Fotoğraf

Murat Ekşioğlu ile Fotoğraf Atölyesi

6 Haziran 2016

2453 görüntülenme

Dr.K.Murat Ekşioğlu Oksijen bölüm başkanı.  Fotoğraf hayattaki en büyük tutkusu... “Kafamda hala çekemediğim binlerce fotoğraf var...” cümlesi  adeta O’nu anlatıyor. Murat,Vodafone Red Academy’de “Temel Fotoğraf Atölyesi” workshop’unda fotoğrafa gönül vermiş Vodafone personellerine deneyimlerini aktarıyor. Ben de o atölyeye katıldım, bize “Ben bu eğitimi neden veriyorum biliyor musunuz?”diye bir soru sordu, cevabı biz bulamadık , kendisi söyledi, “Daha iyi öğrenmek için ...” Eğitimi hazırlarken kendisi de detaylı bir araştırma yapmış ve okunmadık kitap bırakmamış. Aynı zamanda O, bilginin öğrencilerinden de kendisine akacağını düşünüyor. Bundan sonra çekeceğim seyahat fotoğraflarında önerileri ve eleştirileri hep kulaklarımda olacak.

Murat’ın Fotoğraf Atölyesi ile sizi baş başa bırakıyorum. Tüm öğrencileri için önemli bilgiler ve tabiki O’nun harika karelerini içeriyor. 

Belgin:Murat; fotoğraf sanat mı?

Murat :Bu tartışılan bir konu. Sanat olarak gören var, tam ana dal olarak görmeyen var. Bence önemli bir görsel alan. Bir yerden sonra çok da tartışmanın anlamı var mı bilemiyorum, sonuçta bireysel olarak neyi nasıl görmek ve göstermek istiyorsanız (bas-çek tarzından farklı olarak tabi ki), sizin izlenim ve anlatım tarzınızdan ortaya çıkan bir görüntü...

Belgin: Tarihte ilk fotoğraf ne zaman çekildi? Şu an nerede sergileniyor?

Murat:1826 yılında ilk fotoğraf, Niepce’nin. 8 saatlik bir pozlama sonucu elde edilmiş. Halen Kodak müzesinde sergileniyor.

İlk insanlı fotoğraf ise 1838’de, Paris sokakları (Louis Daguerre). Yine uzun pozlama süresi, yaklaşık 10 dakika bu sefer…  Bu fotoğraf için bir belgesel tarihi bir fotoğraf diyebiliriz. Fotoğrafta dikkatinizi ne çekiyor? Kalabalık Paris sokaklarından görüntü olarak sadece bir adam ve ayakabı boyacısı görünüyor? Diğer insanlar nerede? 

Uzun pozlama yüzünden, görece sabit kalan bu iki kişi fotoğrafta kalıcı bir iz bırakmış, ama kalan insanlar hareketli oldukları için aslında yok olmuşlar. Buna Hareket Netsizliği ya da Hareket Flu’luğu diyoruz ve bu bugün bir teknik olmuş durumda, günümüzde de hala kullanıyoruz.

Belgin:Fotoğrafın en zor zamanı sence tarihte ne zamandı?

Murat: Bugün analog dönem denilen ama aslında kimya temelli olan dijital öncesi dönem ve karanlık oda süreçleri bence en zor dönemi. 

Belgin: Murat, tarihte ilk portre fotoğrafı ne zaman ortaya çıkıyor?

Murat: Belgin,kimler resmini yaptırır? Soylular… Portre resmi yapmak oldukça uzun sürüyor belki de 6 ay… Ama ressama portre yaptırmak, sonuçta soyluluk, aristokrasi geleneği. 19yy’da burjuvazinin yükselmesi ile, aristokrasiye öykünen yeni burjuvazi ve orta sınıfın büyük merakı oluyor portre çekimleri. Fotoğraf kimyasallarındaki gelişmelerle de, pozlama süreleri kısalıyor, gerçi hala modellerin tam sabit duramama sorunu var (30-60 saniyelik pozlamalar) buna da çözüm ilginç bir şekilde geliyor; vücut sabitleyicileri.

Belgin: Osmanlılar’da fotoğrafçılık ne zaman başlıyor? Bize bu konuda bilgi verebilir misin?

Murat: 1850’lerde özellikle yabancı fotoğrafçılar Osmanlı’da çekimler yapıyorlar ama özellikle Sultan Abdülhamit ve arşivinden bahsetmek lazım.... İnanılmaz bir arşivi var , köprüleri,sarayları, çeşmeleri eserlerinin sergilenmesini istemiş. Yönettiği topraklardaki devletin mülklerinin envanterini çıkarttırmak istemiş, kendisi evhamlı ve saraydan çıkmıyor, ama bu sayede Yıldız albümleri oluştu ve 40.000 civarında fotoğraf arşivlenmiştir.  Genelde Osmanlı’da, Ermeni tebaa bu alana ilgi duyuyor ve Abdullah Brothers/Biraderler adı altında Kevork, Viçen ve Hovsep, Pera’da stüdyo açıyorlar, Sarayın resmi fotoğrafçısı oluyorlar, ayrıca Mısır’da şube bile açıyorlar.

