Mucize Prematüre Bebek "Berk Bancaroğlu"

5 Mayıs 2016

1778 görüntülenme

Biz beş kadının ortak bir hikayesi var bu hayatta... Birbirimizi ancak biz anlarız, biz seçilmiş kadınlarız ve beş mucize kahraman bebeğin anneleriyiz. Hikayelerimizi ben kaleme aldım, amacımız diğer prematüre bebek annelerine umut vermek, deneyimlerimizi paylaşmak...

İlk hikayemiz Berk ve annesi Çağla'nın...

Adı Soyadı: Berk Bancaroğlu

Doğum tarihi: 27/04/2004

Annenin doğum yaptığı zamanki yaşı: 26

Doğumhaftası:30

Doğum kilosu ve boyu : 1230 gr 39 cm 

Kaç gün küvözde kaldı?: 73 gün

Taburcu olduğu zamanki kilosu: 1050 kg

Geçirdiği ameliyat varmı?:  Çift taraflı kasık fıtığı , idrar yolu reflüsü ameliyatı

Şu anki yaşı ve okul durumu: 9 yaşında 3.sınıf öğrencisi ve matematik dersini çok seviyor.

Büyüdüğünde ne olmakistiyor? : İç Mimar

Çağla Görürtekin Berk’in annesi ve koyu bir Galatasaraylı. Hamileyken de iş hayatına devam etti, doğum iznine çıktığında uzun bir süre bebeği ile birlikte olacağını düşünürken kendisini hastane koridorlarında buldu. Çağla ile prematüre bebeklerle ilgili bir blogda tanıştık, yıllardır da çocuklarımızın gelişimlerini birlikte takip ediyoruz. İstedik ki Bizden Size blog sayesinde de başka prematüre bebek anneleri bize ulaşsın, kendi deneyimlerimizi onlarla paylaşalım…

Belgin: Gebelik 37 haftadan önce sonlanırsa doğan bebeğe prematüre deniliyor. Çağla’cığım ben de senin gibi prematüre bebek annesiyim ve ikimizin oğullarının adları bile aynı. Doğumun erken olacağını öğrendiğinde ilk tepkin ne oldu?    

Çağla:Hamileliğimde preeklemsi problem yaşamıştım, bu nedenle neler yaşayabiliceğimizi araştırarak hamileliğime devam ediyordum. Gebelikte kan basıncının 140/90mmhg ve üzerinde olması, gebelik öncesi veya ilk 3 aydaki düzeylerine göre kan basıncının 25(büyük)/15(küçük tansiyon) mm/hg yükselmesi hipertansiyon- preeklemsi olarak tanımlanır.Gebelerin %7-10’ unda görülür. Tepki vermeyerek  erken doğum olacağını 5.aydan sonra kafama yerleştirmiş ve kendimi hazırlamaya başladım.

Belgin:Hastane günlerinden biraz bahsedebilir misin? Ne kadar süre emzirebildin? Berk ameliyat oldu mu? Küvözdeyken bir sağlık problem yaşadı mı?

Çağla:Hastane günlerimiz hep tedirginlik ve telaş içinde geçti. Zaman zaman doktorlar tarafından yaşayabileceğimiz kötü sonuçlar da paylaşıldı. Evde beklerken her çalan telefonda kalbim çarpıyor ve acaba kötü bir haber mi gelecek diye bekliyordum. Ancak ben inancımı hiç kaybetmedim ve hep kendime “Bebeğim yaşayacak dedim.”, “Oğlum Berk bu eve gelecek.” diye kendime hep söyledim.

Ben oğlumu çok kısa süre  emzirebildim, ciğerlerindeki sıkıntı sebebiyle yoruluyordu. Sütümü ilk üç ay boyunca sağarak verebildim. Küvözdeyken doktorlar beyin kanaması geçirmesinden endişe duymuşlardı ancak şükürler olsun ki bu durumla karşılaşmadık. Fakat ciğerleri çok az geliştiğinden sürekli balgam üretiyor ve balgamın soluk borusuna kaçmasıyla her an tehlike yaşıyorduk.

