Seyahate çıkmanın püf noktaları

14 Aralık 2017

143 görüntülenme

Vodafone Bizden Size’deki blogumda farklı konularda yazılar kaleme alıyorum. Ancak seyahat blogumun temel taşı. Bugüne kadar 41 ülkede 113 şehri gezdim ve seyahatlerimi hem sosyal medya hesaplarımdan hem de blogumdan insanlarla paylaşmayı seviyorum. Sizler için Vodafone Bizden Size yöneticisi Can Barış Çevik ile seyahate hazırlık süreçlerinde nelere dikkat ettiğimi konuştuk. Seyahat etmek kadar seyahati hayal ederek hazırlanmak da keyifli bir süreç.

Can Barış Çevik: İlk kez seyahat eden insanlar için vize, otel ayarlama gibi süreçler zorlu olabiliyor. İlk kez seyahate çıkacaklar için önerilerin var mı?

Belgin Özer: Karar vermek başlamak demek. Vize için artık bu işi profesyonelce yapan şirketler var, onlardan yardım alabilirler. İnternette her ülkeye ait vize bilgilerini içeren check list’ler de yer alıyor. Bu kontrol listelerinden faydalanabilirler. Ancak ben de hala vize alırken o kadar evrağı hazırlamaya üşeniyorum. Dolayısıyla vizesiz seyahat edilecek bir sürü ülke da var.  Yeni başlayanlar için bu ülkeleri araştırmak da mantıklı olabilir.

Bir de ipucu vereyim uzun süreli vize almak için örneğin ileri tarihli farklı bir seyahatiniz varsa mutlaka o seyahatin de uçak bileti ve otel rezarvasyonlarını ekleyin. Vereceğiniz bir dilekçede vizenizin diğer seyatinizde de kullanılacağını belirterek uzun süreli vize talebinde bulunabilirsiniz. Ben birçok kez bu yöntemle bir senelik Schengen vizesi alabildim.

Ben bugüne kadar tüm seyahatlerimdeki otelleri Booking.com’dan satın aldım . En ufak bir sorun bile yaşamadım. Booking.com’un 00 44 20 3320 2641 numaralı telefonuna her zaman ulaşabildim, üstelik Türkçe de hizmet veriyorlar. Yaşadığım bir olayı örnek olarak paylaşmak istiyorum. Bir yılbaşı seyahatimde ailemle birlikte Floransa İtalya’ya seyahat etmiştik. Uçak rötor yaptığı için ne yazık ki biraz geç kalmıştık. Booking.com beni aramış ancak uçakta olduğum için telefonuma ulaşamamış. Kalacağımız apart otele geldik ancak zile basıyoruz, açan yok. Hemen Booking.com’u aradım durumu izah ettim. Bizim gelmekten vazgeçtiğimizi düşünmüşler yılbaşı olduğu için de resepsiyonist erken ayrılmış. Hemen organize ettiler ve 15 dk içinde tekrar resepsiyonist gelerek bize anahtarları teslim etti.

New York

Can: Ben kendim seyahat ederken turları tercih etmiyorum, çünkü her şeyin planlanmış olmasını sevmiyorum. Senin seyahat turlarıyla ilgili görüşün nedir?

Belgin: Ben ilk kez 20 yaşında 1995 yılında yurtdışına seyahat ettim.  İlk yurtdışı deneyimimi babamla yaşadım. O zaman da tur kullanmamıştık. Seyahat turları kullandığım bir iki gezim oldu ama maalesef yaşadığım olumsuzluklardan sonra “Bir daha asla kullanmam,” dedim ve kendim tur şirketi gbi çalışmaya başladım. Turlarda yaşadığım en büyük sorun verilen saate insanların uymaması oldu. Uzun süre birilerini beklemek sıkıcı oluyor. Herkesin maraton gibi koşarak tur otobüsünde en ön sırayı kapma savaşı da hem komik hem de sinir bozucu olabiliyor. Sabah kahvaltıda uzun kuyruklarda 1 fincan kahve için beklemek zorunda kalabiliyorsunuz. Turlar daha ekonomik olduğu için genelde merkezi ve metroya yakın oteller yerine şehir dışındaki otelleri seçebiliyorlar. Tüm günün yorgunluğunda resepsiyonun önünde odanızı almak için sıranızı beklemek ise en sıkıcısı oluyor. Fotoğraflarınızda asla istediğiniz kareyi yakalayamıyorsunuz mutlaka birileri kareye girmiş oluyor. Belli saatlere sınırlı kalmayı sevmiyorum. Turlar örneğin sizi merkeze  bırakıyor ve 1 saat sonra tekrar hareket edeceğinizi belirtiyor. O anda bende bir stres başlıyor nereye bakacağımı şaşırıyorum. Ben özgür olmayı, sokaklar arasında kaybolmayı, bazen ayaklarım beni nereye götürürse oraya gitmeyi seviyorum.

Londra

Can : Peki sen ne tür hazırlıklar yapıyorsun? Seyahate çıkmadan önce ders çalışır gibi gideceğin yerlere hazırlandığını biliyorum. Bir gezginin gideceği yere hazırlanması neden önemli?

Belgin: Benim küçük defterlerim var, notlar çıkarıyorum. İlk nereden gezmeye başlayacağımı belirliyorum. Olmaz ise olmaz; görmeden dönmemeliyim dediğim yerleri belirliyorum. Gitmeden mutlaka gideceğim yerin metro haritasını indiriyorum. Vakit kalırsa nereleri görmeliyim şeklinde bir liste yapıyorum. Günlük planımı çıkarıyorum. Tripadvisor’dan çok sık yararlanıyorum, diğer gezginlerin yorumlarını ve önerilerini değerlendiriyorum.

Ben gittiğim gezilerde yerel tatları veya içecekleri mutlaka deniyorum. Bu nedenle ayrıca kendime restraurant yada yerel pazarların listelerini çıkarıyorum. Bu konuda ne kadar ciddi olduğumu belirtmek için Brugge’un Tatları yazımı hatırlatmak isterim 😊

Brugge

Ayrıca gideceğim ülke ve şehirle ilgili de kültürel, demografik, tarihsel bilgileri mutlaka okuyorum. Bir şehri tanımak oranın insanını tanımaktan başlıyor. 600 yıllık bir katedralin önündeyken de varsa oranın hikayesini bilmek hoşuma gidiyor. Örneğin Monaco’daki Saint Paul's Anglican Kilisesi, Prenses Grace ve Prens Rainier’in evlendikleri kilise. Grace Kelly’nin acıklı hikayesini okumadan, araştırmadan, öğrenmeden orada olmak istemem. Yine St Tropez’de Bridge Bargot’un Ve Tanrı Kadını Yarattı filmindeki pastaneye gittiğimde o anı yaşamak için mutlaka önceden araştırma yapmış olmam gerekiyor.

St. Tropez

Can: Sen de, ben de ucuz uçak bileti bulmak konusunda oldukça iyiyiz. Yurtdışına seyahat ederken nasıl bilet aradığını anlatabilir misin? Hangi internet sitelerini önerirsin…

Belgin : THY, Pegasus ve Skyscanner’ın mail gruplarına aboneyim. Sık seyahat ettiğim için herhangi bir promosyon olduğunda anında mail geliyor. Çevremdeki insanları da kampanyadan haberdar ediyorum. Hatırlarsan bir keresinde sana da haber vermiştim ve İtalya’ya gidiş dönüş 150 TL’ye bilet almıştın.

Can: Evet, insanlar İtalya’ya bu kadar ucuz bilet almama inanamamıştı.

Evet, çoğu insan biletlerin bu kadar ucuza alındığına inanamıyor.  İnsanlar sabahları internete girip gazete okurlar ya da borsayı takip ederler. Ben her sabah uçak bileti bakıyorum, bugün neresi promosyona girmiş diye.

Bilet arama sitelerindeki arama motorunu da iyi kullandığımı düşünüyorum. Örneğin bazen Skyscanner’a girip izinli olduğum tarihi yazıp varış kısmına “Her yere” yazıyorum. O tarihlerde en uygun uçuşlar karşıma çıkıyor ve aralarından seçim yapıyorum. Ya da kalkış kısmından “En ucuz ay“ kısmını seçerek arama yapıyorum. Bu yöntemle yurtiçi uçuş fiyatına yurt dışı bileti defalarca aldım. Örneğin Ocak ayında Slovakya’ya gidiş dönüş bileti 240TL’ye almıştım.

Polonya - Varşova 

Can: Gideceğin şehirlerin çevresindeki cazibe noktalarını da inceliyor musun gitmeden önce?

