San Sebastian

2 Aralık 2016

574 görüntülenme

San Sebastian aklımda , kalbimde kalan şehirlerden biri... Kışın gitmeme rağmen, öyle güzeldi ki.

Bazı şehirler vardır bir kere görmek yeter, bazı şehirler vardır her gittiğinizde size ayrı haz verir. Baharı, kışı, yazı ayrı ayrı güzeldir.

Ben bu şehrin baharını da yazını da görmeliyim dediğim şehirlerden biri olarak listemde yerini çoktan aldı San Sebastian.

San Sebastian romantik bir şehir , Atlas okyanusunun kıyısında güzel uzun kumsalları var, gün batımı da ayrı güzel.

Biz Bilbao'dan otobüs ile San Sebastian'a geldik. Aradaki mesafe 77 km, Otobüs firması olarak Pesa ile seyahat ettik.Ayrıca Bilbao Airport'dan da direkt olarak Pesa otobüs firması ile San Sebastian'a gidilebiliyor.Sabah 07:30'da ilk otobüs başlıyor , yol yaklaşık 1 saat 15 dakika sürüyor. Otobüs her yarım saatte bir var. Otobüs bileti Bilbao şehir merkezinden giderseniz 11,75 Euro , Bilbao Airport’dan giderseniz 16,85 Euro.

http://www.pesa.net/pesa/documentos/ficheros/San_Sebastian.pdf

San Sebastian küçük bir şehir yaklaşık nüfüsü 2010 sayımına göre 185 bin. İspanya'nın kuzeyinde yer alıyor. Fransa sınırına oldukça yakın , eğer 1 günümüz daha olsaydı mutlaka Fransa'ya da geçerdik.

San Sebastin’ın  Fransa Biarritz ile arasındaki  mesafe sadece 39 km. Ben gidemedim ama eğer vaktiniz varsa mutlaka gitmenizi öneriyorum Yaptığım araştırmalarda Biarritz için efsane şehir tanımı ile karşılaştım ayrıca Temmuz ayında dünyanın her yerinden sörfçüler Biarritz Surf Festivali için burada toplanıyormuş.  

Otobüs terminali şehir merkezine biraz uzak bu nedenle eğer merkezde bir otelde kalıyorsanız hemen terminaldeki taksilerden birine binebilirsiniz. Bilbao’da olduğu gibi San Sebastian’da da Apart Hotel de kaldık.Bu kez kocaman bir daire ile karşılaştık. Gerçekten oldukça temiz ve konforlu idi , yine merkeze son derece yakın ve yürüme mesafesindeydi. Tekrar gittiğimde yine aynı yerde rahatlıkla kalabilirim. Kişi başı yaklaşık 40 euro ödedik,  kahvaltı da fiyata dahildi.

Kaldığımız apart Hotel ve adresi :

Arrizul Hotel – Apartamentos

Iparraguirre, 3, Gros, 20001 San Sebastián, İspanya

Booking.com üzerinden de yapılan değerlendirmelerde 8.3 olarak puan almış. Otelden çıktık sola döndük yaklaşık 100 metre sonra sağa döndük ve 200-300 metre sonra San Sebastian - Kursaal Köprüsü ve Urumea nehri karşımızdaydı. Şehirleri gezerken özellikle turistler için düşünülmüş işaret levhalarını ve yol mesafelerinin gösterilmesini seviyorum . San Sebastian şehrinde de Beach , Old town , Catedhral hep işaretlenmiş ve mesaferleri gösterilmişti. 

Şehirde asalet , sadelik ve kültürel zenginlik dikkat çekiyor. İnsanlar nazik ve güleryüzlü,heryer tertemiz .San Sebastian  geçmişte küçük bir balıkçı  kasabasıymış  , 19. yy sonrası ise Aristokrat İspanyolların tatil beldesi olmuş. Burası yemek kültürü ve coğrafyası ile ünlenmiş. Şehirde  Michelin Stars Restaurantlar, Tapas Barlar , Gurme Dükkanları  oldukça çeşitli. Gtimeden önce ekteki linkten araştırma yaparak kendi damak zevkinize ve bütçenize göre seçim yapmanızı öneririm. Özellikle Michelin Stars Restaurantlar da rezarvasyon yapmadan yer bulmak mümkün değil.  Burası dünyaca ünlü bir Gastronomi şehri, gerçekten de özellikle deniz ürünleri ve pintxos barlar muhteşemdi.

Kişi başına düşen Michelin yıldızlı restoran sayısında dünya birincisi olmak tabi ki kolay değil.  Dünyanın en iyi 50 restaurantı içerisinde yer alan  ödüllü Arzak Restaurant'da San Sebastian’da. İlginizi çekerse.

http://www.theworlds50best.com/list/1-50-winners/Arzak

http://www.sansebastianturismo.com/en/eat/where-to-eat

Eski şehir Parte Vieja’ya doğru yürüyoruz , dar farklı sokaklardan içeriye giriyoruz ne yazık ki yine Siesta zamanına denk geldiğimiz için daha önceden araştırdığım bir çok Pintxos bar kapalı. Bu kez biz Paella yemek istiyoruz , Burçak ile deniz ürünlü Paella’mızı yiyoruz.

Burcu ise yine bir Pintxos bara gidiyor. Bize yediği Pintxos’ların resmini göderiyor, Soslu ördek, Yengeç, Morino balığı, Bıldırcın, yumurta ve mantar üçlemelerinden yemiş.

Burada insanlar sohbet ederek barın önünde ayakta yemek yemeyi seviyorlar , hatta bir bardan diğer Pintxos bara sıklıkla geçiyorlar . Barselona yada Madrid’de Tapas Barlar ile Pintxos barlar gerçekten birbirinden farklı. Zaten kendilerini İspanyol olarak değil , Bask’lı olarak ayrı görüyorlar, yemek ise onlar için adeta bir şölen.  Tatlı olarak da geleneksel böğürtlenli cheese cake’lerinden yedik ve şunu dedik “Eğer bu yediğimiz cheese cake ise bizim daha önce yediklerimiz neydi?” 

Yemekten sonra sokağa çıktığımızda artık Siesta’da bittiği için, kalabalık ile karşılaştık . İnsanlar yöresel farklı kıyafetlerini giymiş , müzik eşliğinde dans ederek yürüyorlardı. O an anladık ki bir festival denk gelmişiz ve kendimizi çok şanslı hissettik. Hava iyice kararmadan önce limana doğru yürümeye karar verdik. Manzara müthişti. İnsanlar koşuyorlar , bisiklete biniyorlar , köpeklerini gezidiyorlardı. Ben 22 yıldır Bebek’de yaşıyorum . Haftasonları genelde sahilde yürürüm ancak genelde yürüyüş yapan köpeklerin beni koklamasından hoşlanmıyor hatta biraz korkuyorum. Burada en sevdiğim şey İspanyol köpeklerinin kimseyi koklamıyor olması oldu, nasıl bir eğitim aldılar ise...

İşte meşhur Beach of La Concha karşımızda… Muhteşem görünüyor , kendimizi kumsala atıyoruz. Aklımda Live is Life şarkısı , önümde Atlas okyanusu, kumsal ve gecenin ışıkları…

Eski bir şarkıdır, 1984 yılına ait ben 6 yaşındayken dinlerdim ve hala hatırlıyorum … Live is life,  when we all feel the power… Live is life,  when we all feel the power… 

https://www.youtube.com/watch?v=xtn2LQctSTE

Kumsal gezimize Cathedrale gitmek için ara veriyoruz , Urbieta street olukça kalabalık , sağlı sollu bir sürü brand store’lar burada yer alıyor. İspanyolların gözdesi ,rengarenk tarz kıyafetleri ile dikkatimizi çeken Desigual mağazası da bu cadde üzerinde. Ayrıca İtalyan’ların Make up mağazası Kiko’da yine bu cadde de yerini almış.Tabi ki kendimizi içinde buluyoruz üstelik yine sezon sonu indirimi var.

Caddenin tam sonunda , ortada tüm ihtişamı ve ışıkları ile  Catedral del Buen Pastor de San Sebastián yer alıyor. 19.yy’dan kalma Neo Gotik Tarzında olan Cathedral şehrin simgesi haline gelmiş.

Avrupa’da Katedhrallerin olduğu yerlerde mutlaka meydanlar , çevresinde de genellikle Restaurant’lar, cafeler, barlar olur.

San Sebastian - Plaza Constitución gitmek üzere yola koyuluyoruz , (The Plaza Nueva of San Sebastián) Burası 1723 yılında yapılmış ancak çıkan yakan yangın sebebi ile 1813 yılında tekrar restorasyon görmüş.Barok tarzındaki bu meydanda boğa güreşleri yapıldığı için hala balkonlardaki numaralar dikkatimizi çekiyor. Bu meydan yine bir sürü yemek mekanları ve barlara ev sahipliği yapıyor.

Ancak bu gece festival var, rengarenk kıyafetlere ,yöresel müziklere, adeta görsel bir şölene biz de tanık oluyoruz ve resim çekmeye doyamıyoruz. Eğer siz de yurtdşında sıklıkla internet kullanıp sosyal medya hedaplarınızda resim paylaşıyorsanız Red Elite tarifesini seçebilirsiniz. 15 GB internet ve üstelik  7 gün ek ücret ödemeden yurtdışında kullanımı oldukça avantajlı. Vodafone Müşteri Hizmetleri’ni arayarak “Tarifemi değiştirmek istiyorum.” demeniz yeterli, Tarife Sihirbazı ekibimiz size yardımcı olacaktır.

http://www.vodafone.com.tr/Red/tarifeler.php

Festival bitti ama benim aklım midyeleri ile ünlü , akşam açılan Midye’cide. Hala tokuz ama "Ben o midyelerden yemeden gitmem diyorum." , içerisi ne kadar salaş görünse de domates soslu midyesinin tadına baktığımızda neden bu kadar ünlenmiş olduğunu anlıyoruz. Ardından kalamar söylüyoruz , lezzeti muhteşem ve barmenin tavsiyesi üzerine fesleğenli , peynir soslu midyeyi de denedik. Bence San Sebastian’a giderseniz mutlaka buraya uğrayın ve mümkünse aç gidin. Fiyatlar ise yine bir Avrupa şehrine kadar göre inanılmaz uygun idi. Midyenin porsiyonunu 4 Euro , Kalamarı ise 5 Euro . Trip Advisor’da 575 Restaurant  içerisinde 23 . olarak seçilmiş. Bizim gibi gidenlerin yorumlarından bazıları ise “If you like mussels don't miss”,”Best in Town”,”Tiger” ,"Crazy,Fast,Good" ...