Küvöz sırasında bir ameliyat geçirmedi  ancak hastaneden taburcu olduktan sonra ağır reflüsü olması sebebiyle  Bronkoskopi yapıldı ve ciğerlerinin tıkanma sonucuna ulaşıldı. Bronkoskopi birçok akciğer hastalığının tanı ve tedavisinde kullanılan endoskopik bir yöntemdir. Ne yazık ki yoğun bakımdan sonra tekrar zatürre sebebi ile yoğun bakıma alındı..

Sonrasında Berk’in bronkopulmoner displazisi olduğu anlaşıldı bu rahatsızlığı halen devam etmekte.Küvöz geçmişi olan bebeklerde rastlanabilen bir durum bu. Yaşadığı bu akciğer rahatsızlığına bağlı olarak akciğerinin dört lobundan bir tanesi verimli çalışamıyor. Bu nedenle Berk koştuğunda çabuk yoruluyor, dikkat etmesi gerekiyor.

Belgin:Sana o sıralarda bir terapi desteği sağladılarmı? En büyük destekçin kimler oldu?

Çağla:Bir terapi görmedim, kendi kendime inanarak dua ederek geçirdim bu 73 günü ve sonrasında yaşanan sıkıntıları. En büyük destekçim ailem , arkadaşlarım ve patronum abim  Naim Dede idi. Her zaman yanımda oldular sağolsunlar.  

Belgin:Bebeğini ilk gördüğünüzde ne hissettin? Dokunabildin mi? Kanguru bakımı, ten-tene temasın; özelikle prematüre çocuklarda anne çocuk ilişkisinin kurulmasına ve çocuğun gelişimine çok faydalı olduğunu yapılan araştırmalarda ortaya çıkardı. Kanguru bakımı sakin bir ortamda annenin göğsüne çocuğun yatırılmasıyla bebek anne tensel kontağının sağlanmasıdır.Senin kanguru bakımı hakkındaki düşüncelerini alabilir miyiz?

Çağla:O’nu ilk gördüğümde çok zor nefes alan ciğerlerinin farkına vardım ve “Merhaba Berk ben senin annenim.” dediğimde bana gülümsediğini gördüm, çok acayip anlatılamaz  bir duyguydu. Sonra O’na şu cümleleri fısıldadığımı hatırlıyorum ‘’Sakın korkma ben hep yanındayım ve seni buradan alıp götüreceğim, yaşayacaksın korkma ve bir gün GS Lisesine gireceksin.’’

Berk’e çok uzun süre dokunamadım, 58 gün sonunda bir kere dokunabildim sanırım en güzel his ona dokunmaktı. Küvözden çıkartıp yanıma getirdiklerinde onu hep koynumda uyuttum ve ne kadar huzurlu olduğunu hissedebildim.  

Belgin:Hastaneden çıkınca hijyen, beslenme. vs. konu başlıkları altında nelere dikkat edilmelidir? Eve taburcu olduğunuzda nasıl bir yaşam biçimi oluşturdunuz? Evde ilk günleriniz nasıl geçti?

Çağla:Hastane çıkışı hijyen konusuna son derece önem verdik. Eve giriş çıkışlarımızı kısıtlı tuttuk, hiç bir akraba eş dost kabul etmedik. İnsanların da bu konuda anlayış göstermesi oldukça önemli. Yaklaşık altı ay gibi bir süre  el yıkamaya, üstümüze giydiğimiz kıyafetlere  çok dikkat ettik , evin içinde bile maske kullandık.Dışarıdan geldiğimizde banyo yapmadan ve üzerimizi değiştirmeden Berk’in yanına gitmedik. Preamtüre bebeklerin bağışıklık sistemi oldukça zayıf olduğu için özellikle hijyene çok dikkat edilmeli.

Belgin:Bebeğine kıyafet ve bez bulma konularında sıkıntılar yaşadın mı?