Belgin: Ben bir yere seyahat ettiğimde mutlaka çevresinde başka hangi şehirler var merak ederim. Ayrıca o şehirlerden de dönüş için uçuş aratırım. Bu da kullandığım bir yöntem. Yurtdışında sadece sırt çantası ile seyahat etmek koşuluyla 19, 29 Euro’dan başlayan pek çok uçak firması var: Rynair , EasyJet gibi... Normalde Türkiye’den Varşova biletleri 600-700 TL’den aşağı değildir. Oysa ki biz Stockholm seyatimizde Easy Jet ile 80 TL gibi gidiş – dönüş bir paraya oradan gidip gelebildik. Bunun için de tabii üşenmemeniz gerekir.

Ayrıca Time and Date de vazgeçilmezim. Bu siteden şehirlerarası mesafeleri mutlaka kontrol eder, yakın bir yerler varsa kaçarım.

St. Petersburg

Can: Yurtdışına seyahat etmeden önce gidilmesi gereken yerleri sana hep soruyorum. Mesela Bükreş’te önerdiğin Chocolat’ta hayatımda yediğim en güzel tatlılardan birini yemiştim. Sen de yeni rotaları deneyimlerken daha önceden giden kişilerin fikrini alıyor musun?

Belgin: Elbette! Blog yazılarını okuyorum, daha önce oraya giden seyahat etmiş bir arkadaşım varsa fikir alıyorum. Gazete ve dergilerin seyahat köşelerini takip ediyorum. Foursquare ve Tripadvisor’u çok kullanıyorum. Örneğin otel ya da restaurant seçimi yaparken fotoğraflara bu sitelerden bakıyorum çünkü gezginler spontone fotoğraflar çekip yüklüyorlar, yorumlarını yazıyorlar. Mesela sakın gitmeyin, gittiğinizde bunu deneyin, kaçırmayın gibi yorumları oluyor. Reklamdan uzak gerçek yaşam deneyimleri olduğü için de çoğu kez doğru çıkıyor.

Can: Seyahatlerini işlerini etkilemeyecek şekilde nasıl planlayabiliyorsun?

Belgin: Vodafone’da 17. senem doldu. Her yıl 26 iş günü izin hakkım var. Şanslıyım çünkü Vodafone, iş ve özel hayat dengesine önem veriyor. Her yıl Ocak ayının ilk haftası tüm sene boyunca izin planlarını gönderiyorlar. Bu nedenle aylar öncesinden bilet alarak tatil planımı daha ekonomik bir şekilde yapabiliyorum.  Genellikle Perşembe ve Cuma izin alıp haftasonu ile birleştiriyorum. Böylece hem işten çok uzak kalmıyorum hem de sık sık seyahat edebiliyorum.

Letonya - Riga 

Can: Seyahatlerimde navigasyon için Google Maps, Google Trips; döviz çevirmek için Currency XE gibi mobil uygulamalar elim ayağım oluyor. Senin severek kullandığın mobil uygulamalar var mı?

Belgin: Ben de Google Maps’i çok kullanıyorum. Ayrıca Apple harita da kullanıyorum. Tripadvisor benim elim ayağım oluyor örneğin “Yakınımdakiler” kısmına tıklayarak az bilinen yerleri de keşfedebiliyorum. Yine “Yapılacak Şeyler” kısmına tıkladığımda yeme içme, müze, katedral gibi oldukça geniş bir yelpazede seçenek ile karşılaşıyorum. Üstelik bana olan mesafelerini de yazıyor. Üstüne tıkladığımda anında yorumlara ulaşabiliyorum veya harita kısmına basarak yol tarifi alabiliyorum.

Londra -Madame Tussauds

Telefonumda Delays adlı bir programım var, uçakları buradan takip ediyorum. Her ülkenin dilinin yer aldığı çeviri progamlarını kullanıyorum. Çoğunlukla Google Çeviri’den ya da Seyahat Konuşma Kılavuzu’ndan yararlanıyorum. Örneğin İspanyolca, Fransızca ya da İtalyanca günaydın ya da teşekkür ederim demek bile bazen karşı tarafı mutlu edebiliyor.

Biz kadınların olmaz ise olmazı fotoğraf programları. Örneğin Instamag, InstaBeauty gibi… Çektiğim fotoğrafları kısa film yapmak için Flipagram ya da iMovie’yi kullanıyorum.

Ayrıca mutlaka gitmeden metro haritasının olduğu programı telefonuma indiriyorum.

Son olarak da telefonuma QR Scanner programını yükledim. En son geçen hafta Fransa Marsilya seyatimde Basilique Notre Dame de la Garde’nin önünde QR Barkod okuyucu gördüm ve hemen telefonumdan tarattım anında katedralin tarihçesi telefonumda açıldı. Dijitalleşme ile birlikte artık sık sık her yerde karşımıza QR Barkodlarının çıkacağını düşünüyorum.

Marsilya-Basilique Notre Dame de la Garde

Can: Yurtdışında iletişim ihtiyaçlarını nasıl karşılıyorsun? Vodafone Red’in Her Şey Dahil Pasaport hizmetinden faydalanıyor musun?

Belgin: Elbette yararlanıyorum. Her Şey Dahil Pasaport ile günde sadece 14.9 TL'ye Türkiye'deki tarifemi yurtdışında kullanmaya devam ediyorum.

Telefonumda Avantaj Cepte uygulaması da yüklü. TAV Fast Track ücretsiz hızlı geçişten ve ayrıca PrimeClass’ın ücretsiz havaalanı lounge hizmetinden de yararlanıyorum.

İtalya - Trieste 

Can: Seyahat edeceğin rotaları seçerken nelere dikkat ediyorsun? Gideceğin yerin popülerliği, ucuz olması gibi kriterlerin var mı?

Belgin: Görmek istediğim yerlerin listesini yaptım buna uymaya çalışıyorum. Örneğin en çok görmek isteiğim 3 yer arasında Hong Kong, Küba ve Cape Town geliyor. Ben son dönemlerde kalabalık şehirlerdense daha az keşfedilmiş yerleri görmeyi seviyorum. Bu nedenle popülerlik benim için önemli değil. Kimsenin ismini bile bilmediği orası da neresi dediği yerlere de gittim.  Ayrıca doğası güzel olan yerlerde seçim kriterlerimin başında geliyor. Özellikle göl manzaralı yerler bana ayrı bir çekici geliyor. Hallstatt ve Trakai gezimi unutamıyorum. Sırada ise başka bir göl Bled yakın zamanda beni bekliyor.

Bazen ise konunun içeriği seyahat rotasını belirliyor. Örneğin alışveriş en önemli konu ise Amerika’yı tercih ediyorum. Yeme-içme seyahati olsun diyorsam genelde mutfağını da sevdiğim için İtalya ya da İspanya’yı seçiyorum.  Çocukla seyahat edeceksem örneğin Disneyland, Legoland olan yerleri tercih ediyorum. Nisan ayında Almanya Legoland’a gideceğiz. Eğlence seyahati için ise Las Vegas favorim.

Disneyland - Paris

Tabii bazen öyle bir promosyon bilet karşıma çıkıyor ki aynı yere 3 kez ya da 4 kez bile gidebiliyorum.

Bir de aşık olduğum, özlediğim beni çağıran şehirler var. Defalarca gitsem de asla sıkılmadığım her gittiğimde aynı heyacanı yaşadığım, ayrılırken “Yine geleceğim!” diye sözler verdiğim şehirler. Bu şehirler de mutlaka dönem dönem rotalarımın içinde yer alıyor. Londra, Paris, Venedik vazgeçilmezlerim…

Can: Seyahat çantasnı hazırlarken nelere dikkat ediyorsun?

Belgin: Sık seyahat ettikçe artık bütün detaylara da hâkim oluyorsun. Uçakta giderken mutlaka tişort giyer üstüne kazak ya da genellikle sweatshirt giyerim. Son Marsilya seyahatimde havalandırmada sorun vardı, Aralık ayında tişortla uçtum. Ayağıma spor ayakkabı giyerim. Bazen ise uçak çok soğuk olabiliyor bu nedenle boynuma atkı alırım. Çantamda mide bulantısı için ilaç, ıslak mendil, not defteri ve kalem olur. Özellikle Amerika ve İngiltere seyahatlerinde ülkeye girmeden önce form doldurulacağı için çantanızda kalem olmasında fayda var.

Çantamda uzun yürüyüşler yapabileceğim rahat kıyafetler olur. Yedek kıyafet mutlaka alırım. Gittiğim yerden birşeyler alabileceğimi düşünerek ayrıca küçük bir çanta götürürüm. Sırt çantası ve çapraz takılan küçük çantalar olmaz ise olmazlarım. Özellikle metrolarda omuzdan takılan küçük çantalar çok işe yarıyor. Hem iki elinizinide rahat kullanılmanızı  sağlıyor hem de hırsızlık olaylarına karşı sizi koruyor.

Bulgaristan- Sofya 

Can: Son olarak yeni yıla oldukça az süre kaldı. 2018 için güzel birkaç rota önerisi alalım… 😊

Belgin : Noel zamanları yılın en çok sevdiğim dönemlerinden biri. Her yer ışıl ışıl. Bu nedenle vereceğim rota önerileri de yılbaşının en güzel yaşandığı yerler arasından olacak.