Sadece burada uyarmak istiyorum özellikle deniz yumuşakçaları için alerjisi olanlar dikkat etmeli. Ne yazık ki Burcu ertesi gün hastalandı. Örneğin bana ve Burçak’a bir şey olmadı. Hımm midyenin Afrodiyazak etkisini de elbette hatırlatmak istiyorum. Ben Pazartesi işe gittiğimde Sea Food’dan dolayı hala öyle enerji doluydum ki tüm gün hiç susmadım ve iş arkadaşlarım bana tatil dönüşlerinde Sea Food yemeyi yasakladılar.

La Mejillonera

Calle del Puerto 15 

Gece her yer dolu , İspanyollar geç saatte yemek yemekten acaba rahatsız olmuyorlar mı? Ocak ayındayız ama herkes dışarda, öyle kalabalık ki.  San Vicente Church önünde oturup kalabalığın içine karışıyoruz.

Ertesi sabah , sakin bir Pazar sabahı … Burçak ile kumsala yürüyüşe gidiyoruz, Burcu ise, akşam çok karıştırdığı için kendini iyi hissetmiyor. Önce Zurriola Beach’e yürüyoruz. Dalgalar devasal… Özellikle dalga surfü yapan sörfçüleri burada görüyoruz.

http://www.sansebastianturismo.com/en/to-do/let-s-go-to-the-beach

Sonra yine ortasındaki küçük ada ile bir midyeyi andiron La Concha Beach’e yürüyoruz, sonuna kadar sahil şeridi boyunca yürüdüğümüzde ise Palacio Miramar’a ve San Sebastian’ın diğer kumsalı olan Ondarreta beach’e ulaşıyoruz. Palacio Miramar’ın bahçesi gerçekten muhteşem yine resim çekmeye doyamadık. Palacio Miramar İspanyol Kraliyet ailesi için 19.yy’da İngiliz Mimar Selden Wornum tarafından inşa edilmiş. 

Ayrıca eşiniz yada sevgiliniz ile gittiğinizde Romantik bir tatil geçirmek isterseniz ekteki linki tavsiye edeceğim, araştırırken bulmuştum , biz 3 kız gittiğimiz için tabi ki gitmedik. Muhteşem görünüyor bence…

http://www.sansebastianturismo.com/en/offers/short-breaks/romantic/1102-romantic-short-break-the-pearl-of-the-cantabric-sea

Dönüşte  okyanus manzaralı Cafe de la Concha’da yine Kalamar yiyoruz. Ayrılmak istemiyoruz , burada bütün gün kalabiliriz.

http://www.cafedelaconcha.com/home.htm

San Sebastian yürüyerek gezilecek bir şehir… Monte Iguelda şehri tepeden görmek , okyanus havasını solumak , kıyıların güzelliğini seyretmek için iyi bir seçim. Vaktimiz kalmadığı için artık başka bir bahara… Ancak sizin vaktiniz varsa çıkmanızı ve tepede yer alan otelin terasından şehrin tadını çıkarmanızı tavsiye ederim.

http://www.mercure.com/gb/hotel-1987-mercure-san-sebastian-monte-igueldo/index.shtml

San Sebastian’da keyifli bir seyahat geçirmenizi diliyorum… 

Yorum Yaz

Aşağıdaki formu doldurarak yorum bırakabilirsin. Kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaz.

Yorumun gönderiliyor. Sayfayı kapatmamalısın.
Captcha

Yorumlar

Nuray Ünalan
20 Şubat 2016 18:50
Belgin'ciğim; Anlatımın muhteşem, çok keyif alarak okudum. Her zamanki başarın Tebrikler.

metin erkmen
20 Şubat 2016 09:12
Bir sehirle ilgili bu kadar detayi boyle guzel herhalde ispanyollar bile anlatamazdi:) tebrikler Belgin hanim

Serap Aksak
20 Şubat 2016 08:11
Benim de gitmek istedigim yerler arasinda. Yaziniz da oldukca detayli ve yonlendirici olmus. Gitmeden once tekrar okuyacagim. Tesekkurler :)

Burcu Özdemir
19 Şubat 2016 21:48
San sebastian kadar güzel olmuş yazın! Eline sağlık Belgincim

esra durmaz
19 Şubat 2016 21:43
Çok keyifli bir yazı olmuş. Özellikle mesai çıkışı okuduğum için mi yoksa tatil mi geldiği için bilemedim orada olup midye yiyip bira içmeyi şu an çok istedim 😊