Çağla:Kıyafet konusunda çok sıkıntılar yaşadık, annem avuç içi kadar yelekler ördü onları giydirdim. Uzun bir süre tüm kıyafetleri oldukça büyük geldi her yerini kıvırarak kullandık. Bez konusunda sıkıntı yaşamadım prematüre bebek bezleri vardı ama prematüre bebek bezleri bile ne yazık ki çok büyük geliyordu.

Belgin:Çevrenin bebeğini görünce tepkisi ve yorumları neler oldu?

Çağla:Maalesef çevreyle alakalı sıkıntılar sık sık yaşadım, bilinçsizlik bu sıkıntıları yaşamış bir anneyi daha çok bunaltıyor. İnsanlardan bazıları Berki görünce “Aaaa uzaylı gibi.” dedi, yaşlı teyzelerden bazıları ise birbirlerine “Daha çok gelişmemiş gördün mü?”dedi. Bir anne olarak bu cümleleri duymak beni çok üzdü. Bazı insanlar da “Sen bu bebeği hiç beslemedin mi?”diye soru soruyorlardı, hem sinirleniyor hem de üzülüyordum. İnsanlar yaşamadıkları , bilmedikleri konularda yorum yapmayı seviyorlar, “Aaa  şuna bakın ne kadar küçük.”cümlesini duymaktan bıkmıştım. Herkese açıklama yapıyor, hikayemi anlatıyordum bunun üzerine de “Aaa birşey olmaz üzülme, erken doğanlar daha güçlü oluyor, birşey olmaz.” gibi yorumlar geliyordu. O zaman da sinirleniyor siz benim neler yaşadığımı biliyor musunuz? Hiçbir şey oradan gördünüğü gibi değil demek istiyordum. Bir süre sonra duymamazlıktan gelmeye başladım, kulaklarımı kapadım. Ağır cümleler insanda ne yazık ki yaralar bırabiliyor. Yaşadıklarımdan sonra bir daha hiçbir çocuk için yorumda bulunmadım, bir çocuğu görüp de yaşı ile ilgili tahmin yürütüp annesine soru sormadım, annesinin izni olmada çocuğuna dokunmadım, öpmedim. Bazen masum sandığınız cümleler karşı tarafın içerisinde fırtınalar kopmasına neden olabilir. Haykırmak, bağırmak, isyan etmek isterseniz ama sesiniz bile çıkmaz…

Belgin:Hangi doktor kontrollerinden geçtiniz? Nasıl sağlık problemleri yaşadınız? Üstesinden gelebildiniz mi? Halen devam eden sağlık problemleri var mı ?

Çağla:Hastanelerde açıkcası ne kadar bölüm varsa her bölüme girip çıktık, uzun kontrollerden geçtik.Uzun bir süre akciğer kontrolleri ve tedavisi yapıldı sonra Gastroenteroloji,sindirim sistemi hastalıkları ile ilgili reflü tedavisi gördü.Ortopedi kontrolleri yapıldı, yaklaşık 2 yıl Nöroloji takibi yapıldı. Böbreklerinde idrar kaçağı vardı bu sebeple idrar yolu reflüsü için ameliyat oldu, bir çok erken doğum vakasında yaşanan kasık fıtığı problem Berk’de de vardı; çift taraflı bunun için ameliyat olmalıydı ama akciğerindeki problem nedeni ile beklemek zorunda kaldık. Sürekli takip edildi ve 1 yaşına geldiğinde ancak ameliyat olmasına doktorlar karar verdi.