Her yıl Aralık ayında mutlaka bir Avrupa şehrine bu ışıltı ve coşkuyu görmek için gidiyorum. Herkes yaz tatili planlar ama ben kış tatillerini havanın soğuk olmasına rağmen daha çok seviyorum. Glühwein (Sıcak Şarap) soğuk havada içmek oldukça keyifli oluyor.

İzlanda

Yeni yıla haftalar kala Noel pazarları kurulmaya başlıyor. Her bir pazar kentin ruhunu ve rengini yansıtıyor. Genellikle eski şehir merkezlerine veya şehrin popüler meydanlarına kuruluyorlar.

Noel zamanında içlerinde gezip gördüğüm ve en çok sevdiklerim ise Viyana, Hamburg, Londra ve Monaco oldu.

Viyana’da birkaç yerde Noel pazarı kurulmuştu, en büyüğü ise Belediye Sarayı önündeki meydanda kurulan Wiener Christkindlmarkt. Freyung Alanı’ndaki Altwiener Christkindlmarkt ve Am Hof Meydanı’ndaki Adventmarkt Am Hof, geleneksel el sanatlarıyla dikkat çekiyor.

Hamburg’un ‘Kırmızı ışıklı’ bölgesi St. Pauli’deki Reeperbahn semtinde her yıl sıra dışı aktiviteleriyle ünlü bir noel pazarı kurulmakta. Pek çok hediyelik eşya alabilir, her an Noel Baba’larla köşe başında karşılaşabilirsiniz.

Hamburg 

Londra’da muhteşem havai fişek gösterileri, binlerce kişilik eğlenceli sokak partileri ve Noel süsleriyle dünyanın göz bebeği… Londra'da yılbaşı deneyimi yaşamanızı öneririm.

Londra'da yılbaşı kutlamaları yoğun olarak Thames Nehri'ni çevreleyen Big Ben saat kulesi ve London Eye denen dev dönme dolabın bulunduğu geniş alanda yapılır. Saatler gece yarısına yaklaştığında geri sayıma Big Ben'in çanları eşlik eder. Sevdiklerinize çeşit çeşit hediyeler alıp ayaküstü keyifli atıştırmalıklar yapmak ya da Noel atmosferine kapılıp eğlenerek gezinmek için Londra'da yılbaşı gezinizde Noel pazarlarına mutlaka uğrayın. Covent Garden'daki Noel Pazarı en meşhur olmakla birlikte, Hyde Park'ta kurulan Winter Wonderland lunaparkında da çok eğlenebilirsiniz.

Londra

Son olarak da geçen hafta gittiğim ve adeta hayran kaldığım Monaco’dan bahsedeceğim. Özellikle Casino of Monte-Carlo’nun önü muhteşemdi. Suni karla ve ışıklandırılmış renk değiştiren çam ağaçları ile oluşturulmuş alanın önünde Porsche, Ferrari gibi arabalar; şık giyimli insanlarla adeta bir film sahnesinde gibiydim.

La Condomine Liman bölgesinde ise harika bir Noel pazarı kurulmuştu, mutlaka görmelisiniz.

Monaco

Noel’in Vazgeçilmez lezzetleri

- Lebkuchen- Zencefil ve tarçınlı kurabiye
- Gebrannte Mandeln - Kavrulmuş ballı badem
- Bratwurst -Kızarmış sosis
- Christstollen-Bir tür noel keki
- Bethmännchen- Frankfurt’a özgü acıbademle hazırlanan kurabiye
- Mutzen- Hamur kızartması
- Bratapfel- Elma tatlısı
- Germknödel- Erik marmelatlı, vanilya sosuyla servis edilen bir tatlı
- Kandierte Äpfel- Elma Şekeri
- Krapfen- Krema dolgulu çörek
- Kartoffelpuffer- Patates mücveri
- Glühwein- Sıcak Şarap
- Eierpunsch- Bir tür yumurta likörü

Sizlere Anna Godbersen'in sözü ile iyi seyahatler diliyorum.

"Seyahat için yaptığın yatırım kendin için yaptığın en iyi yatırımdır."

Monaco yeni yıl coşkusu... 

Yorum Yaz

Aşağıdaki formu doldurarak yorum bırakabilirsin. Kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaz.

Yorumun gönderiliyor. Sayfayı kapatmamalısın.
Captcha

Yorumlar

sezer gerçek
17 Aralık 2017 17:22
Çok güzel ve verimli bilgiler teşekkürler :)