Adeta bir filmin içinde olduğunuzu düşünüyorsunuz. Plaza de La Catedral Plaza de Armas da görülebilir. Efsane tüm sokakları ve evleri görülmeli. Ayrıca 1958 yılının sonunda Küba devrimine kadar Amerika'dan ithal edilmiş olan daha sonraki amborgadan ülkeye sokulmayan günümüzde aktif olarak kullanılan Dodge, Chevrolet, Ford gibi Amerikan menşeli arabalar görülmeye değer. Ayrıca muhakkak Atatürk Heykeli'ni de ziyaret etmelisiniz. Atatürk'ü farklı bir ülkede ve ülkemden binlerce kilometre uzakta görmek çok güzel ve gurur verici bir duyguydu. 

Belgin: Küba'ya gitmek için 3 neden nedir diye sorduğumuzda aklına neler geliyor?

Murat: Mükemmel bir fimin içinde olduğunuz hissini uyandırması. 1958 model Amerikan arabaları ile atılan şehir turları. Amerikan fimlerinde gördüğümüz kovboy çizmeli ve şapkalı ağzında puroları ile insanları görmek...

İki kişilik taksilerle şehir içinde tur atabilme şansı yakalayabilirsiniz, 1958 Dodge  marka bir otomobil ile Küba'nın muhteşem doğasında seyahat etmek her ülkede değil sadece Küba'ya özel güzelliklerden!!!

Belgin: Küba'da fotoğraf çekerken nelerden ilham aldın ve seni ne çekti?

Murat: Fotoğraf çekerken en güzel saatler erken saatler veya akşam saatleridir. Bu nedenle her sabah göreceğim yeni yerlerin heyacanıyla  erkenden sabah 7 gibi fotoğraf çekmeye başladım, sabah işe giden, otobüs bekleyen insanları, okula giden öğrencileri çektim. Kendimi çok mutlu hissettiğim anlardı. 

Belgin:  Küba'da çektiğin ya da çekildiğin ilginç anısı olan fotoğrafın var mı?

Murat:  Aşağıdaki fotoğrafımdan 5 dakika sonra sağanak yağmura yakalandık, yaklaşık üç saat köy evine sığındık. Bizim geldiğimiz yol dere yolundaydı, dere taştı. Bu nedenle farklı bir yoldan geri dönmek zorunda kaldık. Ancak bu yol da sular altındaydı, atlara binmek zorunda kaldık.

Su atların beline geliyordu. Benim için unutulmayacak, belki de hayatımda bir daha yaşayamayacağım bir deneyimdi.

Belgin:  Seyahat eden fotoğrafçılara tavsiyen var mı?

Murat: Sürekli fotoğraf çekip anlık fotoğraf karelerini kaçırmamak gerekiyor ama giitiğimiz ülkeye sadece fotoğraf makinası arkasından değil de o anları çıplak gözle de inceleyip yakından anlamaya çalışmak gerekiyor. Tavsiyem anı yaşamaları. Ben hem birçok fotoğraf çekip hem de o yaşadığım anların keyfini çıkardım.

Belgin: Küba mutfağı nasıldı?

Murat:  Küba için bir gastronomi tatili diyebilmek zor; çünkü Küba mutfağının standart Latin mutfağından pek de farkı yok. Dünyanın en güzel mutfağının ülkemiz mutfağı olduğunu düşünüyorum. Küba'da ne yerseniz yiyin her zaman tabakta pilav ve siyah fasulye (buna “congri” ya da “morros” da deniyor, az biraz yeşillik ve bir de muzun bir akrabası olan patates cipsi tadındaki kızarmış plantain oluyor. Ananas bu ülkede hiçbir yerde olmadığı kadar lezzetli. Küba aynı zamanda papayanın ana vatanı. Tüm dünyaya bu topraklardan yayılmış.

Küba kahvesi de yumuşak içimli, oldukça keyifli bir sabah kahvesi.

Belgin: Söyleşi için çok teşekkürler, son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?

Murat:  Ben de teşekkür ederim. Vodafone Bizden Size aracılığıyla anılarımızı paylaşabiliyoruz. Küba hiçbir yere benzemeyen apayrı bir ülke. Herkese görmesini tavsiye ederim. Fakir ama mutlu insanların ülkesi... Herkese iyi seyahatler dilerim.

Sevgiler&Selamlar 

Yorum Yaz

Aşağıdaki formu doldurarak yorum bırakabilirsin. Kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaz.

Yorumun gönderiliyor. Sayfayı kapatmamalısın.
Captcha

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunmamaktadır