Röportaj-seyahat

Murat Ekşioğlu'nun Seyahat Günlüğü

25 Nisan 2016

690 görüntülenme

Fotoğraf çekmek en büyük tutkusu.Hayatın içinde yaşamayı,her anı fotoğraflamayı seviyor.Onun kadrajından çıkan karelerin her birinin ayrı bir öyküsü var.Seyahatlerinde de hiç bilinmeyen yerleri keşfediyor.Maceracı bir ruha sahip 356 metre yükseklikten poz verirken heyecanı ve o anı yaşamanın gururu yüzüne yansıyor.Vodafone'da pek çok kişinin Mentoru,akıl hocası.Kitap okumayı,okuduklarını paylaşmayı,insanlara deneyimlerini aktarmayı seviyor.Bir kızı ve ikiz oğulları var.Dr.Murat Ekşioğlu Oksijen bölüm başkanı.Vodafone Türkiye iş birimleriyle birebir çalışarak uçtan uca inovasyon çalışmalarından,müşteri servislerinin ve bunu destekleyen platformların geliştirilmesinden sorumlu.Röportaj için tek şartı kendisine  "siz" kullanmadan ismi ile hitap etmem oldu...Murat'ın kadrajından seyahate dair...

1977 yılı Hürriyet Gazetesi,arşivden.Zeka küpü 4 çocuktan biri de Murat...Bir insan 7'sinde ne ise 70'inde de o olur sözünün kanıtı...

Murat Goodreads.com sitesinde okuduğu kitapları puanlıyor,bazen de yorumlar ekliyor.En çok Malcolm Gladwell,Jim Collins tarzı yazarları seviyor.Bu sıralarda ise İlber Ortaylı'nın kitaplarını okumaktan hoşlanıyor.

Müzik için çok sevdiği tarz Klasik Rock.En çok da Yes gurubunu seviyor.Yeni müzik tadlarını keşfetmeye de devam ediyor.

https://www.youtube.com/watch?v=kHl6sDLX8tQ&list=PLmn-dGhdbyEFSmH0dmCboCM-eEn06AXD9

Otontik ortamlarda fotoğraf çekerken ise favorisi Oi Va Voi grubunun müzikleri.

https://www.youtube.com/watch?v=wur8x6zhOZs&index=3&list=PLr558M6yruhIC6eiERgA_AziUJzltseP0

Malta

Belgin:Senin için tatil ne anlam ifade ediyor?

Murat:Yeni bir yer gezip,görmek ve tanımak.Kumda yatarak yapılan bir tatil bana çok anlamlı gelmiyor.Bulunduğum ortamdan çıkarak,başka bir ortamda oradaki insanlar gibi yaşamaya çalışmak benim için tatil demek.

Belgin:Türkiye’de bugüne kadar gittiğin yerler içerisinde,burası beni çok etkiledi dediğin yerler nereleri oldu?

Murat:Üniversiteydeken rehberlik eğitimi almıştım,eğitim gezisi nedeni ile Türkiye’nin pek çok yerini gezme fırsatım oldu.Özellikle de Doğu’yu.Altı yedi yıl önce Sinop’a gitmiştim,özellikle orda farkettim ki hiç bilinmedik bir şehre gidip,orda iki,üç gün kafayı dinleyip,o şehirde yaşamak farklı bir duygu.Bir şehri adam gibi gezmek,anlamak ve tanımak lazım.Tek bir yer beni etkiledi diye söylemek zor.Rize’nin,Trabzon’un yeşilliği ayrı etkiliyor.Fethiye’yi de çok severim.

Manyas-Ulubat

Selçuk-Foça Temmuz'da bir yaz akşamı...

Belgin:Tatile gitmeden önce araştırma yapar mısın? Listeler tutar mısın? Örneğin gittiğimde burayı mutlaka görmeliyim dediğin yerler olur mu?

Murat:Evet araştırma yaparım.Nereye gitmek lazım öğrenirim.Mutlaka gitmeden önce görmek istediğim yerlerle ilgili listem olur.Gittiğimde de bir kısmını yapmaya çalışırım.Ben paket turları hiç sevmem.Belki düşününce kolaylık gibi görünüyor,otel hazır,program hazır,ulaşım aracı tur otobüsü hazır.Ancak hiçbir zaman o hayatın bir parçası olamıyorsun bence.Örneğin yeni bir ülkeye,bir şehre gittiğimde ben havaalanından şehir merkezine pek taksi ile gitmem.Metro veya otobüsle gitmeyi severim.Metroya bindiğimde o hayatı yaşamaya başlarım,o havayı solumak isterim,iş saati dönüşü saati ise insanları gözlemlerim orda fotoğraf çekmeye başlarım.Gittiğim yerin havasını yaşamaya başladıkça listelerin aslında hiç önemi kalmıyor.Bazen listelerde olmayan hiç bilinmeyen bir kilise,bir meydan bile anlamlı olabiliyor.Nefis fotoğraflar ortaya çıkabiliyor.

Biraz da adrenalin...

Belgin:Sıklıkla metro kullandığından bahsettin,hiçtedirginlik hissettiğin oldu mu?

Murat:Yurtdışında çıktığımda çocuklarla seyahat ettiğimde biraz daha tedirgin ve kontrollü oluyorum.Ancak yalnız seyahat ettiğimde ise daha rahat olurum,gece metroda bile uyuyabilirim.Hayatın içinde olmayı seviyorum.

Belgin:Gittiğin ülkeler içerisinde seni en çok etkileyen neresi oldu?

Murat:İran beni çok etkiledi.Beklentimin çok daha üzerinde bir ülke ile karşılaştım.Eski kültürünü yitirmemiş,samimi olduğunu düşündüğüm bir ülke.Eski Pers kültürünü yaşadım.İran ile ilgili bir yazı da yazmıştım.Bence İran çok farklı bir yerdi,bozulmadan da gitmek lazım diye düşünüyorum.

Belgin:İran’da nasıl bir kültür var?İnsanlar nasıl?İran’a gitme fikri nasıl oluştu?

Murat:Hazırlık sınıfında yabancı dil öğrenirken İran ile ilgili bi metin ilgimi çekmişti.İsfahan yazısı küçüklüğümden beri aklımda kalmıştı.Bana hep değişik ve otantik geliyordu.Kanada’da doktora yaparken çok İranlı arkadaşım olmuştu,onlardan çok farklı şeyler öğrendim.O yüzden görmek istedim.Bir fırsat oldu dokuz günlük bir tur ile gitme şansı yakaladım.On oniki kişi fotoğrafçı bir gurup seyahat ettik.Kadınların perçemleri dışardaydı,inanamayacağın kadar şık kadınlar vardı.Batının İran algısından daha farklı bir İran ile karşılaştım.Mutlaka gidip görmek lazım.

Belgin: İran’da fotoğraf çekerken muhteşem dediğin yerler nereleri oldu?

Murat:Camileri muhteşemdi.İran sanatı,çok kalıcı bir sanat,çok değişik ve ütopik.Camilerin kapıları 24 saat açık.İnsanlar içeride oturuyor,çocuklar caminin içerisinde ders yapıyor.Yine caminin içerisinde gülen ve şakalaşan insanlar gördüm,çok değişik geldi.Bizde cami ile ilgili daha faklı ir saygı vardır ama orada daha hayatın içinde gibi hissettim.İnsanların da çok sevecen ve yakın olduğunu söyleyebilirim.Belki bozulmamışlığın getirdiği bir şey belki de hep öyleydiler...

Belgin:Küçüklükten kalan başka gitmek istediğin bir yer var mı?

Murat:Girit adası yine benim için küçüklükten kalan gitmek istediğim bir yerdi.Giritli bir komşumuz vardı,Girit’i farklı bir kültür olarak görmeme sebep oldu.Çocuklarımla beş altı gün gezme fırsatım oldu.Çok keyif aldım,hatta bir ara imkanım olsa ev alsam orda yaşasam,emekliğimi orda geçirsem diye düşündüm.Girit Adası tam bir Yunan kültürü değil,bence tam bir Akdeniz kültürü.Turizm açısından da çok büyük zincir otellerin olmadığı,halk plajlarının açık olduğu bir yer,çok keyifli bir ada.Ortasında yüksek dağları var,ilginç bir coğrafya.Girit’e bir daha kesinlikle gideceğim.

Belgin:Başka nerelere gitmek istiyorsun?

Murat:İtalya’nın küçük şehirlerine gitmek istiyorum,Sicilya’yı görmek istiyorum.Tamamen Ortaçağ’ı yaşamak istiyorum,bol bol fotoğraf çekeceğim.