Şu anda Çocuk Endokrinoloji doktorunun takibinde ve tedavisindeyiz. Berk büyüme hormonu alıyor, her akşam uyumadan önce iğne yapıyorum. Tedavimiz en az 1 sene sürecek, bizleri neler bekliyoar şu an için bilemiyoruz umarım herşey güzel olur… 

Belgin:Umarım Berk bu süreci de atlatacak. Prematüre bebeklerin büyüme takibinde önemli noktalar nelerdir ? Bu konudaki deneyimlerini paylaşır mısın? Sizin yaşadığınız en büyük sıkıntılar neler oldu? Yaşıtları ile boy ve kiloda aynı persantil değerlerini yakalayabildiniz mi? Persantil takibi çocuk sağlığı izleminde yaygın olarak kullanılan bir yöntem, ölçümlerin persantil eğriler olarak gösterilmesidir. Bu eğriler her ulusa göre belirlenir. Bu eğrilerde 3.ve 97. persantil arasındaki değerler normal kabul edilir. 50. persantil ortalama çocuk ölçüsünü gösterirken 3. persantil en kısa veya en zayıf normal çocuğu, 97. persantil en uzun veya en kilolu normal çocuğu gösterir.

Çağla:Yaşıtlarıyla arasında 15 cm var, kilosu da hep düşük maalesef hala 21 kilo.Persantil olarak 3 persantili hiç geçemedi.Minyon bir yapıya sahip. Nasılsa annesi ve babası da kısa denilmemeli ve mutlaka doktor kontrolleri yapılmalı. Biz doktor kontrollerine gittiğimizde büyüme hormonuna bakıldı ve eksik olduğu anlaşıldı, tedaviye başlandı. Büyüme hormonu, Growth hormon (GH) ön hipofizden salgılanıyor, insanlarda ve hayvanlarda büyüme, hücre üretimi ve yenilenmesini sağlıyor.

Prematüre bebeklerle diğer bebeklere nazaran daha çok ilgilenmemiz gerekiyor.Bağışıklık sistemlerini güçlü tutmamız, beslenmelerine önem vermemiz gerekiyor.

Belgin:Berk kaç yaşına geldiğinde yaşıtlarıyla becerileri eşitlendi? Örneğin kaç yaşında yürüdü? Kaç yaşında konuştu? Okul çağına geldiğinde yaşadığınız sıkıntılar oldu mu?

Çağla:Berk tam 18 aylık yürüdü , 21 aylıkken “Alkışşş” diyerek dünyaları bana verdi ilk kelimesi “Alkış”oldu.

Okul çağında bir sıkıntı yaşamadık çok şükür sadece ufak tefekti 1. Sınıfa giderken “5 yaşında mısın anaokuluna mı gidiyorsun?” diye tahmin soruları haricinde adaptasyon sorunumuz olmadı. 

Çağla:Prematüre bebeği olanlar bence herşeye çok dikkat etmelililer.Annelere tavsiyem her zaman bebeklerini gözlemlemeleri. Fakat bunu yaparken hiç bir zaman diğer bebeklerle karşılaştırma yapmalılar,gerçekçi olarak benim çocuğum da yaparak diyerek beklemeliler. Erken teşhis her durumda çok önemlidir .Bana bir çok kontrol öncesinde  abartıyorsun Çağla dediklerinde çevreme “Buna doktorlar karar versin.”dedim. Bazen şüphe duyduğum konularda haklı çıktım,kimseyi dinlemedim, kendi gözlemlerim ve hislerimle karar verdim. En iyisini anneler bilirler. Zaman geçtikce tecrübe kazdandım, diğer çocuklara göre bazı şeyleri yapabilmesi için Berk’in daha çok zamana ihtiyaç duyduğunu biliyordum, sabırlı davrandım. Berk bazı şeyleri 3-5 ay sonra yapabiliyordu ancak zamanla bu ara kapandı ve yaşıtlarıyla aynı becerilere sahip oldu. Annelere tavsiyem kulağınızı etrafınıza kapatın çok güçlü olun inanın en önemlisi bu. İnanmak ve olumlu düşünmek… Bu enerjiyi evladınıza geçirin.

