Walt Disney Studios Park Paris

13 Nisan 2016

250 görüntülenme

Mart 2016'da iki anne iki çocuk Paris Disneyland&Walt Disney Studios Park turu yaptık.Mart ayını neden seçtik?Hem yeni sezona girmeden indirimli biletlerden almak,hem de sezon açılmadan kalabalık kuyruklarda beklememek için.Doğru karar olduğunu gördük.

Disneyland Paris için daha fazla bilgi almak isterseniz ekteki web sitesini ziyaret edebilirsiniz,bilet fiyatları gideceğiniz sezona göre değişiklik gösteriyor.

http://www.disneylandparis.com/en/

Walt Disney Studios Park dört ana bölümden oluşuyor.Mutlaka elinizde bilet ofisinden temin edebileceğiniz haritanızın olmasını öneririm.Haritanın üzerinde sembollerden özellikle"Not to be missed"olanları kaçırmamanızı tavsiye ederim.Ayrıca yaş grupları,boy ölçüleri de belirtilmiş eğer çocuğunuzun boyu 1.20 metre değilse bazı aktivelere katılamayabilirsiniz.Yine showların süreleri de harita üzerinde yer alıyor.Film,animasyon,televizyon dünyasının perde arkasını görmek ister misiniz?Gösteri dünyasının derinliklerini birlikte gezelim o zaman...

Toon Studio:Özellikle çocuklar için oldukça neşeli ve eğlenceli olan bir bölüm.Disney’in harika dünyası gözler önünde yer alıyor.İşin ehli animatörler 20.yy’ın en büyük animasyon karakterlerini yaratmışlar.Renkli,hareketli,macera dolu bir yolculuk sizi bekliyor.Yıldızlarla dolu bir yolda kimlerle karşılacaksınız kimbilir?

Bu bölümde bizim tercihlerimiz neler mi oldu?Bir erkek çocuğu annesiyseniz bebekliğinden beri oyuncak arabaların O’nun hayatında ne kadar önemli olduğunu bilirsiniz.Belki bazen salonun ortasında küçük bir oyuncak arabanın üstüne basıp düştünüz,sonra gülümsediniz.O zaman buraya kadar gelmişken Cars Quatre Roues Rallye’i kaçırmamalısınız.95 Numara Şimşek McQueen hala faal bir yarış arabasıdır artık acemilik günleri geride kalmıştır.Radyatör Kasabası'nın daimilerinden olan Şimşek,dört tane Piston Kupası'nın da sahibi olarak dünya çapında gerçek bir üne sahiptir.Sırada sizin küçük oğlunuzun Şimşek McQueen ile Route 66 için yarışı var,hadi onun kopilotu olun ve uykulu Radiator Springs kasabasını ayağa kaldırın!

Berk'in mutluluğu yüzünden okunuyor.

Radyatör Kasabası'nın paslı eski kamyonu Mater,kasabanın kalbi ve ruhu,Şimşek McQueen'in en yakın arkadaşı. 

Crush’s Coaster benim favorimdi,daha önce binmiştim,Berk’in de denemesini istedim ama limitleri zorladık.Oldukça popüler olduğu için uzun bir kuyruk ne yazık ki sizi bekliyor olacak.Minimum boy uzunluğu için 1.07 metre koşulu bulunuyor.Sıraya girdiğinizde ortalama bekleme süresini göreceksiniz.Dilerseniz “Fastpass” hizmetinden ücretsiz olarak yararlanabilirsiniz.Yapmanız gereken giriş biletinizi gişeye okutarak o aktivite için randevu almak.Yoğunluğua göre size 2-3 saat sonrası için randevu veriliyor.Zamanı geldiğinde “Fastpass”kuyruğuna girerek çok daha kısa bir sürede geçiş yapabilirsiniz,hatırlatmakta fayda var fastpass saatiniz dolana kadar başka bir aktiveteden fastpass alamıyorsunuz.

Bu macerada mercanlar,okyanusun derinliklerinde bir denizaltı enkazı,Nemo ile arkadaşları sizleri bekliyor olacak.Disney-Pixar filmi Kayıp Balık Nemo’dan esinlenilmiş.Kapkaranlık bir okyanusta kaybolacaksınız,çığlık çığlığa deniz kaplumbağaların üzerinde oradan oraya savrulacaksınız.