Belgin:1850 yıllarında Avrupa ve özellikle Amerika’da yeni bir akım, ölü fotoğrafçılığından bahsettin...Kulağa oldukça ürükütücü geliyor.

Murat: Aslında çok naif ve haklı bir talep, sevdikleri ile ilgili insanlar ellerinde bir anı kalsın istiyor, özellikle çocuk ölümlerinin yüksek olduğu bu dönemde. Güzel giysileri ile ölü kişi, yanındaki sevdikleri ile çekiliyor. Bu fotoğrafların bazılarında yine dönemin pozlama sorunları, uzun pozlama ile, ölü çok net, ama yanındaki sevdikleri bazen tam sabit duramadıkları zaman tam net değiller.  Ayrı bir fotoğraf dalı, 19yy’da yaygınlaşmış.

Belgin: Fotoğraf, tarihte ne zaman bir iletişim niteliğinde kullanılıyor ?

Murat:Fotoğraf, bir savaş haberi iletim aracı olarak ilk kez 1853-1856 yılları arasında Kırım savaşında kullanıldı. İlk savaş muhabiri Roger Fenton’dur ve bu savaştan 360 tane kare çekerek dönmüştür. O döneme göre çok yüksek. Daha önce savaşın vahşeti normal halkın hiç şahit olmadığı bir şeydi. Tabii etkisinden çekinen İngiliz Harp Bakanlığı da hemen sansürleyip, tarihin ilk sansürünü de uygulamış oldu fotoğrafa.  Bir başka versiyonda, sansür değil otosansür uygulandığı, yani Fenton’un Savaş Bakanlığı fonları ile fotoğrafçılık yapmasından dolayı, özellikle hiç İngiliz askeri çekmemiş olduğu yönünde... Neticede, ilk savaş fotoğrafları ve ilk sansür oto veya değil bu savaşla...

Belgin: Fotoğrafta dijital dönem ne zaman başlıyor ?

Murat:1980’lerin sonunda, 1990’ların başında piyasaya yavaş yavaş artık film gerektirmeyen,  dijital sensörlü makinalar girmeye başlıyor, gerçek bir devrim çünkü fotoğrafta kimyasal süreç bitiyor.

Belgin: PhotoShop dijital dönemle mi başladı ? Daha önce yok muydu? Fotoğraf yarışmalarında photo shop kabul ediliyor mu ?

Murat: PhotoShop ile kastedilen, fotoğraf üzerinde işlem yapmak, buna post-processing deniyor. Mesela, objektif önüne renkli filtre koymak da işlemdir, ve pre-processing’dir aslında. Kimyasal ya da analog dönemde, agrandizör ile de bazı post-processing işlemleri yapılabiliyordu, yani aslında, daha önce olmayan bir şey değil, çok kolaylaştırdı bu işlemleri. PhotoShop ve benzeri araçlarla yapılan işlemler, çoğu yarışmada, limitli olarak kabul ediliyor, çok ender bazı yarışmalarda kabul edilmiyor, şartnameleri dikkatli okumak lazım.

Belgin: Fotoğrafçılığının dalları nelerdir ?

Murat: Pek çok tür var, bir kısmı profesyonel, bir kısmı amatör seviyede yapılabiliyor.

Haber Fotoğrafçılığı:Estetik detayların ön plana çıkmadığı, haberi aktarma amaçlı fotoğraflar

Fotoğraf "Bülent Kılıç"

Belgesel Fotoğrafçılık:Genelde bir konu anlatımı ile en az bir kaç fotoğraftan oluşan bir seri. Salgado, günümüzde bilinen en önemli isimlerden, Türkiye’den de Ara Güler’in fotoğrafları denilebilir.

Fotoğraf "Ara Güler"

Doğa Fotoğrafçılığı: Fotoğrafa ilk başladığımızda hepimizin çekmekten zevk alacağı bir dal.

Fotoğraf " Murat Ekşioğlu" Manyas

Makro Fotoğrafçılığı:Yakın çekim veya küçük objelerin çekimi

Fotoğraf " Murat Ekşioğlu" 

Stüdyo Fotoğrafçılığı:Işığı kontrol edebildiğimiz kapalı ortamdaki çekimler.