Başka prematüre bebek anneleriyle iletişime geçin, onların tavsiylerine kulak verin, soru sormaktan çekinmeyin, araştırın ve okuyun. Neler yaşayacağınızı önceden bilmek, kendinizi hazırlamak önemli. Kulaktan dolma bilgileri dikkate almayın ve bilimsel araştırmalara kulağınızı kapatmayın. Berk başardı diğer prematüre bebeklerin de başaracağına inanıyorum…  

 

 

Belgin: Çağla Berk ile sana mutlu ve sağlıklı bir yaşam diliyorum. Bize ulaşmak isterseniz belginozer@yahoo.com adresini kullanabilirsiniz. Bu röportaj yaşanılan deneyimlerden ibarettir, mutlaka konunun uzmanı doktorların tavsiyelerini dikkate almanızı öneririz. Herkese sağlıklı günler dileriz…

Çağla'nın oğlu Berk'e yazdığı 9. yaş doğumgünü mesajı...

"Bugün güzel,bugün özel, varlığı ömrüme armağanım Berk Bancaroğlu 9 yılı devirdik çok şükür. Biz 9 yılı senle 99 kere devirenlerden olduk, hayata inat, bilime inat, olmayacak diyenlere inat… 
İnanarak, güvenerek, hissederek,biz bu yola baş koyarak yan yana kalacağımıza,anne oğul olacağımıza emin olarak. Şüphe etmeden, acaba demeden korkmadan, durmaksızın bir mücadeleye başladık bu hayatta.İsminin hakkını verip sağlam taş gibi dimdik durduğun için, yanıbaşımda
varolduğun için, gülen gözlerin için ,mucizem olduğun için,830 gram canınla seni ilk gördüğümde bana inandığın icin teşekkür ederim…27-04-2007"

Yorum Yaz

Aşağıdaki formu doldurarak yorum bırakabilirsin. Kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaz.

Yorumun gönderiliyor. Sayfayı kapatmamalısın.
Captcha

Yorumlar

Senem YILDIZ SARIKAYA
7 Mayıs 2016 16:01
Uzaktan hikayeyi bilsemde boyle okuyunca cok etkilendim Allahim sana ve biricik ogluna saglik ve mutlu bir yasam nasip etsin ins. canim

Müge Ahmetoğlu
6 Mayıs 2016 14:52
Bu büyük sınavı geçmiş ve dünya güzeli bir çocuk yetiştiriyorsun Çağlacım.

Hanife Yalçın
6 Mayıs 2016 07:34
Ağlattınız beni,iki prematüre annesi olarak takrar yaşadım okurken o günleri.içim dolu söyleyecek çok söz var eminim sen anlarsın Çağla Görürtekin canım.Rabbim senide bütün yavrularıda ana baba sevdiklerinden ayırmasın.iyi ki doğdun Aslan Berkkkkkkk😘

6 Mayıs 2016 07:28
Herkese güzel yorumları için teşekkür ederim.@BuseDeniz yazmak da zordu, kendi oğlumu nasıl kaleme alacağım bilmiyorum.@MustafaBancaroğlu elimden geleni yapmaya çalıştım,teşekkürler@MuratEkşioğlu bu bir başlangıç, tüm desteklerin için teşekkür ederim, daha da harika şeyler yapacağız beraber...

Murat Ekşioğlu
5 Mayıs 2016 22:25
Ellerine sağlık Belgin. Dünyada nelere üzülmememize nelere şükretmemize dair bir sarsma, bu güzel röportaj. Ama en güzeli bu güçlü anneleri böyle vesilelerle tanımak....

Mustafa Bancaroğlu
5 Mayıs 2016 19:24
Öncelikle,Berkin annesi çağla hanıma ve belgin özer hanımefendiye çok teşekkür ederim.bu röportaj mükemmel olmuş.çağla hanım,gerçekten görebileceğiniz en fedakar,en azimli,en güçlü,en ilgili kısacası en anne diyebileceğim bir annedir.Ben,oğlum ve ailem adına çağla hanıma teşekkür ederim.iyiki varsın

Buse deniz
5 Mayıs 2016 18:57
Gözyaşlarımı tutamadım sen süper bir annesin