İndikten sonra Berk'in "Anne müthişti ama hala çok heyecanlıyım."yorumundan sonra kendime "Biraz yavaşlamalıyım."dedim.Bunun üzerine de Crush's Coaster'ın hemen yanındaki Flying Carpets Over Agrabah'ı seçtim.Çocukların bayıldığı Agrabah üzerinde uçan halılar Walt Disney Stüdyoları’nın mutlaka denenmesi gerekenleri arasında yer alıyor.

Toon Studio içinde gezmeye devam ediyoruz,günlerden Cuma ve haftasonu olmamasına rağmen heryer kalabalık.Karşımıza Buzz Lightyear çıkıyor,kendisi ile poz verdikten sonra bu kez Slinky Dog Zigzag Spin'e binmeye karar veriyoruz.Berk zikzaklar çizen köpek şeklindeki coasterı çok sevdi. 

Toon Studio içerisinde Toy Soldiers Parachute Drop'da bence mutlaka denenmeli.Minumum boy uzunluğu için 81 cm isteniyor. Oyuncak askerlerin paraşüt atlayışını kaçırmayın. Salıncaklara binerek yukarı çıkıyor,sonra aşağı paraşütle iniyormuş gibi süzülüyorsunuz,Berk'e yüksek göründüğü için biz denemedik ama binenler oldukça eğlenmiş gözüküyorlardı.Bir başka tavsiyem ise bu bölümde 1.20 metre boy sınırına takıldığımız için bizim binemediğimiz RC Racer olacak.Hızlı bir yarış arabasına indiğinizi ve ters nal şeklindeki bir yolda gidip geldiğinizi hayal edin...24 metre yüksekliğe tırmanacaksınız.

Sırada Toy Story filminin kahramanı Sheriff Woody var.

Toon Studio içerisinde Art of Disney Animation'a da katıldık.30 dakika süren bu show da animasyon dünyasını Berk ile birlikte keşfettik.Show'un sonunda çocukların da katıldığı interaktif bir bölüm var ve çocuklar burada çizim yapıyor ve çizgi film kahramanlarına hayat veriyor.

Front Lot: Girişte yer alan bu bölümde hareketli fotoğraf karelerinin hazırlandığı Disney Studio 1 ile tanışabilirsiniz.Başrol oyuncusu sizsiniz poz vermeyi unutmayın. Sahne malzemeleri,setler,ünlü dekorlar sizi bekliyor.Ayrıca bu bölümde hediyelik eşya dükkanları,restaurant ve cafeler de yer alıyor.

Backlot:Hızlı arabalar,motorsikletler,özel efektler,çılgın müziklerle kendinizi bir film setinin başrol oyuncusu hissedeceksiniz.İnanılmaz araba numaraları mı görmek istiyorsunuz?Ya da ateşler içerisinden geçen motorsikletler? Hız tutkunu musunuz? Bu bölüm tam size göre.Moteurs Action 45 dakika süren bir şov.Güney Fransa’nın bir köy dekorunda motorsiklet ve arabaların muhteşem gösterisi içerisinde yer alacaksınız.Nefes nefese izledik,45 dakika nasıl geçti anlamadık ve hiç bitmesin istedik.Dublörler alkışlanmaya değerdi.İşte şovdan kısa bir bölüm...Silah sesleri ve uçan motorsikletler...Hazır mısınız?

Güney Fransa’nın bir köy dekorunda motorsiklet ve arabaların muhteşem gösterisi içerisinde yer alacaksınız.Nefes nefese izledik,45 dakika nasıl geçti anlamadık ve hiç bitmesin istedik.Dublörler alkışlanmaya değerdi.İşte şovdan kısa bir bölüm...Silah sesleri ve uçan motorsikletler...Hazır mısınız?

Dekorlar oldukça gerçekçiydi,tüm dublörler çok iyi bir eğitim almışlar.Film sahnesinin içerisinde yönetmeni,sahnelerin nasıl değiştiğini ve bazı hileleri de görebiliyorsunuz.

Şovun sonunda birbirimize harika diyerek ayrıldık.Gerçekten de kaçırılmaması gereken bir şov mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.Süpriz olarak Şimşek Mcqueen ile de karşılaşacaksınız.Yangın sahneleri de benden 10 puan aldı ve ayakta alkışladım.