Belgin:Bir süre yurtdışında yaşama deneyimin olmuştu,bundan biraz bahsedebilir misin?

Murat: Kanada Montreal’da yaşadım.Kanada farklı bir ülke değişik bir Kuzey Amerika.İnsanlar seyahat etmek için Kanada’yı pek tercih etmiyorlar,genellikle Amerika’ya gittiklerinde Newyork yada Kaliforniya’yı tercih ediyorlar.Vancouver çok çok güzel bir şehir.Montreal turistik bir şehir ama uzak olması yüzünden insanlar pek düşünmüyor.

Kanada - Toronto

Belgin: Kanada Amerika’ya benziyor mu? Fark var mı desem?

Murat: Biraz benziyor biraz benzemiyor.Amerika kapitalizmin zirvesidir,Kanada daha sosyaldir.Yok olmamak için yaptıkları “Biz Amerika değiliz.”dedikleri bir kültürleri vardır.Esasında bu iki ülke pek çok açıdan birbine çok yakın ama sosyal devlet açısından bakıldığında Kanada daha başarılıdır.Kanada’da örneğin sağlık sigortası herkes için bedavadır,ilaç sigortası herkese bedavadır,okul lise sona kadar çoğunlukla ücretsizdir.Amerika’da ise işsiz kaldığın anda pek çok eyalette sağlık sigortası da sona eriyor.

Kanada - Toronto

Belgin:Kaç sene Kanada’da yaşadın?

Murat: Altı sene kaldım.

Belgin: Altı yıl uzun bir süre,döndüğünüz ne hissettin? Özlüyor musun? Uzun bir süre yaşamışsın.

Murat:Kızım Kanada’da Toronto’da okuyor. Oğlanlar da üniversitede oraya gidecekler.Bu nedenle Kanada’ya gidip gelmeye devam ediyorum.

Kanada - Toronto

Belgin:Peki hayal kırıklığı yaşadığın bir seyahat oldu mu?

Murat:Mısır.Mısır zor bir ülke,turistik açıdan bazen satıcılar rahatsızlık verebiliyorlar.Yanlış bir tarihte gittik,yanlış hatırlamıyorsam Kurban Bayramında gittik,Türkiye’den de çok fazla talep vardı.Bozuk organizasyon,çifte rezarvasyon bizi zor durumda bıraktı.Ne yazık ki tat alamadık.Otelde yer var mı,yok mu?Kahire’ye gidebilecek miyiz? Tüm bu sorularla uğraşmak zorunda kaldık.İşte röportajın başında da söylediğim gibi paket turları bu nedenle sevmiyorum.Hayatımdaki son paket turum oldu.Mısır’a tekrar yalnız gidebilirim,fotoğraflamak istediğim bir coğrafya.

Belgin:Fotoğraf çekmeyi çok seviyorsun ve harika fotoğrafların var.Bu fotoğraf merakı nereden geliyor?

Murat:Teşekkür ederim.Orta ikinci sınıfta fotoğrafçılığa başladım, ablam bana bir fotoğraf makinası almıştı,ilk onunla öğrenmeye başladım.Lisedeyken fotoğrafçılıktan para kazanmaya başladım.Üniversite yıllarımda İstanbul’u gezerken çok fotoğraf çektim.Çocuklarımın fotoğraflarını hep çektim.2009 yılında elime bir dijital makina geçti.Niko Guido benim hem hocam,hem arkadaşım.Onun sayesinde fotoğrafçılıkta ilerlemeye başladım.Keyif almaya başladım.

Belgin:Otel konaklamalarındaki tercihin ne?

Murat:Daha çok butik otelleri seçiyorum.Benim için temiz olması daha ön planda.Bazen iş seyahati için gittiğimde daha Business otellerde kalıyorum ve kendimi fanusda gibi hissediyorum.

Belgin:Benim planlarımdan biri gezdiğim her ülkenin fotoğraflarını bir duvarıma tamamen asmak ve her baktığımda tekrar o anları yaşamak.Evinde fotoğraf köşesi var mı?

Murat:Eşim yapmamı çok istiyor.Bir iki tane sergilenen fotoğrafımı astım,güzelde oldu aslında.Benim de aklımda.Kanada da bir bankanın duvarında görmüştüm kare kare tüm fotoğrafları bir dekarasyon şeklinde yapmışlar,çok beğenmiştim o konsepte yapmayı düşünüyorum.