Doğum ve Düğün Fotoğrafçılığı:Bu aralar haklı olarak çok moda olan bir tür

Siyah Beyaz Fotoğrafçılık: Renk unsurunun fotoğrafın anlatımının asli bir parçası olmadığı kareler. O fotoğraf siyah beyaz yapılırsa, anlamı çok daha net ortaya çıkar.

Fotoğraf "Murat Ekşioğlu" 

Vodafone Red Academy - Taksim Murat Ekşioğlu siyah beyaz fotoğrafçılığı öğrencilerine anlatırken...

Spor Fotoğrafçılığı:Gazetelerin spor sayfalarını süsleyen, zahmetli, ekipmanları çok pahalı bir tür.

Sokak Fotoğrafçılığı:Hayatın çekilmesi, sokaklar... Ancak insanları bunaltmamak lazım. Balat sakinleri artık bıkmış durumda

Fotoğraf "Henri Cartier Bresson"

Stok Fotoğrafçılığı: Özel üretim yerine, bir portale yüklenmiş, indekslenmiş fotoğraflardan seçerek lisans alınmasını sağlayan tür. Konu hakkında çekilmiş belki binlerce fotoğraf arasından seçip hemen kullanabilme kolaylığı sağlıyor.

Portre Fotoğrafçılığı: Özellikle insan yüzlerine odaklanmış bir dal, aslında modellerimiz yakın çevremizde var. Her amatörün model olarak anne-baba ve çocuklarını çekmesi gerekir, çünkü o anların geri dönüşü yok. O insanlar hayatınızın parçası ve çekmemekle büyük bir fırsatı kaçırıyorsunuz. Üstelik bu modeller, siz çekerken kızacak, istemeyecek modeller de değil.

Fotoğraf "Bariti Bariti" 

Belgin: Murat, benim fotoğrafa ilgim var ve bir makina almak istiyorum, nasıl bir makina almalıyım? Fiyatı yüksek olan bir makina tüm özellikleri taşır mı?

Murat: İlk kez makina alacaklara tavsiyem orta karar bir gövde almaları. Makinanın en önemli yeri bence sensörü. Çözünürlük de etkili ama bence ikinci etkili. Yüksek çözünürlüğün riskleri aslında sensör kalitesine negatif etkisidir.  Bu açıdan internete düşen incelemeleri bir süre okuyup 3-6 ay artı-eksilerini dikkatlice anladıktan sonra karar vermek gerekli. İlk çıktığı anda çıkan eleştiri yazıları genelde pek tarafsız olmuyor.

Belgin: Fotoğrafçıların meslek hastalığı var mı ? Önlem almak için neler yapılabilir?

Murat: El ve kollarda bazı rahatsızlıklar olabilir ama en bilineni boyun fıtığı...

Belgin: Dijital çağa geldiğimiz halde fotoğraf makinalarındaki klik sesi için ne düşünüyorsun?

Murat: Tamamen elektronik olan perde sistemine rağmen, bu sesi neden hala yok etmediklerini anlamıyorum , gerçi gizli/habersiz çekimi önlemek için olduğu söylenir ama, örneğin doğada bir kuşu çekeceksiniz ilk klik sesinden sonra kaçıyor, bu açıdan bazen can sıkıcı olabiliyor.

Belgin: Fotoğraf aksesuarları için neler düşünüyorsun ? Fotoğrafçılık pahalı bir hobi mi?

Murat: Her insanın çektiği fotoğraf ve tarzı farklıdır, kullanım oranlarına baktığımızda %70 genelde aynı lens kullanılıyor. Prime lens satın alınabilir, zoom lenslere göre daha kaliteli ve daha uygun fiyatlıdır. Tek sakıncası dışarda çekim yaparken değiştirirken sorun olabiliyor.Fotoğraf aslında çok kolaylıkla pahalı bir hobi haline gelebilir, bu yüzden teçhizat kısmına çok kaptırmamak lazım. Yine de eğer bazı denemeler yapılmak istenirse, özellikle aksesuarları başlangıç seviyesinde en uygun fiyatlılardan seçip sonrasında nihai kararı vermek akıllıca olur, bence.

Belgin:Murat, atölyede bize gösterdiğin makinanın üzerinde harfler yazıyordu ? Yeni başlayanlar için bu harfler ne anlam ifade etmeli?

Murat:  Auto adından anlaşıldığı gibi yeşil olan.

P: Program

Peki Auto ile P arasındaki fark nedir? Bu önemli bir konu. Program modunda flash çalışmaz, eğer iç mekan çekimlerinde makinanızı kontrol etmeyip Auto’da bırakırsanız sorun yaşayabilirsiniz.

S : Shutter Perde anlamına gelmekte.Shutter’ın temelde iki görevi var.