Backlot'da Rock'n Roller Coaster starring Aerosmith bizim yine 1.20 m boy sınırı ile deneyemediğimiz ancak olmazsa olmaz,kaçırılmaması gereken Roller Coaster'lardan biri.Macera,hız,müzik hepsi bir arada.3 sn'de 100 km hızı hissedeceksiniz.Karanlığın içinde kaybolmaya hazır mısınız?

Backlot'da sırada başrollerini Bruce Willis,Liv Tyler ve Ben Affleck'in paylaştıkları,Michael Bay'in yönettiğiArmageddon filmi var.Önce filmin müziğini AeroSmith ile hatırlayalım. 

https://www.youtube.com/watch?v=JkK8g6FMEXE

1998 yapımı bu filmde New York, şehre irili ufaklı zararlar veren küçük meteor parçalarının ardından tedirgindir..NASA, dünyaya büyük bir hızla kuvvetli bir biçimde yaklaşmakta olan dev bir meteoru fark eder. Bir eyalet büyüklüğündeki bu meteor, dünyaya çarpmadan durdurulmazsa insanlığa paha biçilmez zararlar verecektir. Bilim insanları meteoru bir şekilde yok etmek için göktaşına gidecek ve göktaşını delip nükleer bir bomba yerleştirecektir.

İçeriye girdiğimizde özel efektlerle ses,titreme,ateş,patlama gibi karşılaştık.Biz de Nasa ekibinin birer üyesidiydik ve göktaşının parçalanmasına şahit olduk yine kaçırılmaması gereken bir film sahnesiydi,harika bir deneyim yaşamış olduk.

Production Courtyard: Film çekimleri,film setleri,stüdyo hayatı ve kostümler...Televizyon ve sinema dünyasına dair detaylar, gizemler ve sırlar ortaya çıkıyor.

Bu bölümde kaçırılmaması gereken benim için birinci sırada yer alan The Twilight Zone Tower of Teror.Bir zamanlar göz kamaştırıcı,şimdi ise terk edilmiş ve esrarengiz olan Hollywood Tower Hotel’de korkularınızla yüzleşmeye hazır mısınız? Resepsiyon kısmında içinizi bir kasvet kaplamaya başlıyor,en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş ayrıntıları gözden kaçırmayın,müşterilerin şemsiye,şapka gibi bazı eşyaları bekleme salonunda kalmış.Duvarlar dökülmüş,her tarafı örümcek ağı sarmış,burası artık terkedilmiş.Derin bir sessizlik ve gizem içerisinde buluyorsunuz kendinizi.

Yukarı doğru çıkıyoruz,sıramız geldi,yerimize oturduk kocaman bir asansörün içerisindeyiz,kapılar kapandıYavaş yavaş katları çıkmaya başladık.Bir yandan da otelin öyküsünü dinlemeye başladık,bu otelde kalanlar hayaletlere dönüşmüşler,kocaman bir ekranda titreyen hayaletleri görmeye başladık bize gülümseyerek bakıyor ve yanlarına çağırıyorlar.O da ne ?Birden heryer kapkaranlık oldu ve hızla aşağı düşmeye başladık,çığlıklar yükseliyor artık.Twilight Zone Korku Kulesi’nin 13 katına kadar çıktık ne kadar da yüksekteyiz... Birden aşağı düşüyoruz yine,içimde bir boşluk hissi,bir yandan Berk korkma diye bağırıyorum.Berk'de hiç ses yok dondu kaldı,hiç tepki bile vermiyor,kalbi güm güm atıyor.Walt Disney Studios Park'da en heyecanlı ve en inanılmaz film sahnesinin içerisinde biz de yer aldık.

Otelden çıktık,hala dizlerimiz titriyordu.Neyse ki Berk konuşmaya başladı,"Anne çok korktum,anne nasıl düştük,anne o hayaletler gerçek miydi?"Hayatı boyunca unutmayacağı bir anı olacağına eminim.

Sırada Studio Tram Tour var, sanıyoruz ki trene bineceğiz,film setlerini sakin sakin gezeceğiz.Daha kalp atışlarımız bile düzene girmeden yeni bir film sahnesinde başrolde olacağımızı nereden bilecektik ki?

Trene bindik,setleri gezmeye başladık.Birden kayalık bir bölgede durduk,kocaman bir petrol tankeri önümüzde.Neler oluyor? Deprem oluyor,tanker gözümüzün önünde patlıyor,alevler çıkıyor,tam sakinleşmeye çalışırken bu kez de sel felaketi bizi bekliyor,heryerden sular akıyor... İşte o andan kısa bir video... Kendimizi heyecan,macera dolu bir sahnenin ortasında bulduk.