Rize - Çamlıhemşin

Belgin: Bir ay iznin var,nerelere gitmek istersin?

Murat:Güney Amerika ve Japonya’yı gezmek isterim.

Belgin:Seyahatlerin planlı mıdır?

Murat:Eşim bazen beni arıyor “Prag var,39 Euro alalım mı?” diye soruyor,ben de tamam diyorum.Bir gün izin alarak haftasonu ile birleştirip gidiyoruz, sekiz ay sonraya bile bilet alıyoruz bazen.Her zaman planlı seyahat etmiyoruz,akışına bırakıyoruz.

Eşimle Roma'da.

Belgin:Yurtdışına gittiğinde fotoğraf sergilerine gider misin?

Murat: Fotoğrafla ilgili Samsara Ron Fricke’nin filmi aklıma geliyor,çok etkileyiciydi.Olursa,denk gelirse geziyorum,sergi anlamını artık yitirdi.Instagram’da zaten binlerce fotoğraf var.Ben Instagram’da beşyüz farklı fotoğraf grubunu takip ediyorum,tüm bu gurupları sergilerle izleme şansın yok.Birinin Instagramına girdiğinde fotoğraflarla çeşitli programlarla oynayıp oynamadığını da görebilirsin.Ben dozunda,aşırı olmayacak şekilde fotoğraf üzerinde değişiklik yapıyorum.Fotoğrafta senin anladığın yorum önemli.Sen dünyayı sarı görmek isteyebilirsin.Bu herkesin bakış açısı,insanın ifade etme biçimi.Güneş batımı hemen hemen her insanın sevdiği bir şeydir,belki de bu nedenle fotoğrafta da belki sarılaşmayı sevebiliriz.

Kanada - Vancouver

Belgin:Türkiye’de görmedim,gitmek istediğim bir yer desem aklı

Murat:Rize,Kars,Ağrı,Van,Siirt,Şırnak,Urfa,Mardin,Diyarbakır,Gaziantep ... bu şehirleri gezdim.Tekrar Urfa veya Mardin’e gitmek isterim.Sinop’tan daha önce de söylediğim gibi çok etkilenmiştim.Kapalı cezaevinde film çekiliyormuş,oraya gittiğimde Sabahattin Ali aklıma geldi. Sabahattin Ali 8-9 ay yattığı Sinop Cezaevi’ni, hem “dışarda deli dalgalar/gelip duvarları yalar/seni bu sesler oyalar/aldırma gönül aldırma” diyerek mısralara dökmüş.Hakikatten de dalgalar vuruyordu ve o ses geliyordu.O şiiri bilirim o kadar ezberimde olmamasına rağmen bir anda o dizeler geldi aklıma.Çok etkileyiciydi.

Sinop Cezaevi

Belgin:Seyahate çıkacaklara tavsiyelerin nelerdir?

Murat: Okumadan,araştırma yapmadan bir yere gitmek bana doğru gelmiyor.Doğallığı yaşamak, gitmeden önce okuyup bilgi sahibi olmak,araştırmak gerekiyor.Oranın insanı gibi yaşamak,o şehrin dokusunu solumak gerekli bence.

Belgin:Röportajımıza katıldığın için çok teşekkür ederiz Murat.

Murat:Ben teşekkür ederim,Cemal Süreya'nın fotoğraf şiiri ile bitirelim...

Durakta üç kisi 
Adam kadin ve çocuk 

Adamin elleri ceplerinde 
Kadin çocugun elini tutmus 

Adam hüzünlü 
Hüzünlü sarkilar gibi hüzünlü 

Kadin güzel 
Güzel anilar gibi güzel 

Çocuk 
Güzel anilar gibi hüzünlü 
Hüzünlü sarkilar gibi güzel

Niko Guido İran-Yezd

Yorum Yaz

Aşağıdaki formu doldurarak yorum bırakabilirsin. Kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaz.

Yorumun gönderiliyor. Sayfayı kapatmamalısın.
Captcha

Yorumlar

Metin Erkmen
2 Mayıs 2016 14:34
Süper fotoğraflar gerçekten. Elinize sağlık çok güzel bir röportaj olmuş. Tebrikler :)