  1. Işık
  2. Hareket dondurma veya hareket netsizliği.

M: Manuel

A: Aperture, diyarfam. Bunun da  iki görevi var

  1. Işık
  2. Net alan derinliği

Belgin: Örneğin portre çekmek istiyoruz? Makinada hangi modu seçmeliyiz? Etkili bir porte çekiminde nereye odaklanmalıyız ?

Murat: Eğer makinenin modlarına hakim değilsek, mod seçim düğmelerinden portre modunu seçebiliriz. Ama  hakimsek, yarı manuel modlarla çekebiliriz. Tercih tabi ki diyafram öncelikli modda. Tüm portreyi net alacak kadar bir Alan Derinliği ayarlayarak, mümkünse geri planı ya çok dikkatli seçerek (hatalı seçim örneği aşağıda) ya da Alan Derinliği ile flulaştırarak çekmemiz gerekli. Ama tabi ki her şekilde göze odaklanmalıyız. Burun değil, kulak değil, yanak değil, gözde olmalı fokus noktamız.

Solda:fonu kötü seçmek. Sağda: biraz dikkatle, ya açıyı değiştirerek, ya da yer değiştirterel fonu kurtarma.

Alan Derinliğini kullanarak fonu flulaştırma ve modeli ön plana çıkarma.

Belgin: Bir fotoğrafta hareketi göstermek için hangi çekim ölçüsü ile çekmeliyiz? Nasıl bir enstantene ile çekmeliyiz?

Murat: 1/15 ... 1/30 Burada fotoğraflar üzerinden ilerleyelim Belgin. Örneğin oyuncak fotoğrafı için...

Enstantane hızlarını nasıl seçersek, hareketli olan bu oyuncağın görüntüsüne neler olduğunu görebiliriz. 

Günlük hayatta hepimizin, biraz dikkatle çekebileceği kareler...

Belgin: Fotoğrafta diyagramı ne için kullanırız ? Diyaframın görevleri nelerdir?

Murat::Örneğin plajda çekim yapıyorsun F/16 – F-22’de çekmem lazım.Hava kapalı ise F/4 , F/5 de çekmeliyim.Diyaframın 2 görevi var: İlki ışık miktarını azaltmak veya arttırmak İkincisi ise,  Alan Derinliği (AD) veya Net Alan Derinliği (NAD). AD’yi değiştirerek, konuyu geri plandan ayırır, öne çıkarabiliriz, anlam ve anlatmak istediğimiz kuvvetlenir.

Belgin: Ben manzara fotoğrafı çekmeyi seviyorum, alan derinliğini azaltmalı mıyım? Yoksa hata mı yapmış olurum?

Murat:Manzara çekiyorsan, alan derinliği sonsuz olmalı, herşeyi net çekmek istersin çünkü, o zaman yerine ve ışık durumuna bağlı ama, F/16-22’ler uygundur.

Belgin: Sana en çok gelen sorulardan biri de fotoğraf çok açık ne yapmalıyım yada fotoğraf çok karanlık ne yapmalıyım mı oluyor ?

Murat: Evet öyle. Çok açık veya çok koyu ise, ya fazla ışık almıştır sensör, ya da az. Işığı kısmalı veya arttırmalıyız, basit aslında. Ama enstantane ile mi yapacağız, diyafram ile mi, ona, bu ikisinin ikincil görevlerini düşünerek karar vermemiz lazım.

Belgin: Murat Hoca’ya verdiği bilgiler ve  fotoğraflar için teşekkür ediyoruz. Birinci bölümden sonra önümüzdeki hafta ikinci bölümde sizlerle tekrar bululaşacağız. O zamana kadar Murat Hoca'nın tavsiyeleri ile sizi başbaşa bırakıyoruz; "Fotoğrafa ilginizi lütfen devam ettirin. Bu çok güzel hobide ilerleme ancak uğraşınca, zaman ayırınca olur, ipin ucunu bırakmayın." 

Instagram’da whatisee.photo,web'de https://www.facebook.com/whatisee.kme/ (whatisee) adreslerinden kendisini takip edebilir,diğer fotoğraflarına da ulaşabilirsiniz.

Hayatınızın her gününün bir fotoğraf karesi tadında olması dileklerimizle...

 

Yorum Yaz

Aşağıdaki formu doldurarak yorum bırakabilirsin. Kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaz.

Yorumun gönderiliyor. Sayfayı kapatmamalısın.
Captcha

Yorumlar

Refik Deniz Kışlal
14 Temmuz 2017 16:40
Muhteşem bir paylaşım olmuş. Fotoğraf ile ilgili ekimanlar için: http://www.guzel.com/Hobi-Urunleri,LA_1214-2.html#labels=1214-2

Aysel bagbak
9 Haziran 2016 11:49
Tebrikler...

ozlem tacar demir
9 Haziran 2016 07:19
Basarılar

Ester Uzun Tezel
8 Haziran 2016 20:44
Çok başarılı .