Gezimize devam ediyoruz,pek çok fim setinin içerisinden geçiyor Kendimizi bir anda Londra'da Hayne Street metro istasyonunun önünde bulduk,biraz ileride de kırmızı London Bus bizi bekliyor.

Gezmeye devam ederken bu kez şantiyeye benzeyen bir bölgeye geldik,yıkılmış terkedilmiş evler,raydan çıkmış vagonlar... Kocaman bir kuyu ve içinden önce bir duman ardından hafif patlamalar ve alevler çıkıyor. 

Son olarak 2007 yılının en beğenilen animasyon filmlerinden Ratatouille’yi izlemeye gidiyoruz.Filmin aşçı olma hayalleri kuran kahramanı fare Remy'nin maceralarına tanık olacağız.Aşçı Fare izleyenleri kahkahaya sürüklüyor.Fare Remy Fransız aşçısı olmak için kolları sıvar. Aile ve çevresinde herkes bu fikre karşı gelmişdir.O tüm olumsuz eleştirilere rağmen bir gün kendini ünlü bir mutfakta yine ünlü bir aşcının yanında bulur. Fare şeklindeki arabamıza bindik,3D gözlüklerimizi taktık ve rayların üzerinden süzülerek kendimizi bir anda mutfakta bulduk.Kocaman mutfakta yemekler pişiyor,alınan siparişler yetiştirilmeye çalışıyor.Öyle gerçekçi ki kendinizi bazen minik bir fare gibi hissediyor ve mutfak tezgahının altında geziniyorsunuz.Bazen insanların ayakları altında sanki ezilecekmiş hissine kapılıyorsunuz.Yanan kocaman fırınların alevleri altından geçerken başınızı eğiyorsunuz.Kocaman dolapların yer aldığı bölüme geldiğinizde asılı peynirlerin, etlerin arasında üşüyor,şarap mahzeninde kayboluyorsunuz.Müthiş bir animasyon deneyimiydi...

İsterseniz çıkışta Ratatouille filmindeki restauranta uğrayarak yemek de yiyebilirsiniz.

Ratatouille filminin önündeki meydan ve binaların dekorasyonları öyle güzel ki,hiç ayrılmak istemiyoruz.Hediyelik eşya dükkanlarını geziyor ,meydanda oturup kalabalığı seyredip,birşeyler içiyoruz.

Walt Disney Studios Park'a 1 gün ayırmanızı öneririm,1 gün boyunca mümkün olduğunca çok etkinliğe katılmaya çalıştık.Zaman hızlı akıyor ,saat 10:00'da açılan park 19:00'da kapanıyor.Oysa ki Disneyland Park saat 22:00'a kadar açık.Bu nedenle gideceğiniz yerleri seçerek ve öncelik vererek parkı gezmenizi öneririm.Son 1 saati de dükkanları gezmek ,hediyelik eşya almak için değerlendirebilirsiniz.

Amerika'daki Universal Studios'ların her ikisine de ,hem Los Angeles hem de Orlando'ya,gitme şansım olmuştu.Elbette Walt Disney Studios Park,Universal Studios'larla karşılaştırılamayacak kadar küçük.

Başka bir ayrıntı içeriye yiyecek ve içecek sokabiliyorsunuz,ayrıca küçük sırt çantalarınızla da her aktiviteye katılmanıza izin veriyorlar,Amerika'da ise belli bir ücret karşılığında,belli saat aralıklarında dolaplara çantalarınızı kilitlemeniz gerekiyor.

Disneyland Park ve otel önerimi ise başka bir yazımda paylaşıyor olacağım.Her çocuğun ve yaşı kaç olursa olsun çocuk kalanların,macera sevenlerin mutlaka yolunun bir gün Walt Disney Studios Park Paris'e düşmesini diliyorum... Harika,unutulmaz anılarla dolu bir gün geçirdik...

Yorum Yaz

Aşağıdaki formu doldurarak yorum bırakabilirsin. Kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaz.

Yorumun gönderiliyor. Sayfayı kapatmamalısın.
Captcha

Yorumlar

Metin Erkmen
14 Nisan 2016 11:44
Çok güzel bir aktivite. Ben bile gitmek istiyorum :) Berk çok eğlenmiş belli. Elinize sağlık...